gece yarısı ile cümle
gece yarısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Doğru hükümlerin için Gece yarısı kalkıp sana şükrederim.At midnight I will rise to give thanks to you, because of your righteous ordinances.
‹‹Gece yarısı bir ses yankılandı: ‹İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!›But at midnight there was a cry, 'Behold! The bridegroom is coming! Come out to meet him!'
Gece yarısında, yahut ondan biraz da sonra.A half of it or a little less
Gece Yarısı MavisicolorMidnightBlue
Seyirci reytingleri, kazanan şarkının açıklandığı gece yarısı %39,1 ile tavan yaptı.Viewer ratings peaked, 39.1%, at midnight when the winning song was announced.
Uygun bir yer bulup, sabah sekizden gece yarısına kadar çalışmaya başladık.We found a place and started working at eight in the morning and close after midnight.
Hırvatistan'da perakendecilerin gece yarısına kadar açık kalmaları bekleniyor.Retailers are expected to stay open till midnight in Croatia.
Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski gece yarısı milletvekillerine seslendi. [Tomislav Georgiev]Macedonian Prime Minister Nikola Gruevski addressed lawmakers close to midnight. [Tomislav Georgiev]
Bütün gün süren tartışmalardan sonra, Gruevski gece yarısına az kala milletvekillerine seslendi.After a full day of discussion, Gruevski addressed the MPs shortly before midnight.
Hırvatistan'da mağazalar çalışma saatlerini gece yarısına kadar uzatabileceklerShops in Croatia can extend working hours to midnight
Hırvatistan'daki yeni bir yönetmelik mağazalara gece yarısına kadar açık kalma izni veriyor. [Arşiv]A new regulation in Croatia allows shops to stay open till midnight. [File]
Gece yarısından sonra toplu taşıma araçlarını kullanacaklar ama bunlar da çok az var."They use public transportation instead, which after midnight is often unavailable."
Tören, gece yarısı Noel Ayini ile sona erer.The ceremony ends with the Christmas Mass at midnight.
Gece yarısı bir ses duydu ve parlak bir ışık görüldü.At midnight she heard a noise and saw a bright flash of light.
Onun ibadetine gece yarısı seks partisi (orgia) dahildir.Her worship included midnight orgies (orgia).
Bu renge başlangıçta gece yarısı deniyordu.This color was originally called midnight.
Gece yarısının İngilizce'de bir renk adı olarak ilk kaydedilen kullanımı 1915'te idi.[1]The first recorded use of midnight as a color name in English was in 1915.[13]
Festival öğle saatlerinde açılmakta ve gece yarısı sona ermektedir.The festival opens at midday and closes at midnight.
Çatışma gece yarısına kadar sürdü, ardından İsveç ordusu savunmayı bıraktı.The fighting lasted until midnight, after which the Swedish army gave up the defence.
Şubat 2009'da, GP2 Asia Serisi'nin gece yarışı burada gerçekleşti.In February 2009, a GP2 Asia Series nighttime race took place.
Lojmanına dönmeden gece yarısına kadar orada kaldı.Sie kehrte erst gegen Mitternacht in ihr Haus zurück.
Fakat harekete geçmek için gece yarısını beklediler.Doch gegen Mitternacht musste auch er den Rückzug antreten.
Aynı günün gece yarısı hakkında verilen hüküm infaz edildi.Das Urteil wurde am gleichen Tag vollstreckt.
Haftanın günleri gece yarısı 24.00'da başlar ve ertesi gece aynı vakitte sona erer.Das Kapitel beginnt am Nachmittag und endet in der Nacht desselben Tages.
12 Temmuz 1941 tarihinde gece yarısı ateşkes yürürlüğe girdi.Am 10. Juli 1942 nachts gelang die Flucht.
Gece yarısı yollarda gezdiği için ona kızar ve onunla alay eder.Gegen Mitternacht blitzte und donnerte es gewaltig.
23 Mayıs 1971 gece yarısından başlanarak İstanbul il sınırları içinde 15 saat sokağa çıkma yasağı kondu.Am 23. Mai 1971 wurde in Istanbul ein 15-stündiges Ausgehverbot verhängt.
Ancak Jelačić emirler ona ulaşmadan gece yarısı saldırıyı başlattı.Gegen die Mittagszeit gab er den Befehl zum Angriff.
Gece yarısı koğuşundan alınarak idama götürüldü.Mittags nahm er die Parade im Hof des Schlosses ab.
