geçmez ile cümle
geçmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Warum geht der denn nícht ins Blut über?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Wat gebeurt met al het stikstof daar? Hoe komt het dat, dat niet in onze bloed terecht komt?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Как происходит, что азот не попадает в кровь?"
Nasıl olur da kanımıza geçmez?Чому він не потрапляє у кров?"
Nasıl olur da kanımıza geçmez?איך קורה שהוא לא נכנס לדמנו?
Nasıl olur da kanımıza geçmez?كيف لا ينتقل إلى الدم
Okuldayken okyanusu ben de böyle görüyordum... sanki, "coğrafya ve fen dersleri... "kıyılardan ötesine geçmez."Jeder geographische und naturkundliche Unterricht endete am Meeresufer.
Ölüler diyarından ayıran bir nehri vardı. Ama sadece bir kez geçmezsiniz onu. Durmaksızın gidip gelirsiniz.Verán, los indios también tenían un río que separa el mundo de los vivos del de los muertos.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.Armeija ei toimi yhden lapsen takia.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.Armia nie upomni się o takiego dzieciaka jak ja.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.Der er ingen chance for, at militæret vil gøre noget for et barn som mig.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.El ejército no movería un dedo por un solo niño como yo.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.Ingen chans att militären gör nåt bara för ett barn som jag.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.L'esercito non si muoverebbe mai per salvare un ragazzino come me.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.O Exército não fará nada só por um miúdo como eu.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.Αποκλείεται να λάβει δράση ο στρατός για ένα παιδί σαν εμένα.
Ordu benim gibi bir tek çocuk için harekete geçmez.Армия не станет воевать из-за одного парнишки вроде меня.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.( 41 : 7 ) Cái nầy đụng với cái khác , Ðến đỗi gió chẳng lọt qua được .
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.(41:7) Cái nầy đụng với cái khác, Ðến đỗi gió chẳng lọt qua được.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.(41:7) Ils se serrent l`un contre l`autre, Et l`air ne passerait pas entre eux;
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.41:8 Eine rührt an die andere, daß nicht ein Lüftlein dazwischengeht.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.(41:8) один к другому прикасается близко, так что и воздух не проходит между ними;
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Drug z drugim se tesno skladajo, da še sapica ne pihne skozi nje;
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Egyik szorosan a másikhoz lapul, hogy közéje levegõ se megy.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Il suo cuore è duro come pietra, duro come la pietra inferiore della macina
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Jeho srdce je uliate jako z kameňa, a je uliate, pevné jako spodný žernov.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.이것 저것이 한데 붙었으니 바람도 그 사이로 들어가지 못하겠고
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Kun se nousee, peljästyvät sankarit, kauhusta he tyrmistyvät.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.La una se junta con la otra, de modo que ni el aire puede pasar entre ellas
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Når den hever sig, gruer helter; av redsel mister de sans og samling.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Når den rejser sig, gyser Helte, fra Sans og Samling går de af Skræk.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.När han reser sig, bäva hjältar, av ångest mista de all sans.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Serce jego twarde jako kamień, tak twarde, jako sztuka spodniego kamienia młyńskiego.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.se ţin unul de altul, şi nici aerul n'ar putea trece printre ele.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Tindih-menindih, terikat erat, sehingga angin pun tak dapat masuk menyelinap
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Uma � outra se chega tão perto, que nem o ar passa por entre elas.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Vyskýtání jeho bojí se nejsilnější, až se strachem i vyčišťují.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.η μια ενουται μετα της αλλης, ωστε ουδε αηρ δυναται να περαση δι' αυτων
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.Едната се допира до другата Така щото ни въздух не може да влезе между тях;
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.אחד באחד יגשו ורוח לא יבוא ביניהם׃
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.الواحد يمسّ الآخر فالريح لا تدخل بينها.
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.這 鱗 甲 一 一 相 連 、 甚 至 氣 不 得 透 入 其 間
Öyle yakındır ki birbirine Aralarından hava bile geçmez.這鱗 甲 一一 相連 、 甚至 氣 不 得 透入 其間
Roketlerle ilgili birşey olduğuna emindim, olmazsa manualde adı geçmezdi. sonra bazı deneyler yaptım.Było o tym w książce, więc musiało mieć związek z rakietami. Tak zacząłem eksperymentować.
Roketlerle ilgili birşey olduğuna emindim, olmazsa manualde adı geçmezdi. sonra bazı deneyler yaptım.Estoy seguro que tiene que ver con cohetes o no estaría en ese manual.
Roketlerle ilgili birşey olduğuna emindim, olmazsa manualde adı geçmezdi. sonra bazı deneyler yaptım.로켓하고 뭔가 상관있으니까 책에 나왔으리라 생각한 거죠. 그리고 전 실험을 몇 개했죠.
Roketlerle ilgili birşey olduğuna emindim, olmazsa manualde adı geçmezdi. sonra bazı deneyler yaptım.אני בטוח שזה קשור לטילים, אחרת זה לא היה במדריך. וכך עשיתי כמה ניסויים.
Roketlerle ilgili birşey olduğuna emindim, olmazsa manualde adı geçmezdi. sonra bazı deneyler yaptım.أنا متأكد أن له علاقة بالصواريخ وإلا فلن يذكر في الدليل. وهكذا -- أجريت بعض التجارب.
Roketlerle ilgili birşey olduğuna emindim, olmazsa manualde adı geçmezdi. sonra bazı deneyler yaptım.それでいくつかの実験をしました ほんの少量の硝酸カリウムと
Scar bir süre harekete geçmez.-että hän ei tee mitään vähään aikaan.
Scar bir süre harekete geçmez.-kommer Scar att ligga lågt.
Scar bir süre harekete geçmez.Scar jakiś czas nie podejmie działań.
Scar bir süre harekete geçmez.Scar no dará señales de vida durante un tiempo.
Scar bir süre harekete geçmez.Scar resterà nascosto per un bel po'.
Scar bir süre harekete geçmez.- vil Scar holde lav profil.
Scar bir süre harekete geçmez.Шрам теперь долго ничего не предпримет.
Şimdi harekete geçmezsek, 10 yıldır olduğu gibi hep çok geç olacak.우리가 지금 나서지 않으면 너무 늦을 것 같아요. 지금 10년째잖아요.
Şimdi harekete geçmezsek, 10 yıldır olduğu gibi hep çok geç olacak.Al 10 jaar is het van: als we nu niets doen, is het voor altijd te laat.
Şimdi harekete geçmezsek, 10 yıldır olduğu gibi hep çok geç olacak.C'est comme si, si nous n'agissons pas maintenant, il sera trop tard depuis 10 ans maintenant.
Şimdi harekete geçmezsek, 10 yıldır olduğu gibi hep çok geç olacak.Det er som om at handler vi ikke nu, er det for sent for evigt, i de sidste 10 år.