geçmeye ile cümle
geçmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tom'un yerine geçmeye çalışmıyorum.I'm not trying to replace Tom.
O yıl sonu sınavını geçmeyecek.She won't pass the end-of-year examination.
O benimle dalga geçmeye devam etti.He kept mocking me.
Tom'la iletişime geçmeye çalışıyordum.I've been trying to contact Tom.
Tom Mary ile temasa geçmeye çalıştı.Tom tried to get in touch with Mary.
O, sınırı geçmeye çalışırken vuruldu.He was shot while attempting to cross the border.
Tom, Mary'nin sınavı geçmeyeceğini düşündü.Tom thought Mary wasn't going to pass the exam.
Kız kardeşimle iletişime geçmeye çalışıyorum.I'm trying to get in touch with my sister.
Baş ağrım geçmeye başlıyor.My headache is beginning to pass.
Başımın ağrısı geçmeye başlıyor.My headache is beginning to go away.
Sami harekete geçmeye karar verdi.Sami decided to take action.
Sami birçok kez Leyla ile iletişime geçmeye çalıştı.Sami attempted to contact Layla many times.
Sami ve Leyla harekete geçmeye hazırdılar.Sami and Layla were ready for action.
Sami, Leyla ile tekrar iletişime geçmeyecek.Sami won't contact Layla again.
Sami, Leyla ile bağlantıya geçmeye çalışıyordu.Sami was trying to get in contact with Layla.
Sami, Leyla ile temasa geçmeye çalışıyordu.Sami was trying to get in contact with Layla.
Sami, Leyla ile iletişime geçmeye çalışıyordu.Sami was trying to get in contact with Layla.
Sami asla İslam'a geçmeye çalışmadı.Sami never intented to convert to Islam.
Tom muhtemelen sürücü testini geçmeyecek.Tom isn't likely to pass the driving test.
Yolun karşısına geçmeye korkuyordu.He was afraid to cross the road.
Son birkaç gündür geçmeyen öksürüğünüz var mı?Have you had a persistent cough within the past few days?
Son zamanlarda geçmeyen baş ağrınız var mı?Have you had persistent headaches recently?
Vücudunuzun herhangi bir yerinde geçmeyen kaşıntı, kızarıklık ya da kuruluk oldu mu?Have you had any persistent itching, rash, or dryness anywhere on your body?
Lukas karısıyla tekrar iletişime geçmeye çalıştı.Lukas tried to contact his wife again.
Hidrojene soya yağından yapılan margarin, teryağının yerine geçmeye başlamıştır.Margarine made from hydrogenated soybean oil began to replace butterfat.
Bu arada Marcian, tahta geçmeye niyetlendiği için imparatora şikayet edildi.In the meantime Marcian was accused to the emperor of aiming at the throne.
Calvin'in ismi geçmeyen anne babası tipik bir orta sınıf ailesinin özelliklerini taşır.Calvin's unnamed mother and father are typical middle-class parents.
Buffy ve Angelus bir kılıç kavgasına girmişken, Acathla dünyaya yavaş yavaş geçmeye başlar.As Buffy and Angelus compete in an epic sword fight, Acathla begins to swallow the earth.
Çünkü Kur'an'da zina suçunun karşılığı olarak geçmeyen bu ceza hadislere dayandırılmaktadır.Mufsid (مفسد) evil-doer a person who wages jihad (war) not in accordance with the Qur'an.
11.boyunca, İmparatorluğun kendisi gibi düşüşe geçmeye başladı.During the 11th century, the navy, like the Empire itself, began to decline.
Bu sayede yiyecekler ince bağırsağın her bölümünden geçmeye devam ederler.Thanks to this, food continue to pass throughout the entire small intestine.
Pek çoğu nehri geçmeye çalışırken boğularak ölmüştür.Many were killed attempting to cross the rivers.
Gayriresmî bir ifadeyle bu tanım, Neptün yörüngesini hiç geçmeyen cisimleri içerir.Put informally, the definition includes the objects that have never crossed the orbit of Neptune.
