geçirmeyi ile cümle

geçirmeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Eu amo trabalhar, mas no final do dia você tem que tomar conta de si mesma".
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Howard legt zich er dan maar bij neer dat hij voor de rest van zijn leven op Aarde zal blijven.
Mabel ona çok değer verir ve onunla zaman geçirmeyi sever.Mimo to jednak ojciec jest dla niej ogromnym autorytetem i chciałaby spędzać z nim jak najwięcej czasu.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Sam Michał resztę swojego życia spędził na wygnaniu.
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Це роль дається мені складніше, але мені вона дуже подобається » {{cite web|url= Колісник}
5 Haziran'da Gökçeada'yı geri alan donannma 8-12 Haziran'da kuşattığı Limni'yi ele geçirmeyi ise başaramadı.5 червня Гекчеада повернувся до району, який оточує посилення 8-12 у червневому Лімносі, не вдалося захопити.
Mabel ona çok değer verir ve onunla zaman geçirmeyi sever.Se observă că Pufuleț se bucură de timpul petrecut cu Mabel, precum și ea se bucură de timpul petrecut cu el.
Bu kampanyalar sayesinde hükümetlere baskı yaparak kamuoyunu harekete geçirmeyi hedeflemektedir.A cél ezzel az volt, hogy a kormányzón keresztül nyomást gyakoroljon a kurdokra.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Ezután Cally az élete hátralévő részét börtönben töltötte.
Hayatının geri kalan kısmını hapishanede geçirmeyi gerçekten istiyor musun?Valóóban börtönben szeretnéd tölteni életed hátra levő részét?
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Ο Κάρολος παρέμεινε στην εξορία για το υπόλοιπο της ζωής του.
Partizanlar kentin yarısını ele geçirmeyi başardı.Bangsund hadde halvparten av kommunens innbyggere.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Tilbake i Leipzig levde han resten av sitt liv i fred.
Stern’in cesaretlendirmesiyle ve Taylor’un da desteğiyle, Rabi bu düşüncesini hayata geçirmeyi başardı.Dibimbing oleh Stern, dan sangat dibantu oleh Taylor, Rabi memakai gagasan untuk pengerjaan.
Haziran 2015'te "Thinking Out Loud" tüm bir yılı BK top 40'ta geçirmeyi başaran ilk single oldu.Vào tháng 6 năm 2015, "Thinking Out Loud" trở thành đĩa đơn đầu tiên có trọn một năm năm trong top 40 tại Anh.
Toplamda organizatörler yaklaşık 1.500 otobüs ve 30.000 gönüllüyü harekete geçirmeyi planlıyordu.組織者は約1,500台のバスを動員に使用し、約30,000人のボランティアがイベントに実施に携わった。
Bu birlik kapıyı eline geçirmeyi başardı.その軍勢を手中に収めることに成功した。
Ancak bu seferlerde irili ufaklı 50'den fazla gemiyi eline geçirmeyi başardı.この哨戒でレイは、実に35隻もの小船を撃沈した。
Partizanlar kentin yarısını ele geçirmeyi başardı.フラニ族が州人口の半分以上を占める。
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.サッカーが大好きでスタジアムに観戦に行ったりしている。
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."それで、「私は正直が好きだが、しかし、成功するのはもっと好きです」ということになる。
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.ヨハンは残りの人生をほとんど馬上で過ごすことになった。
Toplamda organizatörler yaklaşık 1.500 otobüs ve 30.000 gönüllüyü harekete geçirmeyi planlıyordu.为了完成此次活动,組織者動用了1500辆巴士及30000位志願者。
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.它于和平时期余下的生涯中一直待在那里。
Partizanlar kentin yarısını ele geçirmeyi başardı.세 개의 오스트리아 부대는 마을의 반도 점거하지 못했다.
Biz ekip olarak stüdyoda fazla vakit geçirmeyi seviyoruz.시합에서 화려한 기술을 선보이는 것을 좋아한다.
