geçmişe ile cümle

geçmişe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz. Değil mi?Wenn Sie ins Universum blicken, sehen Sie normalerweise in die Vergangenheit.
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.Di solito, quando si osserva l'universo, si guarda indietro nel tempo.
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.Keď sa normálne pozeráte do vesmíru, pozeráte sa späť v čase. OK?
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.여러분이 우주를 바라볼 때면 보통 그것은 과거를 보는 것입니다.
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.Når man plejer at kigge ud i universet, ser man tilbage i tiden. Okay?
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.Normalement quand on observe l'univers, on regarde dans le passé.
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.Κανονικά, όταν κοιτάζετε στο σύμπαν, κοιτάζετε πίσω στον χρόνο.
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.Обикновено, когато погледнем във Вселената, виждаме назад във времето. Нали?
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.Обычно когда мы смотрим на Вселенную, то видим прошлое. Правильно?
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.בדרך כלל כשמביטים ביקום, מביטים אחורה בזמן. נכון?
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.عادة, عندما تنظر الى الكون, فإنك تنظر الى الماضي, صح؟
Normalde, evrene baktığınızda zamanda geçmişe bakıyorsunuz.過去を見ていることになりますよね それは天文学者には面白い話でしょう
O an, bunu duyunca, metroda olduğumu unutup, geçmişe gittim.그 말을 들었던 순간, 저는 지하철로부터 제가 그 사건을 겪은 그날 밤으로 간 것같은 느낌이었어요.
O an, bunu duyunca, metroda olduğumu unutup, geçmişe gittim.Lúc tôi nghe được những chuyện đó,
O an, bunu duyunca, metroda olduğumu unutup, geçmişe gittim.W momencie, gdy usłyszałem te słowa, zostałem katapultowany do przeszłości, z metra do karetki pogotowia.
O an, bunu duyunca, metroda olduğumu unutup, geçmişe gittim.ובאותו רגע, כששמעתי את זה, פשוט הועפתי מקרון התחתית לתוך לילה אחד
O an, bunu duyunca, metroda olduğumu unutup, geçmişe gittim.وفي تلك اللحظة، عندما استمعت إلى ذلك، قفزت بذهني من عربة مترو الإنفاق في ليلة
O an, bunu duyunca, metroda olduğumu unutup, geçmişe gittim.嗰一刻,當我聽到佢咁樣講 我即刻諗返嗰晚我被刺傷喺行人路
O an, bunu duyunca, metroda olduğumu unutup, geçmişe gittim.急に地下鉄の車両から ある夜へとタイムスリップしました その夜 私は救急車で運ばれていました
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Czyli w istocie wracamy do przeszłości.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.En resumen, estamos avanzando hacia el pasado.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.En résumé, nous avançons vers le passé.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.In breve, stiamo davvero tornando verso il passato.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.요약해서, 우리는 과거로 진전하고 있습니다.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Kortom, we bewegen echt voorwaarts naar het verleden.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Kort sagt rör vi oss faktiskt mot det förflutna.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Kurz: wir bewegen uns wirklich Richtung Verganngenheit.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Một cách ngắn gọn, chúng ta thực sự đang quay trở lại quá khứ.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Na kratko, res se premikamo naprej v preteklost.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Pe scurt, chiar înaintăm spre trecut.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Resumidamente, estamos a avançar para o passado.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Röviden fogalmazva, haladunk a múltba.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Ve zkratce, jen se vracíme do minulosti.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.V skratke, skutočne sa vraciame do minulosti.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Εν συντομία, στην πραγματικότητα κινούμαστε εμπρός προς το παρελθόν.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.В каком-то смысле, мы движемся вперёд к прошлому.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Накратко - ние напредваме към миналото.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.Одним словом, ми справді продовжуємо йти далі до минулого.
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.בקצרה, אנחנו רק זזים קדימה אל העבר
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.بإختصار، إننا بالفعل نتجه قدماً إلى الماضي
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.女性にとって最悪の発明品が耕作用のすきです
Özetle, geçmişe doğru ileri gidiyoruz.總之,我地就好似返番去以前
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Cara yang baik untuk belajar tentang kebijakan adalah melihat pengalaman masa lalu.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Een heel goede manier om dat te doen is door te kijken naar wat in het verleden werkte.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Eine gute Art, über Strategien zu lernen ist, zu schauen was schon funktioniert hat.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.E un gran bel modo di approfondire il tema politiche è di andare a vedere cosa ha funzionato in passato.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Kiváló módja a politika átgondolásának, ha megnézzük, mi működött.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.그리고 좋은 정책들을 알아보는 방법은 과거에 잘 이루어졌던 정책들을 알아보는것 입니다.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Şi o metodă bună de a învăța despre tactici e să ne uităm la ce a funcţionat în trecut.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Una gran manera de aprender a cerca de políticas es revisar lo que ha funcionado en el pasado.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Une bonne façon de voir ça est de regarder à ce qui a fonctionné par le passé.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Warto sprawdzić co i jak zadziałało w przeszłości.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.А замечательный способ оценить стратегию — это взглянуть на то, что работало в прошлом.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.Чудесен начин да научим за политиката е като видим какво е работело в миналото.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.דרך מצויינת ללמוד על מדיניות היא לבדוק מה עבד בעבר.
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.و الطريقة المثلى لمعرفة المزيد عن السياسة هو النظر إلى ماتم فعله في السابق
Politikalar hakkında birşey öğrenmenin çok iyi bir yolu geçmişe bakmaktır.ウガンダでのABCキャンペーンの成果が
Sadece Firefox menüye tıklayın, Geçmişe gidin ve son geçmişi seçin.많은 정보를 기억합니다. 예를 들어 방문한 사이트라든지
Şimdi de geçmişe baktığımızda, ha, evet, diyoruz, bu işte bildiğimiz mikrofilm. Ama mesele bu değil.И, да, можем да погледнем назад в ретроспекция и да кажем, да, това е само микрофилм, но смисълът не е в това.
Şimdi de geçmişe baktığımızda, ha, evet, diyoruz, bu işte bildiğimiz mikrofilm.És igen, visszanézhetünk és mondhatjuk, na persze, há-há -- mikrofilm, ember. De ez -- nem ez a lényeg.

İlgili Sayfalar