geçirmesi ile cümle
geçirmesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu durum Fransız Devrim Ordularının Mısır'ı ele geçirmesiyle değişecekti.По време на Френската революция областта е завзета от френски революционни войски.
Nedeni, Bordeaux'yla zor bir sezon geçirmesi ve turnuvadan birkaç gün önce araba kazası geçirmesiydi.Голям проблем в Торино представляваше лошото време в някои дни на надпреварата.
1 Nisan 1999'da çeşitli kostümleri elden geçirmesi için Ngila Dickson ile anlaşıldı.1. travnja 1999. ekipi se pridružila Ngila Dickson počevši dizajnirati kostime.
Burada iki yıl geçirmesine rağmen umduğunu bulamaz.Zar bi on mogao izdržati duge dvije godine, a da nju ne dođe vidjeti?
Fenikeliler'in hâkimiyeti MÖ 709'da Asurluların Kıbrıs'ı ele geçirmesi ile son buldu.Kao dio sicilijanskog emirata, kontrolu su nad područjem 909. dobili Fatimidi.
Bir sakatlık geçirmesi dolayısıyla jimnastiği bıraktı ve eskrim antrenörlüğüne başladı.Psihički je loše pa zbog toga odlazi kod psihijatra i trenira boks.
Çok yoğun bir hafta geçirmesine rağmen, bütün hafta boyunca da çok az uyumuştur.Osim broja noćenja, i trajanje noćenja se smanjilo sa tjedan dana na svega 3 dana.
Oruç Reisin, arkadan gelen ikinci savaş gemisini ele geçirmesi, pek kolay oldu.Na samom početku uvale na dnu se nalaze lako vidljivi ostatci potopljenog broda iz Drugog svjetskog rata.
Zamanının büyük kısmını ay gözlemleri ile geçirmesine rağmen yer çekimi ile de ilgilendi.Väčšinu svojho vedeckého času trávil pozorovaním Mesiaca, ale tiež ho zaujímala aj gravitácia.
Savaş Haşimilerin yenilgisi ve Suudiler ve müttefiki İhvan'ın el Hurma'yı ele geçirmesiyle sonuçlandı.Prekvapení a znechutení cárovi ľudia Ivajla opustili.
Annenin 1919'da felç geçirmesi ailenin parçalanmasıyla sonuçlandı.Po prerani materini smrti med vojno leta 1917 je družina razpadla.
Bu da Kruşçev'in gücü ele geçirmesini sağladı.See tugevdas veelgi Cissokho võimu.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.10시 6분, 그동안 심장 마비가 일어나는 것을 방지하기 위해 투여하던 약을 끊은 뒤인데, 무슨일이 있었는지 한번 보세요.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Aber sehen Sie, was um 10:06 passierte, nach dem Absetzen der Medikation gegen Herzanfall.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.Но взгляните, что произошло в 10:06 после отмены медикаментов, которые удерживали ее от приступа.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.אבל תראו מה קרה בשעה 10:06 אחרי שהפסקנו את מתן התרופות לחזיר שמנעו ממנו לחטוף התקף לב.
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.ولكن انظروا ماذا حدث في ١٠:٠٦ بعد إزالة دواء الخنزير الذي منعه من الإصابة بنوبة قلبية
Ancak saat 10.06'da, domuzun ilacını kestikten sonra olana bakın domuzun kalp krizi geçirmesini önledi.薬物治療が心臓発作を防いでいたのですが 皆さんはもうST上昇の専門家ですから お分かりでしょう
Baba gibi,evlat gibi. Bu fikrini harekete gecirmesi uzun sürmemişti.Όπως και ο πατέρας, όπως ο γιος... ...δεν του πήρε πολύ μέχρι να μετατρέψει την ιδέα του σε πράξη.
Beni görünce yine kriz geçirmesinden korkuyorum.Félek, ha meglát, újra összeesik.
Beni görünce yine kriz geçirmesinden korkuyorum.J'ai peur qu'il s'évanouisse à nouveau s'il me voit.
