geçirmiş ile cümle

geçirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Taliban Kabil'i ele geçirmişti ve biz "Yerel cihad bizim sorunumuz değildir" dedik.Taliban zabral Kábul a my jsme si řekli, "Lokální džihád - není náš problém."
Taliban Kabil'i ele geçirmişti ve biz "Yerel cihad bizim sorunumuz değildir" dedik.We zeiden: "Plaatselijke jihad, geen probleem."
Taliban Kabil'i ele geçirmişti ve biz "Yerel cihad bizim sorunumuz değildir" dedik.Талибан захватил Кабул, а мы сказали: "Локальный джихад, не наша проблема".
Taliban Kabil'i ele geçirmişti ve biz "Yerel cihad bizim sorunumuz değildir" dedik.הטליבאן השתלט על קאבול, ואנו אמרנו, "זה ג'יהאד מקומי. לא הבעיה שלנו."
Taliban Kabil'i ele geçirmişti ve biz "Yerel cihad bizim sorunumuz değildir" dedik.استولت طالبان على كابول و قلنا "جهاد محلي، ليست مشكلتنا"
Taliban Kabil'i ele geçirmişti ve biz "Yerel cihad bizim sorunumuz değildir" dedik.その時私達は「局所ジハードだから 私達には関係ない」と言いました そのタリバンが カンダハールの要地を
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.이분은 조국의 점령을 반대하는 아주 조그만 플랜카드를 들고 계시다가 티벳의 감옥에 2년동안 수감되셨습니다.
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.Két évre börtönbe vetették Tibetben az országának megszállása ellen tiltakozó apró plakát kifüggesztése miatt.
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.O Dalai Lama vive em Dharamsala, na Índia. Tirei esta foto três dias depois de ela ter chegado.
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.היא נכלאה בטיבט למשך שנתיים משום שתלתה כרזה קטנה המוחה על הכיבוש של ארצה.
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.تم زجها في السجن لمدة عامين في التيبت لارتدائها " لافتة " صغيرة اعتراضا على احتلال بلدها
Tibet'te, ülkesinin işgalini küçük bir pankart ile protesto ettiği için iki yılını hapiste geçirmiş.小さなプラカードを掲げたことで 2年間 刑務所に入れられていました 彼女と出会った時-
Trafik kazası (auto-onnettomuus) geçirmişseniz veya bir kazanın tanığı iseniz.Cuando haya sufrido o presenciado un accidente de circulación (auto-onnettomuus)
Trafik kazası (auto-onnettomuus) geçirmişseniz veya bir kazanın tanığı iseniz.du har råkat ut för en bilolycka (auto-onnettomuus) eller är vittne till en olycka
Trafik kazası (auto-onnettomuus) geçirmişseniz veya bir kazanın tanığı iseniz.olet joutunut auto-onnettomuuteen tai olet todistamassa onnettomuutta
Trafik kazası (auto-onnettomuus) geçirmişseniz veya bir kazanın tanığı iseniz.si vous avez été victime d'un accident de voiture (auto-onnettomuus) ou si vous avez été témoin d'un accident
Trafik kazası (auto-onnettomuus) geçirmişseniz veya bir kazanın tanığı iseniz.вы попали в автомобильную аварию (auto-onnettomuus) или стали свидетелем ДТП
Trafik kazası (auto-onnettomuus) geçirmişseniz veya bir kazanın tanığı iseniz.وقع لك حادث سيارة (auto-onnettomuus) أو كنت شاهدًا على حادث.
Trafik kazası (auto-onnettomuus) geçirmişseniz veya bir kazanın tanığı iseniz.遭遇交通事故 (auto-onnettomuus) 或目击事故
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.그는 3년간을 나이로비에서 노숙자로 지낸 사람입니다. 부모님이 에이즈로 세상을 떠났기 때문이죠.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Cậu đã dành 3 năm sống trên các đường phố ở Nairobi. bởi vì bố mẹ cậu đã mất do AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Dia menghabiskan tiga tahun hidup di jalanan Nairobi karena orangtuanya meninggal akibat AIDS
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Er lebte drei Jahre auf den Straßen in Nairobi, weil seine Eltern an AIDS gestorben waren.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Había pasado tres años en Nairobi viviendo en la calle porque sus padres habían muerto de SIDA.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Ha passato tre anni a Nairobi vivendo per strada dacché i suoi genitori sono morti di AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Három évig élt Nairobiban az utcán, mert a szülei meghaltak AIDS-ben.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Hij heeft 3 jaar in Nairobi op straat doorgebracht omdat zijn ouders aan AIDS gestorven waren.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Il avait passé trois ans à Nairobi à vivre dans la rue parce que ses parents étaient morts du SIDA.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Passou três anos em Nairobi. a viver nas ruas porque os pais tinham morrido de SIDA.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Steven a petrecut trei ani în Nairobi locuind pe străzi pentru că părinţii lui au murit de SIDA.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Strávil tri roky na ulici v Nairobi, lebo jeho rodičia zomreli na AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Strávil tři rok žitím na ulicích Nairobi, protože jeho rodiče zemřeli na AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Για τρία χρόνια στο Ναϊρόμπι ζούσε στο δρόμο, επειδή οι γονείς του είχαν πεθάνει από AIDS.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Он прожил три года в Найроби на улице, так как его родители умерли от СПИДа.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.Прекарал е три години в Найроби, живял е на улицата, защото родителите му са починали от СПИН.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.הוא גר 3 שנים ברחובות ניירובי כי הוריו מתו מאיידס.
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.والذي قضى 3 سنوات في نيروبي يقطن في الطرقات لان والديه قضيا نحبهما بسبب مرض الايدز
Üç yılını Nairobi'de sokaklarda yaşayarak geçirmişti çünkü ailesini AIDS'den kaybetmişti.両親をエイズで亡くしたからです でも学校に帰ってきました
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."Espero que hayas pasado un buen momento en la fiesta de Buddy".
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."Ich hoffe du hattest eine gute Zeit auf Buddys Party.
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."I hope you had a nice time at Buddy's party."
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."Ik hoop dat je een fijne tijd hebt gehad op Buddy's feest.'
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."J'espère que tu as passé un bon moment chez Buddy pour sa fête."
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."나는 당신이 친구의 파티에서 좋은 시간을 갖기를 바랍니다."
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."Mam nadzieję, że miło spędziłaś czas na przyjęciu u Buddy'iego.
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."Sper că v-ați simțit bine la petrecerea lui Buddy."
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."Spero vi siate divertiti alla festa di Buddy."
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."Надеюсь, что ты провела хорошее время на празднике у твоего друга."
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."Надявам се, че си прекарала добре при Бъди на партито.
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."אני מקווה שהיה לך כיף במסיבה של באדי."
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."آمل أن تكوني قد قضيتي وقتا طيبا في حفلة الأصدقاء ".
Umarım arkadaşının partisinde iyi vakit geçirmişsindir."よくできました すばらしい
Umarım iyi vakit geçirmişsindir.Buen momento, momento--
Umarım iyi vakit geçirmişsindir.Gute Zeit bei
Umarım iyi vakit geçirmişsindir.Momenti gioiosi, momenti
Umarım iyi vakit geçirmişsindir.Simțit bine, bine --
Umarım iyi vakit geçirmişsindir.Добре, добре...
Umarım iyi vakit geçirmişsinizdir.재미있었으면 좋겠습니다
Umarım iyi vakit geçirmişsinizdir.Snad jste si to užili.
Umarım iyi vakit geçirmişsinizdir.Spero ti sia piaciuto.

İlgili Sayfalar