Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.hans Søn Eliab, hans Søn Jeroham,hans SønElkana oghans Søn Samuel.
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.hans sønn Eliab; hans sønn Jeroham; hans sønn Elkana*. / {* Samuels far, 1 Sam. 1, 1. 20.}
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.Hans son var Eliab; hans son var Jeroham; hans son var Elkana.
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.그 아들은 엘리압이요 그 아들은 여로함이요 그 아들은 엘가나며
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.Syna Etanowgo, syna Symmowego,
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.tämän poika Eliab, tämän poika Jeroham, tämän poika Elkana.
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.tega sin Eliab, tega sin Jehoram, tega sin Elkana.
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.Ελιαβ υιος τουτου, Ιεροαμ υιος τουτου, Ελκανα υιος τουτου.
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.Елиаф, сын его; Иерохам, сын его, Елкана, сын его.
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.негов син, Елиав**; негов син Ероам; негов син, Елкана.
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.אליאב בנו ירחם בנו אלקנה בנו׃
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.واليآب ابنه ويروحام ابنه والقانة ابنه.
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.拿 哈 的 兒 子 是 以 利 押 、 以 利 押 的 兒 子 是 耶 羅 罕 、 耶 羅 罕 的 兒 子 是 以 利 加 拿 、 以 利 加 拿 的 兒 子 是 撒 母 耳
Eliav Nahatın, Yeroham Eliavın, Elkana Yerohamın, Samuel Elkananın oğluydu. metinde geçmemektedir.拿哈 的 兒子 是 以 利押 、 以利 押 的 兒子 是 耶羅罕 、 耶羅罕 的 兒子 是 以利 加拿 、 以利 加拿 的 兒子 是 撒母耳
Facebook'ta "Beđen"i týklamanýn ve online imza kampanyalarýnýn ötesine geçmemiz gerekiyor.- 법이 그 본래의 의무를 다해내지 못한다면
Facebook'ta "Beđen"i týklamanýn ve online imza kampanyalarýnýn ötesine geçmemiz gerekiyor.- Ναι προσπαθούμε να πάρουμε άδεια να δράσουμε.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Belum pernah singa maupun binatang buas lainnya melalui jalan sepi yang menuju ke sana
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.cele mai trufaşe dobitoace n'au călcat pe ea, şi leul n'a trecut niciodată pe ea.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.den har ej blivit trampad av stolta vilddjur, intet lejon har gått därfram.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.den trædes ikke af stolte Vilddyr, Løven skrider ej frem ad den.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.es hat das stolze Wild nicht darauf getreten und ist kein Löwe darauf gegangen.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.위엄스러운 짐승도 밟지 못하였고 사나운 사자도 그리로 지나가지 못하였느니라
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Kteréž nešlapala mladá zvěř, aniž šel po ní lev.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Les plus fiers animaux ne l`ont point foulé, Le lion n`y a jamais passé.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Nem tudják azt büszke vadak, az oroszlán sem lépked azon.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.nešliapala po ňom mladá zver; nekráčal po ňom lev.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Nie depczą po niej zwierzęta srogie, ani lew przeszedł przez nię.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.ni po njej stopala ponosna zver in lev rjoveči ni po njej hodil.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.non battuto da bestie feroci, né mai attraversato dal leopardo
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Nunca a pisaram feras altivas, nem o feroz leão passou por ela.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Nunca la han pisoteado fieras arrogantes, ni por ella caminó el león
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Sitä eivät astu ylväät eläimet, ei leijona sitä kulje.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.stolte rovdyr har ikke trådt på den, ingen løve har skredet frem over den.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Thú dữ không hề bước trên nó, Sư tử chẳng có đi ngang qua đó.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Thú_dữ không hề bước trên nó , Sư_tử chẳng có đi ngang qua đó .
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.τα θηρια δεν επατησαν αυτην, ο αγριος λεων δεν επερασε δι' αυτης.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.Горделивите зверове не са стъпвали по него; Лъв не е заминавал през него.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.не попирали ее скимны, и не ходил по ней шакал.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.לא הדריכהו בני שחץ לא עדה עליו שחל׃
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.ولم تدسه اجراء السبع ولم يعده الزائر.
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.狂 傲 的 野 獸 未 曾 行 過 . 猛 烈 的 獅 子 也 未 曾 經 過
Güçlü hayvanlar oraya ayak basmamış, Aslan oradan geçmemiştir.狂傲 的 野獸 未 曾 行過 . 猛烈 的 獅子 也 未 曾 經過
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Gelach) (Applaus)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.이런 일은 저희가 감당해야죠.
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Lachen) (Beifall)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Nevetés) (Taps)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Rires) <br/>(Applaudissements)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Risas) (Aplausos)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Risate) (Applausi)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Γέλια) (Χειροκρότημα)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.Знаєте, ми маємо пройти через це.
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(Смех) (Аплодисменты)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(צחוק) (מחיאות כפיים)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.(ضحك) (تصفيق)
(Gülüşmeler) (Alkış) Bunun bir üzerinden geçmemiz gerek.よくあることなんです
Harekete geçmemiz gerekli.우리는 조치를 취해야만 합니다.
Harekete geçmemiz gerekli.Tenemos que actuar.
Harekete geçmemiz gerekli.我々のすることは完璧ではないと 分かって行動しなければなりません
Harekete geçmemiz gerektiğini hissediyorduk.우리는 우리가 참여 입수 했습니다 한다 느꼈다.
İçine uçağın düşmesi durumunda düşmanın eline geçmemesi için kendi imha edecek bir alet yerleştirilir.그리고 그 안에는 발화 장치가 설치되어 있어서 만에 하나 비행기가 격추되면 조준경이 파괴되면서 적군들에게 절대 발각이 되는 일이 없게 만들었습니다