Beni görünce yine kriz geçirmesinden korkuyorum.Αν με δει, μπορεί να ξαναλυποθυμήσει...
Beni görünce yine kriz geçirmesinden korkuyorum.اخاف ان يغمى عليه بعد رؤيتي
Bir ay, bir hafta ya da bir yıl... ...içinde bir nöbet daha geçirmesi olası.To zagraniczny bank.
Bu fikrini harekete gecirmesi uzun sürmemişti.Het duurde niet lang vooraleer zijn idee werkelijkheid werd.
Bu fikrini harekete gecirmesi uzun sürmemişti.Od pomysłu do wykonania nie minęło wiele czasu.
Bu fikrini harekete gecirmesi uzun sürmemişti.Tidak butuh waktu lama untuk menempatkan ide-ide ke dalam tindakan.
Bu fikrini harekete gecirmesi uzun sürmemişti.لم تأخد طويلا حتى وضعت هذه الفكرة قيد العمل.
Büyük bir grup çalışanımız, insanların iyi bir arama deneyimi geçirmesi için çalışıyor.Có một đội gồm nhiều người đang cố gắng đảm bảo rằng người dùng có một trải nghiệm tìm kiếm tốt hơn
Büyük bir grup çalışanımız, insanların iyi bir arama deneyimi geçirmesi için çalışıyor.Hay un gran grupo de personas intentando asegurar que
Büyük bir grup çalışanımız, insanların iyi bir arama deneyimi geçirmesi için çalışıyor.يوجد مجموعة كبيرة من الأشخاص تحاول أن تتأكد هؤلاء الأشخاص لديهم خبرة بحث جيدة، وأولئك المستخدمون
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Donc l'une des choses est que ça vous envahit vraiment.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Eine Sache ist, dass es wirklich Überhand nimmt.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Es algo que se apodera.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Het blijkt allesoverheersend te worden.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Jadi salah satu hal yang benar-benar mengambil alih.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Jednym z efektów jest to, że rzeczywiście cały ten dopaminowy układ, system pożądania, przejmuje kontrolę.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.그래서 여러가지 것들 중 한가지는 그게 정말 인계한다고 하는 것입니다
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Quindi davvero assume il controllo.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Unul dintre lucruri este că preiau controlul.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Và vấn đề là điều này đã tiếp quản nhiệm vụ.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Дело в том, что берёт верх дофамин, система желания
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Отже, воно насправді захоплює.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.Така едното нещо е, че те наистина вземат надмощие.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.אז אחד הדברים הוא שזה באמת משתלט.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.لذلك فإن أحد الأشياء هو أنه يسيطر.
Bu yüzden bir şey var ki o da gerçekten onun kontrolü eline geçirmesi.ドーパミン - 要求のシステムが
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.För att jag inte gillar det när Herr Bong går igenom en vår tid.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Karena aku tidak suka melihat Pak bong bersedih.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Omdat ik het niet leuk vind wanneer Meneer Bong een moeilijke tijd is aan het meemaken.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Parce que je n'aime pas quand M. Bong ne va pas bien.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Pentru ca nu imi place cand Dl.Bong trece printr-un moment greu.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Perchè non mi piace quando Mr.Bong affronta un periodo difficile.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Ponieważ nie lubię, kiedy pan Bong ma ciężkie czasy.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Vì tôi không muốn Mr. Bong phải chịu khổ sở gì hết.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Weil ich es nicht gerne habe, wenn Herr Bong eine schwere Zeit durchmacht.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Επειδή δε μου αρέσει όταν ο κ. Μπονγκ περνάει δύσκολες στιγμές.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.Потому что не люблю, когда Мистеру Бону тяжело.
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.لانى لا اريد ان يواجه مستر بونج وقت صعب
Çünkü Bay Bong'un kötü zaman geçirmesinden hoşlanmıyorum.はっ...おネエさん 冗談はやめてくれ
İlgili Sayfalar