geçmeyecek ile cümle

geçmeyecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
"O, sınavı geçecek mi?" "Maalesef geçmeyecek.""Will he pass the examination?" "I am afraid not."
O öne geçmeyecek.He is not going to get ahead.
Onlar geçmeyecek!They will not pass!
Asla geçmeyeceksin.You'll never pass.
Piyano o kapıdan geçmeyecek.The piano won't go through that door.
Bunlar bu dersi geçmeyecek öğrencilerin isimleri.These are the names of the students who won't pass this class.
O, testi geçmeyecek.He won't pass the test.
O, sınavı geçmeyecek.She won't pass the test.
Tom Fransızca dersini geçmeyecek.Tom isn't going to pass his French class.
Onlar Tom olmadan harekete geçmeyecekler.They're not going to make a move without Tom.
O yıl sonu sınavını geçmeyecek.She won't pass the end-of-year examination.
Sami, Leyla ile tekrar iletişime geçmeyecek.Sami won't contact Layla again.
Tom muhtemelen sürücü testini geçmeyecek.Tom isn't likely to pass the driving test.
Şarkının 3 dakikayı geçmeyecek şekilde yazılması gerektiği belirtilmiştir.The submitted songs were not allowed to exceed three minutes.
O tarafa geçmeyecek misin?- You are no fun. - Get away from me.
Kendisi hiçbir konuşma yapmayacak ve basınla irtibata geçmeyecekti.He was to give no speeches and to have no contact with the press.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.You're not to cross that line unless I give you permission!
Mert'i koruyacađým, Mert'i koruyacađým da Dayý, bu dediđin tehlike geçmeyecek.I will protect Mert, I will, but this risk won't go away.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?and said, 'Here you may come, but no further. Here your proud waves shall be stayed?'
Anlaşma çerçevesinde, elektriğin değeri 25 milyon euroyu geçmeyecek.Under the agreement, the value of the electricity should not exceed 25m euros.
Fakat daire Eylül ayına kadar faaliyete geçmeyecek.But the agency won't become operational until September.
Bu metotla eline hiçbir şey geçmeyecek.Sie würden durch solch eine Verfahrensweise nichts gewinnen.
Gelir vergisini sadece kurumlar ödeyecek ve oran %10'u geçmeyecektir.Das zehnte Perzentil gibt die Lohnhöhe an, die von 10 % der Beschäftigten nicht überschritten wird.
"Türkiyenin Geçmeyecek Utancı: 6-7 Eylül".(Gesetzestext; türkisch) Dilek Güven: 6-7 Eylül Olayları (1).
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Y el reino mismo no será pasado a ningún otro pueblo.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Um Rei nunca poderá dar xeque a outro Rei.
Kent dışında otomobillerin hızı saatte 30 kilometreyi geçmeyecektir.Obriga ao motorista a não ultrapassar 30 km/h.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Nie pragnę zajmować czyjegoś tronu.
İl genel meclisleri her ayın ilk pazartesinden itibaren beş günü geçmeyecek şekilde toplanırlar.Spolek se pravidelně schází každé první pondělí v měsíci.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Και η βασιλεία αυτή δεν θα περάσει σε άλλον λαό.
O krallık başka bir halkın eline geçmeyecek.Dronningen kan imidlertid ikke hoppe over andre brikker.
Şarkının 3 dakikayı geçmeyecek şekilde yazılması gerektiği belirtilmiştir.Bài hát không được dài quá 3 phút.
Kent dışında otomobillerin hızı saatte 30 kilometreyi geçmeyecektir.Tốc độ xe chạy trong đường hầm không được vượt quá 90 km/giờ.
Şarkının 3 dakikayı geçmeyecek şekilde yazılması gerektiği belirtilmiştir.このため、1曲を3分以内とすることが義務付けられた。
Gelir vergisini sadece kurumlar ödeyecek ve oran %10'u geçmeyecektir.תמורת המימון שהיא מעניקה היא דורשת החזר תמלוגים, ולא אחוזים מהרווחים.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.Du får inte gå över linjen utan tillåtelse.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.Du må ikke gå over den streg uden tilladelse.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.Je mag die grens niet overschrijden zonder mijn toestemming.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.Nem lépheted át a vonalat az engedélyem nélkül!
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.No pases la línea sin permiso.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.Tidak boleh melewati baris tanpa izin.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.Μη περνάς τη γραμμή χωρίς άδεια.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.Не си отивай над линията без разрешение.
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.Няма да преминаваш линията докато не ти разреша!
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.לא תעבור את הקו .בלי רשות
Ben izin vermedikçe çizgiyi geçmeyeceksiniz.لا تتجاوز ذلك الخط إلا عندما أمنحك الإذن
Bir birine çarpmayacak, ya da bir bölgedeki hız sınırını geçmeyecek arabalar üretilebilir.Pero la mejor forma de mantener control es a través de la tecnología
Bir birine çarpmayacak, ya da bir bölgedeki hız sınırını geçmeyecek arabalar üretilebilir.「時速60マイル以上出してはいけません」という表示を
Bu alanı kordon altına alalım! Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!Não deixem o esquadrão do Mustang nem os soldados de Briggs pôr os pés para além daqui!
Bu alanı kordon altına alalım! Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!Nie może stamtąd wyjść nikt z ludzi Mustanga ani z Briggs.
Bu alanı kordon altına alalım! Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!No dejéis pasar al escuadrón de Mustang ni a los soldados de Briggs.
Bu alanı kordon altına alalım! Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!Non permettete che la squadra di Mustang o i soldati di Briggs mettano piede qui!
Bu alanı kordon altına alalım! Mustang'in takımı ve Briggs askerleri buradan bir adım öteye geçmeyecek!Не давайте отряду Мустанга или солдатам Бриггса ступить сюда ногой!
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.Jener Tintenfisch lebt etwas von der Küste Hawaiis entfernt. Also im seichten, Knie tiefen Wasser.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.이런 공생 방식으로 하와이 연안에서 살아갑니다. 무릎 깊이 정도의 얕은 물에서요.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.là con mực sống ngoài khơi Hawai ở vùng nước nông đến đầu gối.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.הדיונון הזה חי ליד חופי הוואי במים רדודים בגובה הברכיים.
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.هو ان هذا الحبار يعيش على سواحل هاواي في مياه ضحله تصل الى حد الركبة
Bu küçük mürekkepbalığı, Hawai sahilinin çok yakınında, dizimizi geçmeyecek sığlıkta bir suda yaşıyor.膝くらいの深さのところに棲んでいます イカは夜行性で、昼間は
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?a riekol som: Potiaľto prijdeš a nie ďalej, a tu položia hať proti pýche tvojich vĺn!?

İlgili Sayfalar