geçirmiş ile cümle

geçirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Bizony... kiderül, hogy Miguel életpályája nagyobb részét a Mikumi Nemzeti Parkban töltötte, Afrikában.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Det visar sig att Miguel har ägnat större delen av sin karriär i Mikumis nationalpark i Afrika.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Il s'avère que Miguel a passé la plus grande partie de sa carrière dans le Parc National Mikumi en Afrique.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Okazuje się, że Miguel większą część swego zawodowego życia spędził w Parku Narodowym Mikumi w Afryce.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Resulta que Miguel pasó la mayor parte de su carrera en el Parque Nacional Mikumi en Africa.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Salta fuori che Miguel ha speso gran parte della sua carriera al Parco Nazionale Mikumi in Africa.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Sucede que o Miguel passou a maior parte da sua carreira no Parque Nacional Mikumi em África.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Ternyata, Miguel menghabiskan sebagian besar waktu karirnya di Taman Nasional Mikumi di Afrika.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Ukázalo se, že Miguel strávil většinu svého profesního života v Národním parku Mikumi v Africe.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Ο Miguel ένα μεγάλο μέρος της επαγγελματικής ζωής του το πέρασε στο Εθνικό Πάρκο Mikumi της Αφρικής.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Оказа се, че Мигел е прекарал по-голяма част от своята кариера, в африканския национален парк Микуми.
Miguel kariyerinin büyük bir bölümünü Afrika'daki Mikumi Milli Parkı'nda geçirmiş.Оказывается, Мигель провёл лучший период своей карьеры в национальном парке Микуми в Африке.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçEste é o escaravelho-do-deserto-da-Namíbia. Tem uma forma evoluída de colher água no deserto.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçEz a namíbiai páragyűjtő bogár, és kifejlesztette a módszert, amellyel a saját vizét gyűjtheti a sivatagban.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçIni adalah kumbang penangkap-embun Namibia, yang telah mengembangkan cara mendapatkan airnya sendiri di gurun.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirç이것은 나미비안 포그-배스킹 딱정벌레입니다. 그것은 사막에서 물을 구할 수 있는 방식으로 진화되었습니다.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçOto namibijski żuk tzw. "łapacz rosy", który wykształcił możliwość własnego źródła wody na środku pustyni.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçQuesto è la scarafaggio della Namibia che ha sviluppato un sistema per raccogliere acqua nel deserto.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçVoici le Ténébrion du désert, et il a développé une façon de récolter sa propre eau potable dans le désert.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçΑυτό είναι το σκαθάρι της ερήμου Ναμίμπια και ανέπτυξε έναν τρόπο λήψης φρέσκου νερού στην έρημο.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçЭто намибийский жук, который в процессе эволюции научился собирать питьевую воду в пустыне.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçזוהי חיפושית 'טבולת-ערפל' מנמיביה, אשר פיתחה דרך לאיסוף מים עצמי במדבר.
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirçهذه خنفسة من ناميمبيا .. تعمل على اعتراض الضباب وقد طورت طريقة خاصة بها لكي تحصل على المياه النظيفة من الصحراء
Namibiya çöl böceği çölde temiz su üretmek için evrim geçirmiştirç砂漠で新鮮な水を自己採集できるように進化しました どうやるかと言うと 夜
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,나타니엘 에이어는 쥴리아드에서 더블 베이스 연주가였지만 20대 초반에 연이은 정신질환을 앓은 끝에
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,20代前半に一連の 精神病症状に襲われ ベルビューで向精神薬の 治療を受け
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,Nathaniel Ayers a fos contrabasist la Juilliard, dar avusese o serie de episoade psihotice pe la 20 de ani.
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,Nathaniel Ayers studiował w Julliard w klasie kontrabasu, ale jako 20-latek przeszedł szereg psychoz.
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,נתניאל איירס היה נגן קונטרבס בהרווארד, אבל הוא סבל מסדרת אירועים פסיכוטיים בתחילת שנות ה-20 שלו,
Nathaniel Ayers, Juilliard'da kontrabas okumuş, 20'li yaşlarında bir dizi psikotik atak geçirmiş,ناثانيال آيرز كان عازف باص مزدوج في جوليارد لكنه تعرض لسلسة من الاضطرابات الذهنية في بداية عشرينياته
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Cały ten czas spędziliby sami.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.De tillbringade hela den tiden ensamma.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.De ville have tilbragt al den tid alene.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.E durante tutto quel tempo, erano soli.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Egész idő alatt egyedül voltak.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Eles teriam passado o tempo juntos, todo esse tempo.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Họ đã dành khoảng thời gian riêng với nhau.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Ils passaient tout ce temps ensemble tout seuls.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.오랫동안 단둘이 있었을 겁니다.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Mereka menghabiskan waktu berdua saja, setiap saat.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Petreceau timpul singuri, tot acel timp.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Sie hätten die Zeit allein verbracht, die ganze Zeit.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Trávili celou tu dobu o samotě.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Tuvieron que estar a solas, todo ese tiempo.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Ze waren al die tijd alleen.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Θα πέρασαν πολύ καιρό μόνοι τους, όλο αυτόν τον καιρό.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.І весь цей час весь вони були наодинці.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Они проводили всё это время наедине.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.Те са прекарвали цялото време сами.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.הם ודאי בילו ביחד, רק שניהם, כל הזמן הזה.
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.فمن المؤكد أنهم قضو كل ذلك الوقت بمفردهم
O zamanı yalnız geçirmiş olsalar gerek, onca zamanı.彼女の耳には奥さんの耳飾り
Parmağımı uygunsuz bir yerine geçirmişim.해서는 안될 손가락 모양을 하고서는,
Parmağımı uygunsuz bir yerine geçirmişim.אצבעי במקום בו היא לא אמורה להיות,
Parmağımı uygunsuz bir yerine geçirmişim.وأنا واضع اصبعي في مكان غير لائق،
Parmağımı uygunsuz bir yerine geçirmişim.このブンブン言う羊を振り回しました
Rafe, her zaman gülmeye hazır bir şekilde mutlu bir çocukluk geçirmişti.Et depuis, il ne rêvait que de ça.
Seyirciler: Umarım iyi vakit geçirmişsindir.ED:(時間の)
Seyirciler: Umarım iyi vakit geçirmişsindir.관중 : 좋은 시간을,
Seyirciler: Umarım iyi vakit geçirmişsindir.Public : "un bon .. un bon moment..."

İlgili Sayfalar