geçirmiş ile cümle
geçirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.Musel to byť poriadne veľký šok.
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.Musel to pro něj bejt docela velkej šok.
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.Probabil a fost un soc destul de mare.
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.To musiał być naprawdę duży szok.
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.Πρέπει να ήταν μεγάλο το σοκ.
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.Наверное, это было огромным потрясенем.
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.Трябвало да бъде голям шок за него
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.זה בטח היה ממש שוק
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.كانت صدمـــه كبيره جداً
Çok büyük şok geçirmiş olmalı.うん 切るね!
Çok zor bir gün geçirmiş olmalısın.Ça doit être très dur pour toi. Tu as l'air fatiguée.
Çok zor bir gün geçirmiş olmalısın.Nehéz időszakon vagy túl.
Çok zor bir gün geçirmiş olmalısın. Yorgun görünüyorsun.قضيت حتما يوما عصيبا, يظهر عليك التعب
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.A înţeles pentru că a petrecut timp cu aceste persoane.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Capì perché trascorre del tempo con queste persone.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Con bé hiểu vì nó dành thời gian với những con người này.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Dia paham karena dia menghabiskan waktu bersama orang-orang ini.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Ela percebeu porque passou tempo com estas pessoas.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Elle a compris car elle a passé du temps avec ces gens.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Felfogta, mert időt töltött ezekkel az emberekkel.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.딸이 이 사람들과 같이 시간을 보냈기 때문에 이해한거죠.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Lo entendió porque pasó tiempo con esta gente.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Sie verstand es, weil sie Zeit mit diesen Menschen verbrachte.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Ze begreep het omdat ze tijd doorbracht met deze mensen.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Το κατάλαβε γιατί πέρασε χρόνο με αυτούς τους ανθρώπους.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Вона зрозуміла історію, адже провела час з цими людьми.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Потому что она привыкла к этим персонажам.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.Тя я получи, защото прекара известно време с тези хора.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.היא הבינה את זה מפני שהיא בילתה זמן עם האנשים האלה.
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.استوعبتها لأنها قضت وقتاً مع هؤلاء الاشخاص
Çünkü bu insanlarla vakit geçirmişti.パンフレットや映画の中の抽象的なものではありません
Daha sonra kendisini Baş Konsül olarak ilan etti. Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.la Segunda Coalición.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.(77:13) разделил море, и провел их чрез него, и поставил воды стеною;
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.A despărţit marea, şi le -a deschis un drum prin ea, ridicînd apele ca un zid.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Dividió el mar y los hizo pasar; hizo que las aguas se detuvieran como en un dique
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Dividiu o mar, e os fez passar por ele; fez com que as águas parassem como um montão.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Divise il mare e li fece passare e fermò le acque come un argine
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Er zerteilte das Meer und ließ sie hindurchgehen und stellte das Wasser wie eine Mauer.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Hän halkaisi meren ja vei heidät sen läpi, hän seisotti vedet roukkioksi.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Han kløvde havet og lot dem gå gjennem det og lot vannet stå som en dynge.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.han kløvede Havet og førte dem over, lod Vandet stå som en Vold;
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Han klöv havet och lät dem gå därigenom och lät vattnet stå såsom en hög.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ia membelah laut, lalu menyeberangkan mereka; air ditegakkan-Nya seperti bendungan
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Il fendit la mer et leur ouvrit un passage, Il fit dresser les eaux comme une muraille.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ketté választotta a tengert s átvitte õket; és felállította a vizeket fal gyanánt.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.저가 바다를 갈라 물을 무더기 같이 서게 하시고 저희로 지나게 하셨으며
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ngài rẽ biển ra , làm cho họ đi ngang qua , Khiến nước dựng lên như một đống .
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Ngài rẽ biển ra, làm cho họ đi ngang qua, Khiến nước dựng lên như một đống.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Razklal je morje in peljal jih čez, in postavil je vode kakor jez.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdělil moře, a převedl je; učinil, aby stály vody jako hromada.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdelil more a previedol ich a postavil vody jako nejakú hromadu.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Rozdzielił morze, i przeprowadził ich, i sprawił, że stanęły wody jako kupa.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Διεσχισε την θαλασσαν και διεπερασεν αυτους και εστησε τα υδατα ως σωρον
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.Раздвои морето и ги преведе, И направи водите да стоят като грамада.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.בקע ים ויעבירם ויצב מים כמו נד׃
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.شق البحر فعبّرهم ونصب المياه كندّ.
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.他 將 海 分 裂 、 使 他 們 過 去 . 又 叫 水 立 起 如 壘
Denizi yarıp geçirmişti onları, Bir duvar gibi ayakta tutmuştu suları.他 將海 分裂 、 使 他 們過 去 . 又叫水 立起 如壘
Desene benden daha iyi zaman geçirmişsin.Du har nog haft det skojigare än jag.
Desene benden daha iyi zaman geçirmişsin.Du hattest es besser als ich, glaube ich.