geçiyor ile cümle
geçiyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Dalga geçiyorsun, değil mi? O doğru olamaz.You're kidding me, right? That can't be true.
Bir tatil yapmanızın zamanı geldi de geçiyor.It's high time you took a vacation.
Köpek sokağın karşısına geçiyor.The dog is running across the street.
Yani, vaz mı geçiyorsun?So, you giving up?
Tom'un aklından ne geçiyor merak ediyorum.I wonder what goes on inside Tom's head.
Onun aklından neler geçiyor merak ediyorum.I wonder what goes on inside her head.
Tom dalga geçiyor gibi görünmüyordu.Tom didn't sound like he was kidding.
Ben açıkça burada bazı şeyleri ıska geçiyorum.I'm clearly missing something here.
Japonya ekonomik güç olarak Çin'i geçiyor.Japan is surpassing China in economic power.
İşler güzel geçiyor.Things have been going great.
Saat şimdi dördü on geçiyor.It's ten past four now.
Arabayla geçiyordum.I just happened to be driving by.
Ben onunla dalga geçiyorum.I scoff at it.
"Benimle dalga mı geçiyorsun?" "Hayır, geçmiyorum.""Are you making fun of me?" "No, I'm not."
Onun hakkında bir şey yapmamızın zamanı geldi de geçiyor.It's time we did something about that.
Sen sadece benimle dalga geçiyorsun.You're just pulling my leg.
Yaşlı bir kadın, caddeyi geçiyor.An old woman is crossing the street.
Tom'un gecesi gündüzü basketbolla geçiyor.Tom lives and breathes basketball.
Şimdiye kadar günün nasıl geçiyor?How's your day so far?
Her sabah okula giderken o köprüden geçiyorum.I walk across that bridge every morning on the way to school.
"Saat kaç?" "Üçü yirmi geçiyor."„What's the time?“ „It is twenty minutes past three.“
Okul harekete geçiyor.The school is taking action.
Birbirimizle dalga geçiyoruz.We poke fun at each other.
Fadıl, sokağı geçiyordu.Fadil was crossing the street.
Fadıl caddeyi geçiyordu.Fadil was crossing the street.
Benimle dalga geçiyor olmalısın!You must be kidding me!
İnsanlar sürekli benimle gırgır geçiyor.People make fun of me all the time.
Bir ayı otoyolu geçiyordu.A bear was crossing the highway.
Leyla, Sami'nin evine geçiyordu.Layla was passing Sami's home.
Ailemi görmenin tek yolu İnternet'ten geçiyor.The only way I see my family is through the Internet.
Kitapta Tom'un da adı geçiyordu.Tom was mentioned in the book as well.
Bence Tom gırgır geçiyor.I think Tom is being sarcastic.
Kitapta Tom'un adı geçiyor.Tom is mentioned in the book.
Tom sadece geçiyordu.Tom is just passing through.
Sıcaklık gölgede 30 dereceyi geçiyor.The temperature exceeds 30 degrees in the shade.
Ülkemiz zor bir zamandan geçiyor.Our country is going through a difficult time.
Tom dalga geçiyor, değil mi?Tom is kidding, isn't he?
Anime, siberpunk bir evrende geçiyor.The anime is set in a cyberpunk universe.
Oyun buhar çılgınlığı temalı bir dünyada geçiyor.The game takes place in a steampunk world.
Oyun steampunk temalı bir dünyada geçiyor.The game takes place in a steampunk world.
Hikâye dizelpunk temalı bir ortamda geçiyor.The story is set in a dieselpunk environment.
Roman, atompunk temalı alternatif bir tarihte geçiyor.The novel is set in an atompunk, alternate history.
Film, kıyamet sonrası distopik bir gelecekte geçiyor.The film is set in a post-apocalyptic, dystopian future.
Arabayla geçiyordum, lambalarının yandığını gördüm.I was driving by and saw your lights on.
Hindistan'da binlerce parya İslam'a geçiyor.In India, thousands of Dalits are converting to Islam.
İnsanın yapacak bir şeyi olunca zaman daha hızlı geçiyor.Having something to do makes the time pass more quickly.
Yapacak bir şey olunca vakit daha çabuk geçiyor.Having something to do makes the time pass more quickly.
Tünel dağın içinden geçiyor.The tunnel runs through the mountain.
Ayakkabıların modası geçiyor.The shoes are going out of style.
İncir Kur'an ve İncil'de geçiyor.Figs are mentioned in the Quran and the Bible.
Söyle bana, aklından neler geçiyor?Tell me, what are you thinking about?
Pas geçiyorum.I pass.
Bu kablodan akım geçiyor.This cable is live.
Aklından neler geçiyor bilmiyorum.I don't know what's going through your mind.
Evimin hemen yanından ana cadde geçiyor.Next to my house is a main street.
William, Sandra'nın suçlama ve küçük hakaretleriyle sürekli dalga geçiyordu.William constantly made fun of Sandra's accusations and petty insults.
Hayatın tadını çıkar! Çılgın bir hızda geçiyor.Enjoy life! It goes by at a crazy speed.
Kulağa sanki mahalleden bir yük treni geçiyormuş gibi geliyordu.It sounded like a freight train was running through the neighborhood.
Stefan, Oklahoma'dan geçiyordu.Stefan was passing through Oklahoma.
"Simge'nin yeni albümü 'Ben Bazen' aranjeleriyle sınıfı geçiyor"."Simge'nin yeni albümü 'Ben Bazen' aranjeleriyle sınıfı geçiyor".