geçirmiş ile cümle
geçirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Bố tôi gặp một tai nạn giao thông thảm khốc và ông qua đời.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.저희 아버지가 최악의 자동차 사고를 당해서 돌아가신 것이었습니다.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Mein Vater war in einen katastrophalen Autounfall verwickelt und er starb.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Mijn vader had een verschrikkelijk auto-ongeluk gehad, en was overleden.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Mio papà aveva avuto un terribile incidente d'auto, ed era morto.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Mój Ojciec brał udział w wypadku samochodowym i umarł.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Môj otec bol účastníkom katastrofálnej autonehody a zomrel.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Mon père avait eu un accident de voiture catastrophique, et il était mort.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.O meu pai tinha tido um acidente de carro catastrófico, e morreu.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Tatăl meu avusese un accident rutier catastrofal și a murit.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Ο πατέρας μου είχε ένα τρομερό τροχαίο και πέθανε.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Баща ми претърпял катастрофа с автобомил и умрял.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.Мой отец попал в автокатастрофу и умер.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.אבא שלי היה בתאונת דרכים קטסטרופלית והוא מת.
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.ان والدي اصيب بحادثة سيارة مميت .. ولقي حتفه
Babam çok ciddi bir trafik kazası geçirmiş ve vefat etmişti.死亡したと告げられました 24歳で私が死ぬことは
Bana bir ömür geçirmiş bir adam göstermek yasa dışı나에게 일생을 보낸 사람을 표시 법을 무시하고
Bana bir ömür geçirmiş bir adam göstermek yasa dışıתראה לי אדם שהקדיש את חייו מחוץ לחוק
Bana bir ömür geçirmiş bir adam göstermek yasa dışıتبين لي الرجل الذي أمضى حياته خارج نطاق القانون
Bana bir ömür geçirmiş bir adam göstermek yasa dışı私はあなたに死亡した男性を紹介していること 貧民
Başkan Park Dong Jae kriz geçirmiş. Durumu nasıl?Ο Πρόεδρος Παρκ ΝτονγκΤζε έχει χάσει τις αισθήσεις του.
Başkan Park Dong Jae kriz geçirmiş.Le Président Park Dong Jae vient de s'évanouir.
Başkan Park Dong Jae kriz geçirmiş.Park Dong Jae elnök összeesett.
Başkan Park Dong Jae kriz geçirmiş.الرئيس بارك دونغ جاي اغمي عليه
Belki de karada bir kaç ay geçirmiş olsaydım bu durum hoşuma gidebilirdi. Kımılda Bill.Forse, rimanendo a terra cosė tanto, mi sarebbe anche piaciuto.
Belki de karada bir kaç ay geçirmiş olsaydım bu durum hoşuma gidebilirdi."Wenn ich jemals monatelang an Land bliebe, könnte es mir sogar gefallen."
Beş büyük şirket, şimdiden dünyanın tohum kaynaklarının yüzde 75"ini ele geçirmiş durumdadır.因に5大巨大企業が既に 世界の商用種子の75%を占有していますー。 私たちは、種子を全て彼らに委ねてはいけません。
Bir bakima evrim gecirmis.A svým způsobem se vyvinula.
Bir bakima evrim gecirmis.E in un certo senso si è evoluta.
Bir bakima evrim gecirmis.És bizonyos értelemben fejlődött.
Bir bakima evrim gecirmis.Et elle a évolué d'une certaine forme.
Bir bakima evrim gecirmis.I ewoluowała.
Bir bakima evrim gecirmis.그렇게 진화해온 것입니다.
Bir bakima evrim gecirmis.Och den har utvecklats under tiden.
Bir bakima evrim gecirmis.Se on tavallaan kehittynyt.
Bir bakima evrim gecirmis.Sie hat sich auf eine Art entwickelt.
Bir bakima evrim gecirmis.S tem se je nekako razvijala.
Bir bakima evrim gecirmis.Và đó là một kiểu tiến hoá.
Bir bakima evrim gecirmis.Και κατά κάποιον τρόπο έχει εξελιχθεί.
Bir bakima evrim gecirmis.И един вид се е развила.
Bir bakima evrim gecirmis.И она развивается.
Bir bakima evrim gecirmis.וזה בעצם התפתח.
Bir bakima evrim gecirmis.وهي نوع ما متطورة.
Bir bakima evrim gecirmis.它還某程度上進化了。
Bir bakima evrim gecirmis.聖書は天国で書かれて降ってきたものではありません
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Are o canapea imensă, încap destui oameni, şi de fapt ne-am distrat făcând asta.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Była też wielka kanapa, na której mieściło się kilka osób, i świetnie się na niej bawiliśmy.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Er staat een enorme sofa, kunnen heel wat mensen op, en we hadden er gewoon veel plezier mee.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Es hatte eine große Couch, auf der ein paar Leute Platz hatten, und wir hatten hauptsächlich Spaß damit.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Ha un divano enorme per diverse persone, e fondamentalmente ci siamo divertiti un sacco con questa.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Il y avait un grand canapé, pour plusieurs personnes, nous nous sommes vraiment bien amusés avec.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.이것은 거대한 휴식처이며, 소수의 이들에게 알맞게 설계되었으며, 기본적으로, 우리는 이곳에서 멋진 시간을 보낼겁니다.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Tiene un sofá enorme, en el que caben varias personas, y básicamente nos divertimos con este.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Và một ghế bành to vừa đủ cho vài người và chúng tôi đã rất vui khi làm cái đó.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Има огромен диван, който събира доста хора, и всъщност страшно се забавлявахме с това.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.Там уместился огромнмый диван, уместится и немло людей, и, в общем, работа с этим проектом была в радость.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.יש בו ספה ענקית, שמכילה די הרבה אנשים, ובעיקרון היה לנו כיף של זמן עם זה.
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.بها أريكة ضخمة، تسع لعدد جيد من الناس وقد استمتعنا بوقتنا في هذه
Bir kaç insanın sığabileceği dev bir koltuk vardı. ve kısaca içinde harika zaman geçirmiştik.これがあれば楽しく過ごせることでしょう このトレーラの中で旅 逃避とは何かと
Bir oksijen zehirlenmesi geçirmiş ve boğulmuştu.A avut un atac de apoplexie cauzat de intoxicarea cu oxigen şi s-a înecat.