geçirmiş ile cümle
geçirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Umarım iyi vakit geçirmişsinizdir.И это верно, поскольку каждый из этих треугольников равен четверти площади прямоугольника.
Umarım iyi vakit geçirmişsinizdir.Надявам се, че сте се забавлявали.
Umarım iyi vakit geçirmişsinizdir.Сподіваюсь, вам сподобалось. Переклад на українську: Оксана Пасічник, рев'ювер:
Umarım Seyirciler: Umarım iyi vakit geçirmişsindir.I hope you had a nice time --
Varoşlara gitmiştim ve bir geceyi de orada geçirmiştim.Πήγα σε μια κακόφημη περιοχή και περασα την νύχτα εκεί.
Varoşlara gitmiştim ve bir geceyi de orada geçirmiştim.もう少しでヘロインを打ちそうになったり
Ve, Amerika, Amerika Kıtasının orta kesiminin 3'te 1'i kadar toprağı eline geçirmiş oldu.Bunt niewolników na Haiti, 3. i na koniec Stany
Ve, Amerika, Amerika Kıtasının orta kesiminin 3'te 1'i kadar toprağı eline geçirmiş oldu.아이티에서는 노예 반란이 일어나고 있었습니다. 그렇게 때문에 결국 미국은
Ve, Amerika, Amerika Kıtasının orta kesiminin 3'te 1'i kadar toprağı eline geçirmiş oldu.Kombinace loďstva Velké Británie a otrocké vzpoury na Haiti končí
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.그리고 인생을 다시 쌓아올리는데 20년을 보냈습니다.
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.Det havde taget ham næsten 20 år at genopbygge sit liv.
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.Téměr 20 let strávil budováním nového života.
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.Йому знадобилось 20 років, аби налагодити своє життя.
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.Но въпреки това, той бе умен, прекарвайки 20 г. в изграждане на живота си.
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.Он провёл почти 20 лет, восстанавливая свою жизнь.
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.ושהוא בילה כמעט 20 שנים בשיקום חייו.
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.وقد قضى حوالي العشرون سنة يعيد بناء حياته.
Ve neredeyse 20 yılını hayatını yeniden kurmak için geçirmişti.だから 名門大学を卒業し
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Ainsi, le carbone a obtenu oxydé dans ce processus.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır. Daha fazla oksidasyon yapmak için sol var olacak.Wobec tego atomy węgla zostały utlenione, a jeszcze przed nimi sporo utleniania.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Dus koolstof werd geoxideerd in dit proces.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Então o carbono foi oxidado no processo.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Jadi karbon yang sudah teroksidasi dalam proses ini.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.그래서 탄소는 이 과정에서 산화되는 것입니다.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Por lo tanto carbono ha metido oxidado en este proceso.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Uhlík je tedy zoxidován v tomto procesu.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Άρα, ο άνθρακας έχει οξειδωθεί σε αυτή τη διαδικασία.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Виходить, що в цьому процесі вуглець окиснився.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.Той се окисли в този процес.
Yani bu süreç karbon okside ele geçirmiş bulunmaktadır.لذا قد حصلت تتأكسد الكربون في هذه العملية.
Yani bütün dataları grafiğe geçirmiş.Den har altså indtegnet alle punkterne.
Yani bütün dataları grafiğe geçirmiş.이것은 모든 데이터를 표시했습니다
Yani bütün dataları grafiğe geçirmiş. Şimdi eğilim doğrusunu çizmek istiyorum. Bu tam olarak bir doğru değil.Całość danych na wykresie. teraz chciałbym dopasować tu linię prostą nie jest to do końca linia.
Yani bütün dataları grafiğe geçirmiş.Zakreslilo to všechna data.
Yani bütün dataları grafiğe geçirmiş.Отож, програма накреслить усі ці дані.
Yani bütün dataları grafiğe geçirmiş.Така че, това изобрази всички данни.
Yani bütün dataları grafiğe geçirmiş.لقد قام بتعيين جميع البانات
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...CA: Se vocês receberam milhares de comunicações diplomáticas de embaixadas dos EUA...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Cioè, se hai ricevuto migliaia di comunicazioni diplomatiche dell'ambasciata USA...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Eli, jos olisitte saaneet tuhansia USA:n diplomaattisähkeitä ...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Es decir, si recibierais miles de cables diplomáticos de la embajada de EE. UU...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Ik bedoel, als je duizenden telegrammen van deze ambassade had ontvangen...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Keby ste získali tisícky diplomatických telegramov americkej ambasády...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...미국 대사관 외교 전보들을 받았다면...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Mislim, če ste prejeli tisoče diplomatskih telegramov ameriškega veleposlaništva ...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Naja, wenn ihr tausende diplomatische Telegramme der Botschaft erhalten hättet...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Pokud jste dostali tisíce diplomatických telegramů americké ambasády...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Úgy értem, ha kaptatok több ezer US nagykövetségi diplomáciai táviratot ...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...Εάν όντως λάμβανες χιλιάδες διπλωματικά τηλεγραφήματα της πρεσβείας των ΗΠΑ...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...מברקים דיפלומטיים משגרירות ארה"ב...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...من برقيات السفارات الأمريكية ...
Yani eğer binlerce ABD elçiliğinin diplomatik kablo yayınını ele geçirmiş olsaydın...(ジュリアン:公開します) ...公開するんですね?
Yetkili Müdür: bu amaçla çokdilli bir web sitesini faaliyete geçirmiştir.Directeur exécutif: exécutif:
Yetkili Müdür: bu amaçla çokdilli bir web sitesini faaliyete geçirmiştir.E célból az ügynökség többnyelvű weboldalt üzemeltet.
Yetkili Müdür: bu amaçla çokdilli bir web sitesini faaliyete geçirmiştir.Het beschikt daarvoor over een meertalige website.
Yetkili Müdür: bu amaçla çokdilli bir web sitesini faaliyete geçirmiştir.În acest scop, agenţia a pus în funcţiune un site multilingv.
Yetkili Müdür: bu amaçla çokdilli bir web sitesini faaliyete geçirmiştir.Na tento účel agentúra prevádzkuje internetové stránky vo viacerých jazykoch.
Yetkili Müdür: bu amaçla çokdilli bir web sitesini faaliyete geçirmiştir.Tätä varten virasto ylläpitää monikielistä verkkosivustoa.
Yetkili Müdür: bu amaçla çokdilli bir web sitesini faaliyete geçirmiştir.Προσωρινό εκτελεστικό διευθυντή:
Yüzde 40 olması gerekirken tüpünde yüzde 80 oksijen vardı. Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Die Sauerstoffvergiftung verursachte einen Krampf und er ertrank.