Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.Připadá mi, že pokaždé, když někdo kýchne, New Orleans prochází slavnostní průvod.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.(Râsete) Parcă de fiecare dată când cineva strănută,
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.(Rires) J'ai l'impression que chaque fois que quelqu'un éternue, la Nouvelle-Orléans a une parade.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.(Risas) Siento que ante el menor estornudo hay un desfile en Nueva Orleáns.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.Saya merasa setiap kali ada orang yang bersin, sedang ada parade di New Orleans.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.Sinto que sempre que alguém espirra, Nova Orleans faz um desfile.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.Tôi cảm thấy giống mỗi lần ai đó hắt xì, New Orleans có cả một cuộc diễu hành.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.Αισθάνομαι ότι κάθε φορά που κάποιος φτερνίζεται, στη Νέα Ορλεάνη γίνεται παρέλαση.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.Каждый раз, когда кто-то чихает, я думаю, что в Новом Орлеане проходит парад.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.У мене враження, що кожного разу, як хтось чхає, у Новому Орлеані відбувається парад.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.Чувствам се така, когато някой кихне и в Ню Орлинс има парад.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.אני מרגישה כאילו בכל פעם שאדם מתעטש, ניו אורלינס עורכת מצעד.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.أشعر وكأنه في كل مرة يعطس أحدهم، (نيو أورليانز) تقيم موكباً.
Sanki birileri her hapşırdığında bir geçit düzenleniyor.やっているんじゃないかと 思います (笑) この町にはとても 美しい建物がありますが
Sistemin gelişim süreci bu. Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.Η εξέλιξη σε σχέση με τα άλλα λεωφορεία έγκειται στον σχεδιασμό και στους κυλίνδρους επιβίβασης.
Sunucu geçiti yok.Aucune route pour atteindre l'hôte.
Sunucu geçiti yok.Brak trasy do hosta.
Sunucu geçiti yok.Geen route naar host.
Sunucu geçiti yok.Ingen route til vært.
Sunucu geçiti yok.Ingen rutt till värddator.
Sunucu geçiti yok.Keine Route zum Rechner gefunden.
Sunucu geçiti yok.Não existe qualquer rota para a máquina.
Sunucu geçiti yok.Nessuna rotta verso l' host.
Sunucu geçiti yok.Sin ruta al servidor.
Sunucu geçiti yok.Καμία διαδρομή δικτύου προς τον υπολογιστή.
Sunucu geçiti yok.Немає маршруту до вузла.
Sunucu geçiti yok.Нет маршрута до узла.
Sunucu geçiti yok.ホストへのルートがありません。
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Aucune route trouvée pour atteindre l'hôte.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Geen route naar host gevonden.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Ingen route til vært fundet.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Ingen rutt till värddator hittades.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Keine Route zum Rechner gefunden.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Não foi encontrada qualquer rota para a máquina.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Nessuna rotta trovata verso l' host.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Nie znaleziono trasy do serwera.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.No se encontró ruta al servidor.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Δε βρέθηκε διαδρομή δικτύου προς τον υπολογιστή.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Не знайдено маршруту до вузла.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.Не найден маршрут до узла.
Sunucunun bulunacağı geçit yok.ホストへのルートが見つかりません。
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.A különbséget jelentő dizájnelem a beszálló cső.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.이 디자인에서 차이를 만드는 것은, 탑승용 관(Boarding Tubes)입니다.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.Ce a contat în principal în proiect au fost tuburile de îmbarcare.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.Ce qui a fait la différence dans le design ce sont les plates-formes d'embarquement.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.Kluczową kwestią w projekcie były tunele do wsiadania.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.La componente progettuale che ha fatto la differenza e' il tubo di imbarco.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.Lo que marcó la diferencia en el diseño son los tubos de embarque.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler. Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Autobus je jiný díky těmto nástupním tubusům, které vlastně autobus přeměnily na metro.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.Wat het verschil maakte in het ontwerp, waren de haltes.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.В дизайна се открояват "тубите" за качване в автобуса.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.Вот пример того, когда дизайн многое меняет. Это посадочные остановки в виде труб.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.Що зробило головну різницю — це посадочні труби.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.מה שעשה את ההבדל בתכנון של המערכת הן שפופרות העליה.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.ماذا في التصميم الذي صنع الفرق أهي أنابيب الصعود.
Tasarımda farkı yaratanan şey... ...tüp geçitler.ボーディングチューブです ボーディングチューブでは バスが地下鉄と同じ役割を果たします
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.A beszálló cső hatására a busz ugyanúgy működik, mint a metró.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.De haltes zorgen dat de bus evengoed presteert als een metro.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.Dzięki temu autobusy działają tak sprawnie jak metro.
Tüp geçit, otobüse altgeçitteki verimin aynısını sağlar.El tubo de embarque da al autobús el mismo rendimiento que el metro.