Teheccüd vakti, gece yarısından imsak vaktine kadar devam eder.Die Hauptaktivitätszeit liegt vor Mitternacht.
Çünkü zaten dünyanın bir yerinde muhakkak gece yarısıydı.Früher gab es auch noch die Mitternachtsstraße.
Tüm temsiller mutlaka gece yarısından önce biter.Alle Athleten müssen bis spätestens Mitternacht den Marathon beendet haben.
Çolak'ın evinde gece yarısına doğru arama başlatıldı.Frank wurde um Mitternacht zu Goodales Trauerhalle gebracht.
Gece yarısı Sovyet 150.Internationaler Kongress zum 150.
Kuzey Afrikalı bir çiftçi, üzüm bağları arasında gece yarısı donarak ölmüş olan bir kadın (Mona) görür.Variante A: Eine alte Frau versteckt sich um Mitternacht in der Ruine.
"Round Midnight" ('Round midnight veya around midnight) Türkçede "gece yarısı sularında" anlamına gelmektedir.Übersetzt bedeutet es so viel wie „nachts hingestellt“ (türk. gece: Nacht).
Aynı gün gece yarısı Kremlin'de dalgalanan Kızıl Bayrak indirilerek yerine Rus bayrağı çekildi.À minuit, le drapeau rouge flottant en haut du Kremlin est descendu.
Gece yarısı, garip şeyler olmaya başlar.Lorsque soudain à la nuit tombée d'étranges phénomènes se produisent.
Çünkü zaten dünyanın bir yerinde muhakkak gece yarısıydı.À fin de la journée, à minuit, il était 10 heures.
Gece yarısından önce kalp büyümesi nedeniyle 42 yaşındayken uykusunda öldü.Peu avant minuit, il meurt dans son sommeil des suites d'une cardiomégalie à l'âge de 42 ans.
Aynı günün gece yarısı hakkında verilen hüküm infaz edildi.La sentence est exécutée le jour même.
Bu makamın gece yarısında icra edildiği bilinmektedir.La police confirme son identité vers minuit.
2/3 ekim 1990 gece yarısı iki Almanya fiilen birleşti.Celle-ci intervint le 3 octobre 1990 à minuit.
Lojmanına dönmeden gece yarısına kadar orada kaldı.Il quitte leur demeure vers minuit.
Ancak Jelačić emirler ona ulaşmadan gece yarısı saldırıyı başlattı.C’est pourquoi il ordonne que l’attaque ne commence qu'à midi précise et pas avant.
Tom gece yarısı sonrasına kadar eve dönmedi.Tom no volvió a casa hasta después de medianoche.
Çünkü zaten dünyanın bir yerinde muhakkak gece yarısıydı.Era aproximadamente la una de la tarde de Bolivia.
Aynı günün gece yarısı hakkında verilen hüküm infaz edildi.El veredicto fue ejecutado el mismo día.
Ancak Jelačić emirler ona ulaşmadan gece yarısı saldırıyı başlattı.También les ordenó que no volviesen antes de medianoche.
Neredeyse gece yarısı eve geldi.È tornato a casa quasi a mezzanotte.
Gece yarısı arama yapılmayacağını bilecek kadar akıllı olmalısın.Dovresti essere abbastanza intelligente da sapere che non è il caso di fare telefonate nel cuore della notte.
Tom gece yarısından sonra eve geldi.Tom è tornato a casa dopo mezzanotte.
Sana gece yarısından sonra aramamanı söyledim.Ti avevo detto di non chiamarmi dopo mezzanotte.
Gece yarısına kadar dönmüş olurum.Sarò di ritorno entro mezzanotte.
Jaqen da Arya'ya gece yarısı yola koyulmalarını söyler.Tuttavia Aleksei lo sfida ad affrontarlo a mezzanotte.
Düğün gece yarısına kadar sürer.Durata fino a mezzanotte.
Clemons da Florida'daki evinden Manhattan'a uçtu ve bir stüdyoda gece yarısı kendi bölümünü kaydetti.Così Clemons prese un aereo per New York e raggiunse lo studio di registrazione a Manhattan verso mezzanotte.
Gece yarısı talk show sunucusu David Letterman'ın annesidir.Il conduttore della serata è stato David Letterman.
Gece yarısı kaçış saati gelmiştir."Come 'Fuga di mezzanotte'.
Gece yarısı, günlüğü ile her şeyini paylaşır.(EN) Lo spuntino di mezzanotte, su AllMovie, All Media Network.