geçmek ile cümle

geçmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.그러나 여러분은 모르시겠지만 놀이를 못하게 한 고양이는 사회적이지 못합니다.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Ma potreste non sapere che se li private del gioco non saranno in grado di interagire socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Mas o que talvez não saibam é que os gatinhos impedidos de brincar não conseguem interagir socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Pero lo que quizás no saben es que los gatitos privados del juego son incapaces de interactuar socialmente.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Tetapi apa mungkin belum Anda ketahui adalah kucing yang dilarang bermain tidak bisa berinteraksi sosial.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Wat je misschien niet weet, is dat katjes die niet mogen spelen, niet in staat zijn tot sociale interactie.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Но вам, может быть неизвестно, Что котята, лишенные игр, не умеют общаться с другими.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.Но това, което може би не знаете е, че котенцата, които не играят, не могат да общуват в социална среда.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.חתלתולים משתעשעים. טוב את זה כולנו יודעים. אבל מה שאולי לא ידעתם זה שחתלתולים שמונעים מהם את השעשוע
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.لكن ما قد لا تعلمونه ، أن القطط التي تحرم من اللعب، لا تستطيع أن تتواصل اجتماعيا.
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.不過你可能唔知, 貓仔唔玩, 就沒辦法同其他貓交際。
Ama şunu bilmeyebilirsiniz oynamaktan alıkonulmuş kediler sosyal iletişime geçmekte başarısız olurlar.遊びを制限された子猫は 社交性に欠けます 狩りはできても社会性がありません
Ancak şimdi başka bir konuya geçmek istiyorum.Aber ich möchte in einem anderen Thema hier bringen. \
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.제가 생각하기에 약 시속 38,000마일(61,155km)로 보이저 1호는 타이탄을 지나고 있습니다.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.la Voyager 1 está volando por Titán creo que a unos 60 800 km por hora.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Voyager 1 đang bay quanh Titan với tốc độ tôi đoán là khoảng 38000 dặm trên một giờ
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Voyager 1 hier vliegt langs Titan met een snelheid van 61.150 km per uur.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Voyager 1 sta volando attorno a Titano, credo a 61 000 km l'ora.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Voyager 1 survole ici Titan à 61000 km/h, de mémoire.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Voyager 1 terbang melintasi Titan dengan kecepatan sekitar 61.000 km per jam.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Voyager 1 zboară aici pe lângă Titan cu 60.000 km/oră.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Вояджер 1 здесь пролетает мимо Титана, я думаю, со скоростью 17 км в секунду.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.Вояджър 1 тук лети до Титан мисля, че със скорост от 38,000 мили в час.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.וויאג'ר 1 כאן עפה על פני טיטאן במהירות של, אני חושב, 61,200 קילומטרים בשעה.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.فوياجر 1 هنا تحلق قرب تيتان بسرعة أعتقد أنها تعادل 38,000 ميلا في الساعة.
Aslında, burada Voyager-1 Titan'ın yanından geçmekte ve hızı sanırım 61.000 km/saat.たしか時速6万1千kmで飛行しています 何も動いてないように見えるのは
Avukatlık sınavını geçmek zorunda olduğumu biliyorsun.Tudod, hogy a szakvizsgámat csinálom.
Avukatlık sınavını geçmek zorunda olduğumu biliyorsun.Tu sais que je passe l'examen du barreau.
Avukatlık sınavını geçmek zorunda olduğumu biliyorsun.تعلمين انني سأجتاز امتحان المحامات
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Chúng ta có thể làm những việc như thắt dây giày và tự mình đi qua đường.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Conseguimos fazer coisas como atar os sapatos ou atravessar a estrada sozinhos.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Kita dapat melakukan banyak hal seperti mengikat tali sepatu dan menyebrang jalan sendiri.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.우리는 신발끈을 묶거나 스스로 길을 건널 수도 있지요.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Meg tudjuk kötni a cipőfűzőnket és át tudunk menni az úton egyedül.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Możemy robić takie rzeczy jak wiązanie sznurówek i samodzielnie przechodzić przez ulicę.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Můžeme dělat věci jako zavázat si tkaničky a přejít sami ulici.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Nous pouvons faire des choses comme nouer les lacets des chaussures, ou traverser la rue tous seuls.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Podemos atarnos los cordones y cruzar la calle solos.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Possiamo fare cose come allacciare le scarpe e attraversare la strada da soli.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Putem sa facem singuri chestii de genul: sa ne facem funda la siret si sa trecem singuri strada.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vieme si sami zaviazať šnúrky a prejsť cez ulicu.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vi kan göra saker som att knyta våra skosnören och korsa gatan själva.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Vi kan gøre ting såsom at binde vores snørebånd og gå over gaden alene.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.We kunnen dingen doen zoals onze schoenveters strikken en zelfstandig de straat oversteken.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Wir können Dinge wie unsere Schnürsenkel knüpfen und die Strasse alleine überqueren.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Zmoremo stvari kot je zavezovanje vezalk in samostojno prečkanje ceste.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Μπορούμε να κάνουμε πράγματα όπως να δένουμε τα κορδόνια μας και να περνάμε μόνοι μας το δρόμο.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Ми можемо подужати такі речі, як наші шнурки, й здатні переходити вулицю самотужки.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Можем да си вързваме обувките или да пресичаме улицата сами.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.Мы можем сами завязать шнурки и переходить улицу без помощи.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.אנחו יכולים לעשות דברים כמו לקשור שרוכים או לעבור את הכביש לבד.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.فيمكننا ربط أحذيتنا وعبور الطريق معتمدين على أنفسنا.
Ayakkabı bağını bağlamak ve karşıdan karşıya geçmek gibi şeyleri tek başımıza yapabiliyoruz.私達が赤ちゃんに大人と同じ考え方を教えるために
Aynı şekilde eğer burada negatif bir yüküm olsaydı, o da diğer tarafa geçmek isteyecektiوبالمثل اذا كانت شحن سالبه سوف تتحرك
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Dan pada beberapa tempat Anda harus menyeberangi beberapa retakan es seperti ini, ceruk-ceruk ini.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.E a un certo punto di attraversare queste spaccature nel ghiaccio, questi crepacci.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.En op een gegeven moment zal je over een van de kloven moeten geraken, deze kloven gecreeërd door gletsjers.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.És időnként át kell kelni ezeken a repedéseken a jégen, ezeken a hasadékokon.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.Il faudra à certains moments traverser ces fissures dans la glace, ces crevasses.
Aynı zamanda buzdaki çatlakları ve büyük yarıkları da geçmek zorunda kalacaksınız.그리고 때때로 여러분은 이처럼 빙하가 갈라진 틈인 크레바스를 지나가야 합니다.
İlgili Sayfalar