geçmeye ile cümle

geçmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?a riekol som: Potiaľto prijdeš a nie ďalej, a tu položia hať proti pýche tvojich vĺn!?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?cînd am zis: ,Pînă aici să vii, să nu treci mai departe; aici să ţi se oprească mîndria valurilor tale?`
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?e ho detto: «Fin qui giungerai e non oltre e qui s'infrangerà l'orgoglio delle tue onde»
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?e lhe disse: Até aqui virás, porém não mais adiante; e aqui se quebrarão as tuas ondas orgulhosas?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?en zei: 'Tot zover en niet verder! Hier zullen uw trotse golven tot stilstand komen!'?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?És azt mondám: Eddig jõjj és ne tovább; ez itt ellene áll kevély habjaidnak!
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?in velel: Dotod pojdeš in nikar naprej, in tu bodi mejnik kljubovalnim valovom tvojim!
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?I řekl jsem: Až potud vycházeti budeš, a dále nic, tu, pravím, skládati budeš dutí vlnobití svého.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?I rzekłem: Aż dotąd wychodzić będziesz, a dalej nie postąpisz, a tu położysz nadęte wały twoje.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?ja sanoin: `Tähän asti saat tulla, mutta edemmäksi et; tässä täytyy sinun ylväiden aaltojesi asettua`?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Kata-Ku kepadanya, 'Inilah batasnya. Jangan kaulewati! Di sinilah ombak-ombakmu yang kuat harus berhenti.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?이르기를 네가 여기까지 오고 넘어가지 못하리니 네 교만한 물결이 여기 그칠지니라 하였었노라
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Le dije: "Hasta aquí llegarás y no seguirás adelante. Aquí cesará la soberbia de tus olas.
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Mà rằng : Mầy đến đây , chớ không đi xa nữa , Các lượn sóng kiêu_ngạo mầy phải dừng lại tại đây !
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Mà rằng: Mầy đến đây, chớ không đi xa nữa, Các lượn sóng kiêu ngạo mầy phải dừng lại tại đây!
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?och sade: »Härintill skall du komma, men ej vidare, här skola dina stolta böljor lägga sig»?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?og sagde: "Hertil og ikke længer! Her standse dine stolte Vover!"
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?og sa: Hit skal du komme og ikke lenger, her skal dine stolte bølger legge sig?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?Quand je dis: Tu viendras jusqu`ici, tu n`iras pas au delà; Ici s`arrêtera l`orgueil de tes flots?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?und sprach: "Bis hierher sollst du kommen und nicht weiter; hier sollen sich legen deine stolzen Wellen!"?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?И рекох: До тук ще дохождаш, но не по-нататък, И тук ще се спират гордите ти вълни?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?и сказал: доселе дойдешь и не перейдешь, и здесь предел надменным волнам твоим?
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?ואמר עד פה תבוא ולא תסיף ופא ישית בגאון גליך׃
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?وقلت الى هنا تاتي ولا تتعدى وهنا تتخم كبرياء لججك
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?說 、 你 只 可 到 這 裡 、 不 可 越 過 、 你 狂 傲 的 浪 要 到 此 止 住
‹Buraya kadar gelip öteye geçmeyeceksin, Gururlu dalgaların şurada duracak› dediğim zaman?說 、 你 只 可到 這裡 、 不 可 越 過 、 你 狂傲 的 浪要 到 此 止住
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.C'est comme essayer de se cogner à un mur de briques.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Det är som att springa med huvet före in i väggen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.E' come cercare di sbattere contro un muro.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.É como tentar remar contra a maré.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es como chocarse contra una pared de ladrillos.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Es ist wie der Versuch, gegen eine Backsteinwand zu laufen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Giống như là cố gắng đâm vào bức tường gạch vậy.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Het is net als proberen door een stenen muur heen te rennen.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Hiszen minden irányban falba ütköznek.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to ako snaha nabúrať do tehlovej steny.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Je to jako snaha o běh proti cihlové zdi.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.마치 벽과 씨름하는 꼴이지만
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Kot da bi skušal iti z glavo skozi zid.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.To jak próbować przebić głową mur.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Πραγματικά νομίζω ότι οι άνθρωποι είναι υπέροχοι και έξυπνοι και ότι νοιάζονται.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Това е като да се опитате да преминете през тухлена стена.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Це як биття головою об цегляну стіну.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.Это как пытаться бежать в кирпичную стену.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.זה כאילו לנסות לרוץ לתוך קיר לבנים.
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.لان الامر يبدو وكأنهم يجرون الى الارتطام في جدار من الطوب
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.いくつかの障害を紹介してますが
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:이 군사력의 판에서 중국은 미국을 대신하지 못할 것입니다. 이 3차원 체스 게임의 중간판은
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:China zal de V.S niet gaan vervangen op dit militaire bord.
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:Chiny nie zastąpią Stanów na tej planszy. Środkowa plansza reprezentować będzie siły ekonomiczne.
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:Čína nenahradí USA na vojenské desce. Střední deska trojrozměrného šachu: ekonomická síla mezi státy.
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:Das mittlere Brett des dreidimensionalen Schachspiels ist die wirtschaftliche Macht zwischen den Staaten.
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:La Chine ne remplacera pas les États-Unis sur ce plateau militaire.
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:Trung Quốc sẽ không thay thế được Mỹ về mặt này. Hàng 2: quyền lực kinh tế giữa các quốc gia.
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:Китай няма да замени САЩ в тази военна дъска.
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:סין אינה הולכת להחליף את ארה"ב בלוח הצבאי. הלוח האמצעי מורכב
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:الصين لن تحتل مكان الولايات المتحدة على لوح القوة العسكرية. اللوح الأوسط في لعبة الشطرنج هذه:
Çin bu yüksek tabakada -askeri güçte- Amerikayi geçmeyecektir. bu üç boyutlu satranç oyunun orta tabaka:真ん中のボード面は 国家間の経済力です
Crimson Circle 1999'da, Tobias adındaki varlık Geoffrey Hoppe ile iletişime geçmeye başladıktan sonra kuruldu.Założony został w 1999, kiedy istota o imieniu Tobias zaczęła się komunikować z Geoffrey'em Hoppem.
Çünkü geçmeye çalışan ben olduğumda aynı şeyi yapmalarını isterdim.그게 저였다면 저는 그들도 똑같이 해주기를 바랬을 테니까요.

İlgili Sayfalar