geçirmez ile cümle
geçirmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Gear Live toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.Puhelin on IP67-sertifikoitu, eli pölyn- ja vedenkestävä.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Κανένας δεν ήθελε να αποκαλέσει τον εαυτό του άθεο.»
Kalın kürkü su geçirmezdir.Είναι σημαντικό το να διατηρείτε το δέρμα σας υγρό.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.Ingen ville drømt om å kalle seg selv for en ateist.»
Su geçirmez bölmeler 30 cm kadar çöktü, ancak geminin daha fazla su almasını engelledi.Oversvømmingen ble beregnet for å gi en dybde på omtrent 30 cm, ikke nok for å kunne bruke båter.
Ve fikirler kurşun geçirmez. ”Sekarang kita menembak tanpa pandang bulu ".
Bu tip polikarbonat çok dayanıklı bir malzemedir, kurşun geçirmez cam yapımında kullanılır.Polikarbonat adalah material yang tahan lama dan dapat dilaminasi menjadi kaca anti peluru.
Tüyleri tamamen su geçirmez değildir.Tangki-tangki pemberatnya hampir tak berisi air.
Gemilerin tekneleri on ikişer su geçirmez kompartmana ayrılmıştı, Pommern ise on üç kompartmandan oluşuyordu.Lườn tàu được chia thành 12 ngăn kín nước, riêng Pommern có 13 ngăn.
Tüyleri tamamen su geçirmez değildir.Bộ lông không có khả năng chống thấm nước hoàn toàn.
Kurşun geçirmez yelek nasıl çalışır?Hoả tốc Tốc gì?
İki modeli bulunuyordu: Tamamiyle su geçirmez "To.Mi.A4531" ve normal modeli "To.Mi.4531".「To.Mi.A4531」と命名された完全防水型と、通常型の「To.Mi.4531」である。
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.当然ながら壊れると使用不可能になる。
Kalın kürkü su geçirmezdir.こちらは、肌が水色。
Nenayt geçirmez odasından dışarı çıkmaz.クローゼットの中から出るに出れない姉。
Erkekler aileyi geçindirmekle yükümlü olduğundan evde pek vakit geçirmezlerdi.仕事人間で家庭をあまり顧みなかった。
Bu konteynırlar hava geçirmez.これらの容器は気密になっている。
Bunun sonucunda, gaz radyasyon geçirmez hale gelir ve bulutun sıcaklığı daha hızlı olarak artmaya başlar.實際上,氣體對這些輻射會變得不透明,並且雲氣內的溫度將開始更迅速的上升。
Sundurma, eski bir tıp okulu kesme odası, kötü havalandırmalı ve hatta su geçirmez durumdaydı.这个棚屋以前是一所医学院的解剖室,通风差,常漏水。
Titanic'te bulunan su geçirmez kapılar, bir teoriye göre açıktı.在海港入口处是泰坦尼克号纪念灯塔。
Gemilerin tekneleri on ikişer su geçirmez kompartmana ayrılmıştı, Pommern ise on üç kompartmandan oluşuyordu.船体被分为12个水密舱室,尽管波美拉尼亚号设有13个舱室。
G Watch R de toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.LG G Watch R 具有IP67的防塵防水能力。
Diğer çocuklarla vakit geçirmezdim." demiştir.“"아이와 함께 못해 늘 미안"”.
Bunun sonucunda, gaz radyasyon geçirmez hale gelir ve bulutun sıcaklığı daha hızlı olarak artmaya başlar.그 효과로 가스는 방사선에 대해 불투명하게 되고 구름의 온도는 보다 빠르게 올라간다.
Kimse kendine ateist demeyi aklının ucundan geçirmezdi.” demiştir.אף אחד לא חלם על לכנות את עצמו 'אתאיסט'."
Toz / su geçirmezdir, port kapağı kapalı halde suya 1 metreye derinlikte 30 dakikaya kadar dayanabilir.Тази писалка е устойчива на прах и вода, като под вода може да издържи до 30 минути до максимум 3 метра.
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.Започнала да извира вода, станало невъзможно да се служи в нея.
