geçirmiş ile cümle

geçirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Anh ấy bị tai biến do ngộ độc oxy và anh ấy chết đuối
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Convulsionó por la toxicidad del oxígeno y se ahogó.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Ebbe una crisi di tossicità da ossigeno e annegò.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Hij liep een zuurstofvergiftiging op en verdronk.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Il a eu une crise d'hyperoxie et il s'est noyé.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.이로인해 발작이 생겼고 그는 익사했습니다.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Od toksyczności tlenu dostał drgawek, a następnie utonął.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Έπαθε τοξικότητα οξυγόνου και πνίγηκε.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.Получил е кислороден токсичен припадък и се е удавил.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.У него случился приступ из-за кислородного отравления, и он утонул.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.У нього трапився напад через кисневе отруєння, і він захлинувся.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.הוא קיבל הרעלת חמצן וטבע.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.فحدث له نوبة سمية الأكسجين ثم غرق.
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.これをお見せしたのは がっかりさせるためではなく
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Come questo papà che ci ha scritto, suo figlio ha una paralisi cerebrale e non può usare una tastiera normale.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Como este padre que nos escribió, su hijo tiene parálisis cerebral y no puede usar un teclado normal.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.En pappa skrev till oss om att hans son har en CP-skada och inte kan använda ett vanligt tangentbord.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.예를 들면, 한 아버지가 우리에게 연락을 했는데요, 아들이 뇌성마비 때문에 일반 키보드를 사용할 수가 없데요.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Napisał do nas pewien tata, jego syn cierpi na porażenie mózgowe i nie może używać zwykłej klawiatury.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Például ez az apa írt nekünk, a fiának agyi bénulása van és nem tud normális billentyűket használni.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Zoals deze vader, die een zoon had met hersenverlamming, en geen gewoon toetsenbord kan gebruiken.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.Един баща ни писа, че синът му има церебрална парализа и не може да използва стандартна клавиатура.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.כמו האבא שכתב לנו, שלבנו יש שיתוק מוחין והוא לא מסוגל להשתמש במקלדת רגילה.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.كهذا الاب الذي كتب لنا ان ابنه مصاب بالشلل الدماغي و لا يمكنه استعمال لوحة المفاتيح العادية.
Bize yazan bir baba gibi, oğlu beyin felci geçirmiş ve normal klavye kullanamıyormuş.普通のキーボードは使えません お父さんは 特別なコントローラーを
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.E assim assume o poder.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.그러니까 그는 정권을 잡았지요.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.Přebírá tedy veškerou moc.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.Quindi prende il potere.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.Tak więc przejmuje władzę.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.И така взима властта.
Böylece, tüm gücü de eline geçirmiş oldu.Отже, він приходит до влади.
Böyle düşünüyor olabilirsin ve bütün yaşamını böyle geçirmiş olabilirsin.Du kannst das denken und du kannst dein ganzes Leben darin leben.
Böyle düşünüyor olabilirsin ve bütün yaşamını böyle geçirmiş olabilirsin.Gondolhatod így, sőt az egész életed élheted ebben (a hitben).
Böyle düşünüyor olabilirsin ve bütün yaşamını böyle geçirmiş olabilirsin.Je denkt misschien dat en je al je leven in dat kan leven.
Böyle düşünüyor olabilirsin ve bütün yaşamını böyle geçirmiş olabilirsin.Poți să crezi asta și să fi trăit toată viața așa.
Böyle düşünüyor olabilirsin ve bütün yaşamını böyle geçirmiş olabilirsin.Tu peux le croire et y passer ta vie.
Böyle düşünüyor olabilirsin ve bütün yaşamını böyle geçirmiş olabilirsin.Μπορεί να το πιστεύεις αυτό και μπορεί να ζήσεις όλη σου τη ζωή σ' αυτό.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.A maioria destes indivíduos tinham passado a maior parte das suas vidas em hospitais para doentes crónicos.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.A lakók többsége szinte egész addigi életét kórházak krónikus osztályain töltötte.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Väčšina z nich strávila veľkú časť života dlhodobým pobytom v nemocniciach.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Większość z nich spędziła dużą część życia w szpitalach długoterminowych.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler. Bu, uzun zaman önce oluyor.Большинство этих людей провели почти всю жизнь в больницах длительного пребывания.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Hầu hết từng người trong họ đã trải qua gần hết đời mình cư trú lâu dài trong các bệnh viện.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.그곳에 있는 대부분의 사람들은 삶의 대부분을
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.La maggior parte di loro aveva passato gran parte della propria vita in ospedale.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.La majorité de ces individus avaient passé la plupart de leur vie dans des hôpitaux de longue durée.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Majoritatea își petrecuseră mai toată viața internați în spitale.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.Повечето от тези хора са прекарали по-голямата част от живота си в болници.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.רוב אותם אנשים בילו את מרבית חייהם באישפוזים ממושכים. זה היה לפני זמן רב.
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.أمضى معظم هؤلاء الأشخاص معظم حياتهم
Bu bireylerin bir çoğu yaşamlarının bir çoğunu hastanelerde geçirmişler.人生の大半を 病院で過ごしてきた人ばかり
Bu ikinci köpekbalığı da, zamanının büyük bölümünü İrlanda suları çevresinde geçirmiş.Drugi rekin spędził większość czasu w pobliżu Morza Irlandzkiego.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.그리고 제가 들고 있는 이 사람은 등에 문제가 있었을 겁니다. 아마도 어렸을 때 부상을 입었던 것 같거든요.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.Και αυτό το άτομο, που κρατώ εδώ, είχε προβλήματα με την πλάτη του -- μάλλον από χτύπημα όταν ήταν παιδί.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.А у этой особи, что я сейчас держу в руках, были проблемы со спиной. Он, скорее всего, повредил её в детстве.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.ולפרט הזה, זה שאני מחזיקה כאן, היתה לו בעיה בגב, כנראה נפצע בילדותו.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.وهذا الفرد بنفسه، هو الذي أحمله هنا، حقيقة كانت على ظهره إصابة -- وربما أصيب عندما كان طفلا.
Bu kişi, şuan burada elimde tuttuğum... ...geçmişinde muhtemelen bir sakatlık geçirmiş.子供の時に怪我したのだと思います 側弯症を患い家族や女性たちの介護を受けたと思います
Bunları kesinlikle yapmayız, Temple Bar bölgesinde oldukça hovarda bir gece geçirmiş olsak bile. (Gülüşmeler)Ça n'est pas notre genre, bien qu'une soirée dans le quartier de Temple Bar puisse échapper à tout contrôle.

İlgili Sayfalar