geçmişim ile cümle
geçmişim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.인류는 공통된 역사와 미래를 공유하고 있습니다.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.Mamy wspólną przeszłość i wspólną przyszłość.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.Nous partageons le passé et avons un avenir commun.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.Tenemos un pasado común y compartimos un futuro en común.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.We hebben een gemeenschappelijk verleden en delen een gemeenschappelijke toekomst.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.Wir haben eine gemeinsame Vergangenheit und wir teilen eine gemeinsame Zukunft.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.Έχουμε ένα κοινό παρελθόν και μοιραζόμαστε ένα κοινό μέλλον.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.Имаме общо минало и споделяме общо бъдеще.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.У нас общее прошлое и общее будущее.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.יש לנו עבר משותף, ועתיד משותף.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.لدينا ماض مشترك ونتقاسم مستقبل مشترك.
Ortak bir geçmişimiz ve paylaşacağımız ortak bir geleceğimiz var.進化の過程では私たちは点にしか過ぎません
Sayfaları sadece bu şekilde görünteleyerek, bütün bir tarama geçmişime aynı şekilde göz atabilirim.웹페이지들을 이렇게 볾으로써 나의 웹브라우징 히스토리들 역시 동일하게 볼 수 있기 때문입니다.
Sayfaları sadece bu şekilde görünteleyerek, bütün bir tarama geçmişime aynı şekilde göz atabilirim.שרק על ידי צפייה בדפי אינטרנט בשיטה הזו, אני יכול להביט בכל הסטוריית הגלישה באותה דרך.
Sayfaları sadece bu şekilde görünteleyerek, bütün bir tarama geçmişime aynı şekilde göz atabilirim.بمجرد عرض صفحات الويب بهذه الطريقة ، أستطيع أن أعرض كامل تاريخ التصفح بالطريقة نفسها.
Sayfaları sadece bu şekilde görünteleyerek, bütün bir tarama geçmişime aynı şekilde göz atabilirim.閲覧履歴全体を全く同じように 見ることができるからです。 だから特定の時間帯にしたことを
Tamamen alışılmışın dışında bir eğitim ve mesleki geçmişim var:Ho avuto un percorso formativo e professionale atipico.
Tamamen alışılmışın dışında bir eğitim ve mesleki geçmişim var:Ich habe einen ziemlich ungewöhnlichen schulischen uns beruflichen Hintergrund.
Tamamen alışılmışın dışında bir eğitim ve mesleki geçmişim var:저는 아티스트로는, 비전형적인 교육과 경력을 보유하고 있습니다.
Tamamen alışılmışın dışında bir eğitim ve mesleki geçmişim var:Mam dosyć nietypowe wykształcenie i doświadczenie zawodowe:
Tamamen alışılmışın dışında bir eğitim ve mesleki geçmişim var:Mi currículo es bastante atípico:
Tamamen alışılmışın dışında bir eğitim ve mesleki geçmişim var:У меня достаточно нестандартное образование и профессиональное прошлое:
Tamamen alışılmışın dışında bir eğitim ve mesleki geçmişim var:科学と機械学を 勉強しながら
Tüm geçmişimi unuttum!Esqueci-me de todo o meu passado!
Tüm geçmişimi unuttum!¡He olvidado todo mi pasado!
Tüm geçmişimi unuttum!Ho dimenticato tutto del suo passato!
Tüm geçmişimi unuttum!Jag har glömt mitt förflutna.
Tüm geçmişimi unuttum!Jeg har glemt min fortid.
Tüm geçmişimi unuttum!Nie pamiętam swojej przeszłości.
Tüm geçmişimi unuttum!Olen unohtanut koko menneisyyteni.
Tüm geçmişimi unuttum!Είχα ξεχάσει όλο μου το παρελθόν!
Tüm geçmişimi unuttum!Я забыл всё своё прошлое!
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.Aí descobri que não sabia nada sobre estas crenças religiosas apesar do meu passado intensamente religioso.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.Chociaż odkryłam, że zupełnie nic nie wiem o tych wiarach, mimo swej głęboko religijnej przeszłości.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.E così ho scoperto di non sapere nulla di queste fedi, nonostante la mia preparazione profondamente religiosa.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.És közben rájöttem, hogy nem is ismerem őket egyáltalán, habár komoly vallásos háttérrel rendelkezem.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.그리고 상당히 종교적인 저의 배경에도 불구하고 이들에 대해서는 아무것도 모르고 있다는 점을 깨달았습니다.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.Me di cuenta de que no sabía nada en absoluto sobre estas creencias, a pesar de mi intenso pasado religioso.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.И осъзнах, че не знам абсолютно нищо за тези вероизповедания, независимо от наситеното ми религиозно минало.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.Обнаружилось, что я о них вообще ничего не знаю, несмотря на мой богатый опыт в религиозных делах.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.וגיליתי שאני לא יודעת שום דבר על האמונות האלו, למרות הרקע הדתי מאוד שלי.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.ووجدت أنني لا أعلم شيئاً عن هاتين العقيدتين، على الرغم من معلوماتي الدينية العميقة.
Ve bu inançlar hakkında hiçbir şey bilmediğimi keşfettim, yoğun dini geçmişime rağmen.これらの信仰については 何も知らないということに気づきました ユダヤ教はキリスト教の前身としか 見ていませんでしたし
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.A mentalidade de que somos o nosso passado.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.A tím myslím to, že jsme tím, čím jsme byli.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.A tým myslím predstavu, že sme tým, čím sme boli.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Damit meine ich die Grundannahme, dass wir unsere Vergangenheit sind.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.E con questo voglio dire che la mentalità è quella del "noi siamo il nostro passato".
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Et ce que je veux dire par là c'est que l'approche selon laquelle nous sommes notre passé.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Ez alatt azt értem, hogy úgy hisszük a múltunkkal vagyunk egyenlőek.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Ik bedoel daarmee het uitgangspunt dat we ons verleden zijn.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.치유의 문화라는 것은 지금의 우리가 우리의 과거에서 비롯되었다는 사고방식입니다.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Mam na myśli sposób myślenia, że jesteśmy swoją przeszłością.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Nghĩa là cái tư tưởng rằng chúng ta là quá khứ của mình.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Şi la ce mă refer cu asta e concepţia că noi suntem trecutul nostru.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Y lo que quiero decir es que la mentalidad es que somos nuestro pasado.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Και λέγοντας αυτό εννοώ την ιδέα του ότι είμαστε το παρελθόν μας.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Нагласата ни е да се вглеждаме в миналото.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Під цим я маю на увазі, що в нашій свідомості ми -- це наше минуле.
Ve bununla kastettiğim bizim geçmişimizden ibaret olduğumuzu söyleyen kafa yapısı.Я имею в виду, что в нас есть установка, что мы это наше прошлое.