G Watch R de toz ve su geçirmezlik için IP67 sertifikasına sahiptir.G Watch R má IP67 certifikáciu pre odolnosť voči prachu a vodotesnosť.
Kalın kürkü su geçirmezdir.Vďaka nemu teda pleť nie je vysušená.
Kurşun geçirmez cam kalınlığı 19 ve 89 mm arasında değişir.Debelina neprebojnega stekla je različna in znaša od 19 mm do 89 mm.
Eğer su geçirmez hale getirilirse, kullanmak imkansız hale gelir.Če je vesmu temu zadoščeno je napredek neizbežen.
Ağın parasını harcamada iyisin. Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Det är inte bara vattentät, det är helt vattentät?
Ama diğer şeyse, adiyabatik (ısı geçirmez) işlemleri biraz daha fazla çalışabilecek olmamız.Maar dat het ons bovendien in staat stelt om adiabatische processen een beetje beter te bestuderen.
Ama diğer şeyse, adiyabatik (ısı geçirmez) işlemleri biraz daha fazla çalışabilecek olmamız.זה גם יעזור לכם להבין, מה הם תהליכים אדיאבטיים.
Ama diğer şeyse, adiyabatik (ısı geçirmez) işlemleri biraz daha fazla çalışabilecek olmamız.勉強しましょう。 これはただのどにゅう部分で、
_Beyaz (tam ışık geçirmezlik)add-mask-type
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Am fost norocoşi, pentru că într-un fel clădirea noastră era pregătită pentru viitor.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.우리는 운이 좋았습니다. 왜냐하면 한편으로 우리 건물이 미래를 보여주는 예가 되었기 때문이죠.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.My mieliśmy szczęście, bo nasz budynek był w pewnym sensie odporny na przyszłość.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Siamo stati fortunati perchè in qualche modo il nostro edificio era "a prova di futuro".
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Tivemos sorte porque o nosso edifício era à prova de futuro.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Wij hadden het geluk dat ons gebouw klaar was voor de toekomst."
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Wir hatten Glück, da unser Gebäude sozusagen zukunftssicher war.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Ήμασταν τυχεροί, επειδή το κτίριο μας ήταν εξασφαλισμένο για το μέλλον.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.Нам повезло, так как наше здание было подготовлено для будущего.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.היה לנו מזל. כי במובן מסוים הבניין שלנו היה מוגן מפני העתיד.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.لقد كنا محظوظين لأنه بطريقة ما مبنانا كان تجربة مستقبلية.
Biz şanslıyız, çünkü bir şekilde bizim binalarımız gelecek-geçirmez.作りにしていたため 幸運でした たとえ変化が未知でも この建物は変化を想定していました
Bu işe karışmasaydın... ...Oppa incinmezdi ve Başkan kriz geçirmezdi.Ha nem avatkoztál volna bele, Hae Young nem sérült volna meg és az Elnök úr nem esett volna össze.
Bu işe karışmasaydın... ...Oppa incinmezdi ve Başkan kriz geçirmezdi.Αν δεν είχες εμφανιστεί, ο Χε Γιουνγκ δεν θα πληγωνόταν και η λιποθυμία του προέδρου...
Bu işe karışmasaydın... ...Oppa incinmezdi ve Başkan kriz geçirmezdi.لو فقط لم تظهري لما تأدى اوبا ولما اغمي على الرئيس
Bu sadece davranışı harekete geçirmez.하지만 행동을 촉발하지는 않습니다.
Bu sadece davranışı harekete geçirmez.Mais ça n'induit pas de comportement
Bu sadece davranışı harekete geçirmez.Pero esto no dirige el comportamiento.
Bu sadece davranışı harekete geçirmez.Але це просто не вплине на поведінку.
Bu sadece davranışı harekete geçirmez.中から外へのコミュニケーションを 行っているときには
Bu sayede çatı su geçirmez olacak."Aceasta este hidroizolarea acoperişului."
Bu sayede çatı su geçirmez olacak."Cái này sẽ chống thấm nước cho mái nhà."
Bu sayede çatı su geçirmez olacak."C'est l'imperméabilisation du toit."
Bu sayede çatı su geçirmez olacak.""Estamos a impermeabilizar o telhado."