PJ ile uğraşmayı ve onunla vakit geçirmeyi sever.ג'יי, נרגש לעבוד איתו.
Bu genişleme stratejisi Mısır'ı eline geçirmeyi de hedeflenmişti.И този поход е насочен срещу Египет.
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Беше добро заглавие , но аз харесвам и новото“.
Çatışmadan sonra, tüm gansterleri öldürüp Payne’i ele geçirmeyi başarırlar.Nakon žestoke pucnjave, dvojica uspijevaju ubiti sve gangstere i uhvatiti Paynea živog.
Partizanlar kentin yarısını ele geçirmeyi başardı.Slovaci su dobili i polovinu mjesta u gradskom vijeću.
Dale, hayatının geri kalanını orada huzur içinde geçirmeyi planlamaktadır.Pobijeđen, Mula odlazi natrag na Kalgan te ostatak života provodi u miru.
Malatya şehri Bizanslıları uğraştırdı ama bu şehri ellerine geçirmeyi başaramadılar.Saladinu uspijeva porušiti dijelove zida, ali nije bio u stanju ući u grad.
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Volim igrati u Španjolskoj i mislim da ću mnogo naučiti za vrijeme dok sam ovdje".
Çalışmayı seviyorum, fakat aynı zamanda iyi vakit geçirmeyi de seviyorum."Rada imam njen stil in mislim, da je zelo zanimiva."
Rahat ve konforlu bir hayat geçirmeyi sevmekte idi.Živela sta tiho in zadovoljno življenje.
829 yılında, Theofilos tahtı ele geçirmeyi başardı.Leta 829 je bizantinski prestol nasledil Teofil.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.저는 2007년에 케냐로 향했고 선거가 있기 전까지 발표를 보류하고 있었습니다.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Eli menin Keniaan 2007, ja saimme tämän käsiimme juuri ennen vaaleja -- jotka pidettiin joulukuun 28. päivänä.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Eu fui lá em 2007 e conseguimos obter isto mesmo antes das eleições, as eleições nacionais a 28 de dezembro.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Så jeg rejste derned i 2007, og vi klarede at få fat i den lige før valget; regeringsvalget den 28. december.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Tako sem šel leta 2007 tja in uspeli smo ga dobiti ravno pred volitvami -- državnimi volitvami, 28. decembra.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.Tak som tam v roku 2007 zašiel, a podarilo sa nám ju obdržať práve pred voľbami - 28. decembra.
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.כך שנסעתי לשם ב 2007, והצלחנו לשים יד על זה בדיוק לפני הבחירות --
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.لذا ذهبت إلى هناك فى 2007 , وتدبرنا إلى الأنتظار لذلك بسبب الإنتخابات --
2007'de ben oraya gittim ve 28 Aralıktaki ulusal seçimlerin hemen öncesinde bu raporu ele geçirmeyi başardık.選挙の少し前に どうにかこれを入手しました 12月28日の国政選挙の時です
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.A Anna está a planear um dia no campo com o Johan.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Anna is van plan om met Johan een dagje naar buiten te trekken.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Anna namerava z Johanom preživeti dan na podeželju.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Anna plánuje jeden den na venkově s Johanem.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Anna planuje spędzić z Johanem jeden dzień na wsi.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Anna prévoit de passer une journée à la campagne avec Johan.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Anna sta programmando una scampagnata con Johan.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Anna tiene previsto pasar un día en el campo con Johan.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Anna will zusammen mit Johan den Tag auf dem Land verbringen.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Mielőtt elindulnak a lakásukból, Anna bejelentkezik az IRCEL internetes honlapjára.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Moderat der giver et overblik over situationen rundt om i Europa.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Muutamaa minuuttia aiemmin mitattu lukema osoittaa, että otsonipitoisuudet Brysselissä ovat korkeat.
Anna Johan’la beraber kırda bir gün geçirmeyi planlıyor.Данните са препредадени в Интернет от станции за наблюдение в страната.
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Ať vás ani nenapadne tropit si z pana Parka šprýmy, jasné?

İlgili Sayfalar