geçiyor ile cümle

geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.耶 穌 當 安 息 日 、 從 麥 地 經 過 . 他 門 徒 行 路 的 時 候 、 掐 了 麥 穗
Bir Şabat Günü İsa ekinler arasından geçiyordu. Öğrencileri yolda giderken başakları koparmaya başladılar.耶穌當 安息日 、 從麥 地 經過 . 他 門徒 行路 的 時候 、 掐 了 麥穗
Bir şey farkediyor musunuz? a'nın başlangıç noktasını ve b'nin bitiş noktasını birleştirince elime ne geçiyor?지금 무엇이 보이나요? 여기 있는 a랑 b를 더하면, a의 시작점이랑 b의 끝점이랑 이으면 어떻게 되나요?
Bir şey farkediyor musunuz? a'nın başlangıç noktasını ve b'nin bitiş noktasını birleştirince elime ne geçiyor?aにbをを加えた場合 bをaの先に繋ぎます。 すると、加算の結果が得られます。
Bir tavşan daha yakalarsam, günde ortalama 1 tavşandan 2 tavşana geçiyoruz.얼마나 포기가 이루어져야 하는지, 시간은 한정되 있는 거니까요 여기서 보시면 토끼 1마리를 잡는 점에서 2마리를 잡는 점으로
Bir tavşan daha yakalarsam, günde ortalama 1 tavşandan 2 tavşana geçiyoruz.אז אם אתפוס ארנב אחד יותר אם אעבור מארנב אחד בממוצע ליום לשני ארנבים בממוצע ליום
Bir tavşan daha yakalarsam, günde ortalama 1 tavşandan 2 tavşana geçiyoruz.بالتالي اذا اصطدت ارنبًا اضافيًا سوف انتقل من ارنب واحد بالمتوسط الى ارنبين في اليوم الواحد
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Biciclete zboară peste tot, roţi se rostogolesc pe lângă voi, spiţe ajung în locuri ciudate.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Biciclette che volano ovunque, manubri che vi rotolano davanti, e raggi che finiscono nei posti più assurdi.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Cykler flyver ud over det hele, hjulene ruller forbi dig, eger lander uheldige steder.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Fahrräder, Räder, alles fliegt kreuz und quer. Speichen verkeilen sich in prekären Stellen.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.여기저기로 자전거들은 날아가고, 바퀴들이 여러분들 앞을 지나 굴러가네요. 바퀴살은 예상치 못한 곳으로 가구요.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Kolesa letijo na vse strani, gume se kotalijo mimo vas. Špice pristanejo na nenavadnih mestih.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Les vélos volent partout, les roues roulent à coté de vous, les rayons atterrissent à des endroits bizarres.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Mindenfelé röpködnek a kerékpárok, a kerekek melletted gurulnak el, a küllők lehetetlen helyeken landolnak.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Overal zie je fietsen vliegen, de wielen komen voorbij rollen, spaken komen op akelige plekken terecht.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Rowery rozlatują się, koła przetaczają się obok, szprychy lądują w dziwnych miejscach.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Vzduchem letí kola, špice přistanou do nevhodných míst.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Xe đạp bay tung tóe khắp nơi, những chiếc bánh xe lăn qua bạn, niềng xe văng ra những chỗ khác nhau.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Ποδήλατα πετάγονται παντού, ρόδες κυλούν δίπλα σας, ακτίνες καταλήγουν σε περίεργα μέρη.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Велосипеди хвърчат навсякъде, колела се въртят около вас, спици се приземяват на странни места.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.Велосипеды и колеса разлетаются в разные стороны, спицы втыкаются где надо и где не надо.
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.אופניים עפים לכל מקום, גלגלים מתגלגלים לידכם חישורים מגיעים למקומות מביכים
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.وتتطاير الدراجات في كل مكان والعجلات تتدحرج بجانبك وتلقى المكابح في اماكن غريبة
Bisikletler etrafta uçuyor, yanınızdan tekerlekleri geçiyor, jantlar alakasız yerlere gidiyor.スポークがヘンなところに着地 ドアに入りましょう
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.A sposób na ratowanie roślin to gromadzenie nasion.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.A způsob, jak rostliny zachránit, je uchováváním semen.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Cara menyelamatkan tanaman adalah dengan menyimpan benihnya.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.De manier waarop je planten kan redden is door hun zaden op te slaan.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Die Art und Weise wie man Pflanzen schützt, ist, indem man ihre Samen aufbewahrt.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Et la façon de sauver les plantes est de conserver les graines.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Il modo per salvare le piante è conservarne i semi.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.식물을 구하는 방법은 씨앗을 저장하는 것이죠.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Și modul prin care salvezi plantele este de a le păstra sămânța.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Spôsob, akým zachránite rastlinu, je uloženie jej semienok.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Úgy mentjük meg a növényeket, hogy elraktározzuk a magjukat.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Uma forma de salvar as plantas é através do armazenamento de sementes.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Y es que la manera de salvar plantas es almacenando semillas.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.Και ο τρόπος που σώζεις φυτά είναι αποθηκεύοντας σπόρους.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.И сохранять их необходимо, собирая семена в хранилища.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.והדרך בה אתם מצילים צמחים היא בשמירת זרעים.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.والطريقة التي تحمي بها النباتات هو عبر تخزين البذور.
Bitkileri korumanın yolu tohumlarını depolamaktan geçiyor.種を保存しておくことです なぜかというと、種は、その様々な美点の中でも
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Also nehmen wir diese Beispiele, diese Daten, und wir gehen durch eine Abfolge von Schritten.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Așa că înregistrăm toate aceste exemple, datele, și apoi urmăm o serie de pași.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Así registramos todos estos ejemplos, los datos, y luego seguimos una secuencia de pasos.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Donc nous enregistrons tous ces exemples, comme données, et puis nous procédons par étapes.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Dus we registreren al die voorbeelden, de data, en dan gaan we door een opeenvolging van stappen.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.그래서 모든 예제를 기록해서 데이터화하여 단계별 순서를 만들었습니다.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Nagraliśmy te wszystkie przykłady i dane, a następnie przeszliśmy przez kilka etapów.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Nahrali sme všetky príklady, údaje, a potom sme vykonali niekoľko krokov.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Quindi registriamo tutti questi esempi, i dati, e poi eseguiamo una serie di fasi.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Rögzítettük mindezeket a példákat, az adatokat, majd ezután végigmentünk egy lépéssoron.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Takže jsme nahráli všechny tyto příklady, tato data, a pak jsme prošli skrze jednotlivé kroky.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Έτσι καταγράφουμε όλα αυτά τα παραδείγματα, τα δεδομένα και μετά κάνουμε μία ακολουθία από βήματα.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.Мы записали эти образцы в базу данных, затем проследили последовательность действий.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.אז אנו מתעדים את כל הדוגמאות האלה, את כל הנתונים, ואז מבצעים סדרה של שלבים.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.لذلك قمنا بتسجيل جميع هذه الأمثلة، البيانات، ومن ثم نتقدّم من خلال سلسلة من الخطوات.
Biz bu örneklerin, verilerin, hepsini kaydedip bir dizi basamakdan geçiyoruz.一連の処理をおこないます まず動的時間伸縮法と呼ばれる 音声認識で利用される手法を
Biz evliyiz. İkiniz de benimle dalga geçiyorsunuz değil mi?Aggódom iskola...

İlgili Sayfalar