geçmişi ile cümle
geçmişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Geçmişi unutmaya hazırım.I'm willing to forget the past.
Polis, şüphelilerin geçmişini araştırdı.The police investigated the suspects' past.
Tom'un geçmişi hakkında hiçbir şey bilmiyoruz.We don't know anything about Tom's past.
Geçmişi unutalım.Let's let bygones be bygones.
Senin geçmişinle ilgiliyim.I am interested in your past.
Dan, Linda'nın sorunlu geçmişi hakkında daha fazla bilgi edinmeye çalıştı.Dan attempted to find out more about Linda's troubled past.
Dan Linda'nın geçmişi hakkında daha fazla şey öğrendi.Dan found out more about Linda's past.
Dan Linda'nın geçmişi hakkında bir şey bilmiyordu.Dan didn't know anything about Linda's past.
Tom ailesinin geçmişini araştırırken şaşırtıcı sırlar buldu.Tom found some skeletons in the cupboard when he was researching his family history.
Tom Mary'nin geçmişi hakkında bir şey bilmiyordu.Tom didn't know anything about Mary's past.
Dan uzun bir ceza geçmişine sahiptir.Dan has a lengthy criminal background.
Dan geçmişi hakkında hiçbir şey söylemedi.Dan didn't say anything about his past.
Birbirleriyle geçmişi konuşuyorlar.They are talking past each other.
Senin geçmişinim.I am your past.
Tom'un veterinerlik geçmişi var.Tom has a veterinary background.
O, geçmişin sorunlarını arkasında bıraktı.She left the troubles of the past behind her.
Onun kuşkulu bir geçmişi var.She had a questionable past.
Tom Mary'ye cinsel geçmişinden bahsetti.Tom told Mary about his sexual history.
Tom geçmişinden gurur duymaz.Tom is not proud of his past.
Tom'un sıkıntılı bir geçmişi var.Tom has a troubled past.
Mary'nin sıkıntılı bir geçmişi var.Mary has a troubled past.
Tom'un ilginç bir geçmişi var.Tom has an interesting background.
Tom kendi geçmişi ile gurur duymaktadır.Tom is proud of his past.
Tom'un geçmişini senden başka kim biliyor?Who else, other than you, knows about Tom's past?
Ben onun hakkında kendinden geçmişim.I'm ecstatic about it.
Geçmişi unutalım ve gelecek hakkında konuşalım.Let's forget the past and talk about the future.
Tom'a geçmişimden bahsettim.I told Tom about my past.
Tom, geçmişine ve ailesine sırtını döndü ve yeni bir hayata başladı.Tom turned his back on his past and his family and started a new life.
Tarih geçmişi olmadan yapamaz.History can not do without the past.
Tom'un otobiyografisinde, o, geçmişiyle boğuşuyor.In Tom's autobiography, he grapples with his past.
Elinden gelse geçmişini değiştirir misin?Would you change your past if you could?
Tom Mary'ye geçmişi hakkında daha fazla söyledi.Tom told Mary more about his past.
Tom geçmişinin iblisleri tarafından ziyaret edilir.Tom is haunted by the demons of his past.
Tom geçmişinin hayaletleriyle boğuşuyor.Tom is haunted by the demons of his past.
Tom geçmişinin iblisleri tarafından ziyaret edildi.Tom was haunted by the demons of his past.
Tom geçmişinin hayaletleriyle boğuşuyordu.Tom was haunted by the demons of his past.
Geçmişi unutma.Don't forget the past.
Geçmişimizden öğrenmeliyiz.We must learn from our past.
Tom geçmişi hakkında samimidir.Tom is candid about his past.
Tom geçmişi konusunda çok açıktır.Tom is candid about his past.
Tom'la bir geçmişim var.I've got a history with Tom.
Tom'un geçmişi iniş ve çıkışlarla dolu.Tom has a checkered past.
Tom'un çalkantılı bir geçmişi var.Tom has a checkered past.
Kulak enfeksiyonu geçmişiniz var mı?Do you have a history of ear infections?
Fadıl'ın kesinlikle şiddet geçmişi yoktu.Fadil had absolutely no history of violence.
Araştırmacılar Fadıl'ın geçmişi üzerine odaklandılar.Investigators focused on Fadil's past.
Sami, Leyla'nın geçmişini araştırdı.Sami investigated Layla's past.
Sami'nin karanlık geçmişi yeniden ortaya çıktı.Sami's dark past resurfaced.
Geçmişi hakkında hiç konuşmadı.He never talked about his past.
Geçmişini herkesten gizli tuttu.He kept his past a secret from everyone.
Leyla'nın suç geçmişi vardı.Layla had a criminal history.
Leyla'nın sabıka geçmişi vardı.Layla had a criminal history.
Geçmişim benim için konuşuyor.My past speaks for me.
Sami, Leyla'nın geçmişi hakkında hiç bir şey bilmiyordu.Sami didn't know anything at all about Layla's past.
Sami, Ferit'in geçmişi hakkında Leyla'yı bilgilendirdi.Sami informed Layla of Farid's past.
Sami'nin sıkıntılı bir geçmişi vardı.Sami had a troubled past.
Tom'un geçmişi beni ilgilendirmiyor.I don't care about Tom's past.
Senin öz geçmişin etkileyici.Your resume is impressive.
Tom Mary'nin geçmişi hakkında bir şey biliyor gibi görünmüyordu..Tom didn't seem to know anything about Mary's past.
Tom, Mary'nin geçmişi hakkında her şeyi biliyor görünüyordu.Tom seemed to know all about Mary's past.