670'lerde Bulgarlar, Hazarlar'ın gelişiyle Tuna'nın güneyine geçmeye başladı.In the 670s, the Bulgars were pushed south of the Danube by the arrival of the Khazars.
Distimitria: Her şeyin içinden geçmeye yarayan büyüdür.The ability to create out of everything that's flying around.
Bu sebepten dolayı Yovanna popüler müziğe geçmeye karar vermişti.It was then that Yovanna decided to move into popular music.
Kaynaklar harekete geçmeye yeterli mi?Old enough to drive?
Değinmeden geçmeyelim.Do not pass.
Bu arada deniz buzu reforma geçmeye başlar, yüzey suları da daha sıkılaşır.Meanwhile, sea ice starts reforming, so the surface waters also get saltier, hence very dense.
Şarkının 3 dakikayı geçmeyecek şekilde yazılması gerektiği belirtilmiştir.The submitted songs were not allowed to exceed three minutes.
Eğer kötü bir eliniz varsa en kısa sürede pas geçmeye bakınız.If your right eye itches, you're going to be happy soon.
Dans dünyasındaki üstünlüğü Mariinski Tiyatrosu'na geçmeye başladı.The Theatre Square is home to the world famous Mariinsky Theatre.
Ovanın çevresinde 900 metreyi geçmeyen dağlar vardır.There are no inhabited areas on the mountain above 600 metres.
Golün karşı yakasında olan evine götürmek üzere onu sandalına alıp gölü geçmeye başlarlar.They begin to lead him out of the house toward the car waiting to take him to Monty.
Mahkeme hakimlerinin güçlerini artırarak yolsuzluğun önüne geçmeye çalışır.Corruption in the judiciary goes beyond the bribing of judges.
Osmanlı süvarileri köprüyü geçmeye çalıştılar ancak köprü yıkıldı.Ottoman cavalry tried to cross the wooden bridge, causing it to collapse.
Lady Gaga'yı beğeniyorum ama asla onun çizgisine geçmeye çalışmam.Don Siegel was going to direct but did not like the screenplay.
"sinüs iks, bölü iks"in limiti, eşittir 1. Aklınızdan bir sürü tahmin geçmeye başlamıştır.And you must be bubbling over with anticipation now, because
Gilgit ikinci yarıya daha hızlı başladı ve öne geçmeye çalışıyor.Gilgit start the second half the stronger and force their way into the lead again.
Ve daha da ısıttığınız da madde gaz haline geçmeye başlar.And as your warm up even more you go into a gaseous state.
Arıların kaybolduğunu duyduğumda, Koloni Çöküş Sendromunu, bu beni harekete geçmeye zorladı.When I heard about the vanishing bees, Colony Collapse Disorder, it motivated me to take action.
Atlantik Okyanusu'nu kürekle geçmeye karar verdim. (Gülüşmeler)(Laughter)
Tabii ki bu kez Pasifik'i kürekle geçmeye karar verirsiniz.Well, naturally, you decide to row across the Pacific.
O tarafa geçmeyecek misin?- You are no fun. - Get away from me.
Çünkü geçmeye çalışan ben olduğumda aynı şeyi yapmalarını isterdim.'Cause if it was me, I hope they'd do the same.
Bir çok isana göre, harekete geçmeye öfke de dahil.For many people, acting involves courage.
Bundan dolayı, Napolyon harekete geçip Alpleri geçmeye karar verdi.So Napoleon decides to take charge, cross the Alps.
Bu kendinden geçmeye sebep olan neydi?What is it within, that brings forth such ecstasy?
Bu tıpkı tuğlayla örülü bir duvarın içinden geçmeye çalışmak gibi.It's like trying to run into a brick wall.
Geçebilen ama geçmeyen bir oyuncuya sahip oldum, ve geçecek ama geçemeyen birisine sahiptim.I've had some that could and wouldn't, and I've had some that would and could.