Ana içeriğe geç
Sözlük

ge ile cümle

ge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Her altı kişiden beşimiz gelişmekteki ülkelerde yaşıyor.Five out of six of us live in the developing world.
Ama dışarıda tabiatta, 1 GW uğruna 130 km2 kadar çölün üzerinden buldozer ile geçiliyor.But out in the landscape, one gigawatt is on the order of 50 square miles of bulldozed desert.
Amerikan elektriğinin yüzde 10'u devreden çıkarılan savaş başlıklarından geliyor.Ten percent of American electricity comes from decommissioned warheads.
Henüz Amerikan stoğuna geçmedik bile.We haven't even started the American stockpile.
Ve bu gelişmekte olan ülkelerde çok ilginç olacaktır.And that would be very interesting in the developing world.
Ve işte gelecek.And here's the future.
2020'de, bu sayı belirttiğimiz geliştirmeler yapılırsa 15000'e düşecektir.In 2020, the number will go down to 15,000 due to improvements.
Ve bir de uğraşmanız gereken uranyum madenciliği var.And you have the uranium mining that you have to deal with.
Eğer alan konusuna gelirsek, bir çok şey nükleer ya da rüzgardan kötü.Now if we go to the area, lots is worse than nuclear or wind.
Bu Kaliforniya'dan rüzgar ve güneş enerjisini gösteren gerçek bilgiler.This is from real data in California, looking at wind data and solar data.
Ya temiz, mavi bir gökyüzünü garantileyeceğiz, ya da nükleer güç ile belirsiz bir geleceği.And we can guarantee a clean, blue sky or an uncertain future with nuclear power.
Gerçek şudur ki, ne kadar, 21 ülkenin mi nükleer gücü var ?The reality is that there's, what, 21 nations that have nuclear power?
Bu gerçek bir veri.That's from real data.
Güneşli bir gündü ve rüzgarlı bir geceydi.It was a sunny day and a windy night.
2 GW elektrik Manş Tüneli'nden geliyor.Two gigawatts comes through the Chunnel.
Ve özellikle küçük reaktörlerin ilerlemesi gerekiyor.And especially the small reactors need to go forward.
Bu zamanda Fransız halkında genel bir açlık ve sefalet kol geziyordu.So people: people starving. There was a generalized famine at the time.
İnsanların gerçekten aç olduklarında yapacakları inanılmazdır çünkü.You can never underestimate what people are willing to do when they're actually hungry.
Tabii ki askerlerin yaklaşması insanları paranoyak hale getirdi.So people start getting a little bit paranoid, you can imagine.
Askerler Paris'e geliyorlar,So taken together, troops are converging on Paris, you have this Tennis Court Oath,
Ve yıllar geçtikçe bu başlayan kaosun aslında daha da kötüye gittiğini göreceğiz.And as we're going to see over the next several years the chaos only gets worse and worse.
Birçok açıdan Amerikan Devrimi'nden bile daha kaotik hale gelmiştir bu devrim.It's almost, on a lot of levels, a lot worse than the American Revolution.
Gerçek tarih 30 dakikalık bir pbs özel(?) kadar basit değildir bazen.Those are actually sort of fun television.
Araştırmamı değiştirmek için birçok şeyin üstünden geçtim.Go through a whole series of things to change my research.
Çünkü ... bu gerçekten öyleydi.Called Coursera. Because it really was.
Bütün dünyayı ... gezdim sanıyorum...I've been around the world.
Bu da 4,000'i temsil ettiği anlamına geliyor.It literally represents 4,000.
Haydi bunun gerçekte ne anlama geldiklerini düşünelim.Now let's think about what that really means.
Sanırım burada ne yapmamız gerektiğini anladınız.I think you get the idea here.
Irak'ı kültürel ve psikolojik gerçeklerden bihaber bir şekilde ele geçirdik.We invaded Iraq with a military oblivious to the cultural and psychological realities.
