geçirmiş ile cümle
geçirmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bob bir kaza geçirmiş olmalı.Bob must have had an accident.
Ve birlikte konuşarak saatler geçirmiştik.And we had spent hours talking together.
Arkadaşım Afrika'da kötü bir zaman geçirmiş olabilir.My friend may have had a bad time in Africa.
Onlar bir kaza geçirmiş olmalı.They must have had an accident.
O henüz geri gelmedi. Kaza geçirmiş olabilir.He isn't back yet. He may have had an accident.
Bir kaza geçirmiş olması olasıdır.It is possible that he has had an accident.
Onlar Roma'da iyi zaman geçirmiş gibi görünüyorlar.They seem to have had a good time in Rome.
Çok zor bir zaman geçirmiş gibi görünüyor.She seems to have had a very hard time.
O, partide hoşça vakit geçirmiş gibi görünüyor.It appears that she had a nice time at the party.
Harika bronzluğa bakarsak, tatilinizin çoğunu sahilde geçirmişsiniz gibi görünüyor.Judging by that great tan, it looks like you spent most of your vacation on the beach.
Şimdiye kadar geçirmiş olduğum en soğuk kış San Francisco'daki bir yazdı.The coldest winter I ever spent was a summer in San Francisco.
O bir kalp krizi geçirmişti.He had suffered a heart attack.
Birçoğu İngiliz fabrikalarında yıllar geçirmişti.Many had spent years in British factories.
1862'de Kongre Homstead Yasasını geçirmişti.In 1862, Congress had passed the Homestead Act.
Tom Mary'nin çatının kenarında durduğunu gördüğü zaman neredeyse kalp krizi geçirmişti.Tom nearly had a heart attack when he saw Mary standing on the edge of the roof.
Harika zaman geçirmişsin gibi görünüyor.It sounds like you had a great time.
Ofiste kötü bir gün geçirmişti.She had a bad day at the office.
Tom süre bitimini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Tom son teslim tarihini geçirmiş olduğunun farkındaydı.Tom was aware that the deadline had passed.
Harika bir hafta sonu geçirmiş olmalısın?You must've had a great weekend.
Zor bir zaman geçirmiş olmalısın.You must've had a hard time.
İyi zaman geçirmiş olmalısın.You must've had a good time.
Güzel bir gün geçirmiş olmalısın.You must've had a nice day.
Bir trafik kazası geçirmişsem ne yapmalıyım?What should I do if I'm involved in a traffic accident?
Tom öyle travma geçirmiş ki güçlükle konuşuyordu.Tom was so traumatized he could barely speak.
Zor bir gün geçirmişsin gibi görünüyor.It looks like you had a tough day.
Zor bir gün geçirmiş gibi görünüyorsun.It looks like you've had a hard day.
Tom bu sabah, üzerine alelacele bir şeyler geçirmiş gibi görünüyor.Tom looks like he got dressed in the dark this morning.
Seni sarsıntı geçirmiş halde hayal edemiyorum.I can't picture you traumatized.
Çok zor bir gün geçirmiş olmalısın.You must've had a very hard day.
Tom bir kaza geçirmiş olmalı.Tom must've had an accident.
Tom zaten ameliyat geçirmiş.Tom has already undergone surgery.
Travma geçirmişlerdi.They were traumatized.
Leyla zor bir çocukluk geçirmişti.Layla had a tough childhood.
Tom şok geçirmiş olmalı.Tom must've been shocked.
Sami kanla kaplıydı ve travma geçirmişti.Sami was covered in blood and traumatized.
Sami daha önce bir kalp krizi geçirmişti.Sami has previously had a heart attack.
Tom görmüş geçirmiş biri.Tom has been around the block.
Zor bir gece geçirmişsin gibi görünüyor.It looks like you had a rough night.
Şanssız bir kaza geçirmiş.She met with an unfortunate accident.
Sözleri ruhumu ele geçirmişti.His words haunted me.
Hiç kafa travması geçirmiş miydiniz?Have you ever had a head injury?
Scott Russell bu dalgaların kuramsal ve pratik araştırmaları yapmak için biraz zaman geçirmiştir.Scott Russell spent some time making practical and theoretical investigations of these waves.
Son zamanlarda da Makedonya'nın kontrolünü ele geçirmişti.Recently he had finally gained control over Macedon.
İngilizlerin yardımına rağmen, Mayıs sonuna kadar, Almanlar ülkenin çoğunu ele geçirmişti.Despite British assistance, by the end of May, the Germans had overrun most of the country.
Çehov, üst sınıfı da ziyaret etmiş ve bunu not defterine geçirmiştir: "Aristokratlar?Chekhov visited the upper classes as well, recording in his notebook: "Aristocrats?
2006 yılının ilk çeyreğinde, Jamaika ekonomisi bir büyüme dönemi geçirmiştir.Since the first quarter of 2006, the economy of Jamaica has undergone a period of staunch growth.
1982 yılında Ney oldukça önemli bir kalp krizi geçirmiştir.In 1982, Ney had a serious heart attack.
Brett bir sonraki bahar döneminde tekrar bir hemoroid operasyonu geçirmiştir.Brett underwent further hemorrhoid surgery the following spring.
Çocukluğunu Rio de Janeiro ve Birleşik Devletler arasında geçirmiştir.She spent her childhood between Rio de Janeiro and the United States.
1969 Çin-Sovyet ayrılığı sırasındaki sınır çarpışmasında, PLA bir Sovyet T-62'sini ele geçirmiştir.During the 1969 Sino-Soviet border conflict, the PLA was able to capture a Soviet T-62 MBT.
Fethiye, pek çok önemli depremler geçirmiştir.Fethiye has experienced many earthquakes.
Dahası, Çin bir dereceye kadar gelişimin daha kolay parçalarını geçirmişti.Moreover, China had to some extent already undergone the easier parts of development.
Bir enfeksiyon geçirmiş ve bir süre sonra görme yetisini kaybetme tehlikesi vardı.He suffered from an infection and for a time was in danger of losing his sight.
Bizans 964'te Adana'yı yeniden ele geçirmiştir.The Byzantines recaptured Adana in 964.
1988 de Francis E. Low sıfır zaman tünellemesini tekrar gözden geçirmiştir.In 1998, Francis E. Low reviewed briefly the phenomenon of zero-time tunnelling.
6 yaşında evlat edinilmiş, çocukluğunu Cezayir ve Senegal'de geçirmiştir.She was orphaned at age six and spent her childhood in Algeria and Senegal.
Ancak şehre tekrar döndüğünde, Patrik ve Apokaukos bütün gücü ellerine geçirmişlerdi.Once back in the city, however, the Patriarch and Apokaukos seized power.
Sovyet Kızıl Ordusu 1 Nisan 1945 tarihinde şehri ele geçirmişlerdir.The Soviet Red Army captured the city on April 1, 1945.
İngilizler bu haklarını daha sonra Güney Denizi Şirketi'ne geçirmişlerdir.The British government passed its rights to the South Sea Company.