geçmişi ile cümle
geçmişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Fakat geçmişin hataları kaçınılmazdır.Но ошибок прошлого не исправить.
Fakat geçmişin hataları kaçınılmazdır.אבל טעויות העבר הן בלתי-נמנעות.
Fakat geçmişin hataları kaçınılmazdır.لكن أخطاء الماضي لا مفر منها.
Fakat geçmişin hataları kaçınılmazdır.それは人間の性です
Fiyat geçmişiHintahistoria
Fiyat geçmişiHistoria ceny
Fiyat geçmişiHistória ceny
Fiyat geçmişiHistorial de Precio
Fiyat geçmişiHistórico do Preço
Fiyat geçmişiHistorique du cours
Fiyat geçmişiIstoricul prețului
Fiyat geçmişiKoershistorie
Fiyat geçmişiKurshistorik
Fiyat geçmişiKursverlauf
Fiyat geçmişini güncelleActualizar historial de precios
Fiyat geçmişini güncelleActualizar o histórico de preços
Fiyat geçmişini güncelleActualizează istoria prețurilor
Fiyat geçmişini güncelleAggiorna lo storico del prezzo
Fiyat geçmişini güncelleAktualisiere Kursverlauf
Fiyat geçmişini güncelleAktualizovat historii cen
Fiyat geçmişini güncelleAktualizovať históriu ceny
Fiyat geçmişini güncelleAktualizuj historię ceny
Fiyat geçmişini güncelleKoershistorie bijwerken
Fiyat geçmişini güncelleMise à jour de l' historique
Fiyat geçmişini güncelleOpdatér prishistorik
Fiyat geçmişini güncellePäivitä hintahistoria
Fiyat geçmişini güncelleUppdatera kurshistorik
Fiyat geçmişini güncelleОбновить историю курсов
Fiyat geçmişini güncelleОновити журнал цін
Fiyat geçmişiStorico del prezzo
Fiyat geçmişiЖурнал цін
Fiyat geçmişiИзменение курса
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Die Fossilgeschichte deckt eine lange und ereignisreiche Abfolge menschlicher Vorfahren auf.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.El registro fósil revela una larga y accidentada Desfile de ancestros humanos.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Fosilné záznamy nám odhaľujú dlhý sprievod plný rôznych dôležitých udalostí pre našich predkov
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Fosilní nálezy odhalují dlouhou a pestrou přehlídku lidských předků.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Fossielen onthullen een lange en veelbewogen parade aan voorouders van de mens.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.화석은 인간의 조상들의 길고도 많은 일이 있었던 역사를 기록하고 있습니다
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Những lưu giữ hoá thạch tiết lộ một loạt nhiều tổ tiên loài người mang đầy những sự kiện.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.The fossil record reveals a long and eventful parade of human ancestors.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Znalezione skamieliny zdradzają długą i urozmaiconą defiladę ludzkich przodków.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.За даними викопних решток ми бачимо довгу та насичену подіями історію людських предків.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.Познанията за фосилите разкриват дълъг и изпълнен със събития набор от човешки предшественици.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.يكشف سجل الحفريات عن استعراض طويل وحافل بالأحداث لأجداد الانسان.
Fosil kayıtlar, atalarımızın uzun ve olaylı geçmişini ortaya çıkarır.数世紀の間、複数の祖先がともに存在していました。
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Adu-Mi aminte, să ne judecăm împreună, vorbeşte tu însuţi, ca să-ţi scoţi dreptatea.
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Erinnere mich; laß uns miteinander rechten; sage an, wie du gerecht willst sein.
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Fammi ricordare, discutiamo insieme; parla tu per giustificarti
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Hãy nhắc lại cho ta nhớ; chúng ta hãy bình luận cùng nhau; hãy luận lẽ đi, hầu cho ngươi được xưng công bình.
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Házmelo recordar; entremos juntos a juicio. Habla tú para justificarte
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Ingatkanlah Aku, mari kita ke pengadilan, adukan perkaramu supaya nyata bahwa engkau benar
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Juttasd eszembe, no pereljünk együtt, beszéld el, hogy igaznak találtassál!
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.너는 나로 기억이 나게 하고 서로 변론하자 너는 네 일을 말하여 의를 나타내라
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Mind mig, lad vor Sag gå til Doms, regn op, så du kan få Ret!
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Minn mig*, la oss gå i rette med hverandre! Fortell du, så du kan få rett! / {* om det du har gjort for mig.}
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Muistuta sinä minua, käykäämme oikeutta keskenämme; puhu sinä ja näytä, että olet oikeassa.
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Opomni me, pravdajva se skupaj, razloži vendar svoje, da se opravičiš!
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Pripomeň mi, nech sa súdime spolu! Rozprávaj ty, aby si mal pravdu a bol spravedlivý!
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Přiveď mi ku paměti, suďme se spolu; oznam ty, podlé čeho bys mohl spravedliv býti.
‹‹Geçmişi bana anımsatın, hesaplaşalım, Haklı çıkmak için davanızı anlatın.Procura lembrar-me; entremos juntos em juizo; apresenta as tuas razães, para que te possas justificar!