Bunu genç çocuklarımızı yetiştiriş tarzımızdan görebilirsiniz.You can see it in the way we raise our young kids.
Ve genellikle süper-anneleri tanıyabilirsiniz, çünkü kendi çocuklarından daha zayıftırlar.And you can usually tell the uber-moms because they actually weigh less than their own children.
Yani gebe kalırken, küçük popo egzersizleri yapıyorlardır.So at the moment of conception, they're doing little butt exercises.
Ve yanınızdan hızla geçerken, sanki küçük demirden zengin üzüm drajeleri tepeye tırmanıyormuş gibi.And as they whiz by you, it's like being passed by a little iron Raisinet going up the hill.
Ve geçen birkaç yıldır,And over the past few years,
Yani bilişsel açıdan en fazla çaba gerektiren şey mobilya satın almamız.So one of the most cognitively demanding things we do is buy furniture.
Bir koltuğu hayal etmek gerçekten zor, evinizde nasıl görüneceğini.It's really hard to imagine a sofa, how it's going to look in your house.
İlişkilerden ortaya çıkarız, ve derin bir şekilde iç içe geçmişizdir, biri diğeriyle.We emerge out of relationships, and we are deeply interpenetrated, one with another.
Bize bu hayatta büyümemiz için aslında ne gerektiğinin daha derin bir duygusunu verir.It gives us a deeper sense of what it actually takes for us to thrive in this life.
Carol bir inme geçirdi ve bir beyin tümörü ve aniden öldü.Carol had a stroke and a brain tumor and died suddenly.
-ve dün gece de hükümet web sitesi çökertildi.-and last night the government website.
Gelsinler misafirimiz olsunlar ve yine başaramasınlar.They're welcome to come and fail again.
Burada olması gerekiyordu ancak sanırım akşamdan kalma kendisi.He was supposed to be here but he's probably hungover.
Dünyamızı, hergünümüzü, gerçekliğimizi-You can't seriously think that you can stop our world-
Bu çok çılgınca bir miktar gibi gelebilir.It might seem insanely high.
Bu kadar büyük bir siteyi ve böylesine geniş bir tracker faaliyetini işler halde tutmak.To run such a large website and such a large tracker technically.
Medya genel olarak sizi bir bilgisayar dahisi olarak görüyor.The media often describes you as a computer genius.
Hatırlamıyorum, ama sanırsam internet'te bir sohbet odasında olsa gerek.I don't remember, but I assume it was in a chat room on the internet.
Gerçek hayatta (IRL/In Real Life) ne zaman tanıştınız?When was the first time you met IRL?
Herkes birbiriyle gerçek hayatta mı tanışmak zorunda?Got to know each other IRL? What is that?
Bu da ne böyle? Gerçek hayatta (IRL).In Real Life.
Bize göre internet de gerçek.We think that the internet is for real.
Genel anlamda veri depolama için bayt, internet hızı için de bit ifadesi kullanılır.Generally speaking, for storage you use byte and when you measure speed you use bit.
Zaten bir süre sonra da iş içinden çıkılmaz bir hale gelince de kapattık gitti.After a while we closed it down, when it became too much of a fuss.
2 ay sonra Gottfrid, Pirate Bay için daha fazla band genişliğine ihtiyaç duydu.Two months later Gottfrid needed more bandwidth for the Pirate Bay.
-günümüzde genç bireylerin telif hakkının yanlış birşey olduğunu düşündüğüne inanmıyorum.-that young people today believe that copyright is wrong.
Pirate Bureau ilk kez 2003 yazında bir araya geldi.The Pirate Bureau came into existence in the summer of 2003.
-Plak endüstrisinin Napster'ı ABD'de dava ettiği zamana denk geliyor--as the record industry sued Napster in the US-
Polis bir arama emriyle gelecek.The police will come with a warrant.
Gerçekten karlı bir iş.It was very profitable.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
ge ile cümle - Sayfa 45 - ge kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App