geçirmişler ile cümle

geçirmişler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
32
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Devriyelerden sonra ise baş başa kalıp vakit geçirmişlerdir.По-късно воините ги настигат и продължават похода си.
Bazı Hıristiyan tarikatları ise henüz o çağlarda kendi işlerini yarı gizli olarak hayata geçirmişler.Ali neki su kršćani tijekom povijesti, tajno pohodili te gradove.
Antik Romalılar bu mevkiyi M.Ö 221'de ele geçirmişlerdir.Rimljani su ih napali već 221. godine pr.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Ale akonáhle sa revolucionari dostali k mu, prebodli ho, odrezali mu hlavu, a napichli ho na kopiju.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Ale kiedy rewolucjoniści dopadli go, zasztyletowali go, obcięli mu głowę i włożyli ją na pikę.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."오 유혈 사태가 너무 많아!" 그런데 혁명가들이 한 번 그를 사로잡자 그들은 그를 찌르고 그의 머리를 잘라서 그것을 창에 꽂았습니다
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Αλλά μόλις οι Επαναστάτες τον έπιασαν, τον μαχαίρωσαν, αποκεφάλισαν και έβαλαν το κεφάλι του σε μια λόγχη
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.Та коли революціонери до нього дісталися, його зарізали. Йому відрубали голову.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."הו, ישנה יותר מידי שפיכת דם" אבל ברגע שהמהפכנים הגיעו אליו, הם דקרו אותו, ערפו את ראשו ושמו אותו על כידון
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir."أأه, هنالك الكثير من سفك الدماء" ولكن حين توصل له الثوار، طعنوه، قطعوا رأسه، ووضعوها على رمح.
Ancak devrimciler onu ele geçirdiklerinde onu bıçaklamış, sonra da kafasını kesip bir kazığa geçirmişlerdir.首を切り落とし、槍の先に刺しました。 それから彼らはパリ市長のところへ戻って、市長を撃ちました。
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.A maioria destes indivíduos tinham passado a maior parte das suas vidas em hospitais para doentes crónicos.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.A lakók többsége szinte egész addigi életét kórházak krónikus osztályain töltötte.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Väčšina z nich strávila veľkú časť života dlhodobým pobytom v nemocniciach.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Większość z nich spędziła dużą część życia w szpitalach długoterminowych.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Большинство этих людей провели почти всю жизнь в больницах длительного пребывания.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Hầu hết từng người trong họ đã trải qua gần hết đời mình cư trú lâu dài trong các bệnh viện.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.그곳에 있는 대부분의 사람들은 삶의 대부분을
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.La maggior parte di loro aveva passato gran parte della propria vita in ospedale.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.La majorité de ces individus avaient passé la plupart de leur vie dans des hôpitaux de longue durée.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Majoritatea își petrecuseră mai toată viața internați în spitale.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Повечето от тези хора са прекарали по-голямата част от живота си в болници.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.רוב אותם אנשים בילו את מרבית חייהם באישפוזים ממושכים. זה היה לפני זמן רב.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.أمضى معظم هؤلاء الأشخاص معظم حياتهم
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.人生の大半を 病院で過ごしてきた人ばかり
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Dacă ea a avut o zi proastă, nu vrea să audă: "Fă o baie și ești bine." (Râsete)
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Gdy kobieta ma zły dzień, nie chce słyszeć: "Weź kąpiel, będzie dobrze".
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Nếu họ vừa có một ngày tồi tệ, họ sẽ không muốn nghe
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Se hanno avuto una giornata storta, non vogliono sentirsi dire: "Fai un bel bagno caldo che ti passa."
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Si ellas han tenido un día malo entonces no querrán escuchar. "Métete en la tina, estarás bien".
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."Si elles ont eu une mauvaise journée, elles ne veulent pas entendre,
Eğer kötü bir gün geçirmişlerse şunu duymak istemezler; "Git bir duş al, daha iyi olursun."אחרי יום קשה הן לא רוצות לשמוע: "לכי להתקלח. הכל יהיה בסדר."

İlgili Sayfalar