geçirmedim ile cümle

geçirmedim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Geçen Pazar iyi vakit geçirmedim.I didn't have a good time last Sunday.
Seni düşünmeden asla bir gün geçirmedim .I never spend a day without thinking of you.
Hiç trafik kazası geçirmedim.I've never had a traffic accident.
Bu ziyarette seninle çok zaman geçirmedim.I didn't get to spend a lot of time with you on this visit.
Bütün günü Tom'la geçirmedim.I didn't spend all day with Tom.
Ben hiç böyle bir gece geçirmedim.I've never had a night like this.
Çok iyi vakit geçirmedim.I didn't have a very good time.
Ben de kötü biz zaman geçirmedim.I didn't have a bad time either.
İyi bir gün geçirmedim.I didn't have a good day.
Boston'da çok vakit geçirmedim.I didn't spend much time in Boston.
-Seninle tanıştığımdan beri sakin bir gün bile geçirmedim...Ever since I met you, I did not have one quiet day. <i> I told you to stop this.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Except, I've never lived one day of my life there.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.For most of my life, I never gave a second thought to my ability to speak.
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’Keiner hat ihm widersprochen, auch ich nicht“.
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’Nous avons dit ce que nous avions à dire, sans ingérence ».
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’Yo no recibí dicho permiso y no di tales órdenes”.
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’Я не имею отношения к этому происшествию, я не давал на это распоряжения и в помыслах у меня этого не было».
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’K tomu jsem jim přece nedal příkaz, ani jsem o tom nemluvil, ani mi to na mysl nepřišlo.
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’Nu am dat ordin să se facă uz de armă și nici nu am transmis din partea cuiva un astfel de ordin."
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’Aku tidak mengutus mereka, tidak memerintahkan mereka dan tidak berfirman kepada mereka.
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’このようなことをわたしは命じたこともなく、心に思い浮かべたこともない。
Ben böyle bir şey emretmedim, yüreğimden bile geçirmedim.’这并不是我所吩咐的,也不是我心所起的意。
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.22,000以上ある インドの方言のうち
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Con la excepción de que no he vivido un solo día de mi vida allí.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Doar că nu am trăit nici măcar o zi acolo.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Hanya saja, saya tidak pernah tinggal disana.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Ich habe aber keinen einzigen Tag meines Lebens in Indien gelebt.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Kivéve, hogy egyetlen napot sem éltem ott.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.하지만, 저는 제 인생에서 단 한 번도 그곳에서 살아본 적이 없고
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Men jag har inte levt en enda dag av mitt liv där.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Men jeg har ikke boet en eneste dag i mit liv der.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.O problema é que nunca vivi lá um único dia.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Paitsi etten ole asunut Intiassa päivääkään.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Poza tym nie spędziłem tam nawet jednego dnia.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Sauf que je n'ai jamais vécu un seul jour de ma vie là-bas.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Tranne che non ci ho mai vissuto un giorno della mia vita.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Trừ việc, tôi chưa từng sống ở đó một ngày trong đời của tôi.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Όμως, δεν έχω ζήσει εκεί ούτε μία μέρα της ζωής μου.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Правда, я не прожил там ни одного дня.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Само че не съм живял в Индия дори и един ден.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.Щоправда, я не прожив там жодного дня.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.אלא שמעולם לא חייתי אפילו יום אחד בהודו.
Ancak ben hayatımın bir gününü bile orada geçirmedim.باستثناء أنني لم أعش يومًا واحدًا من حياتي هناك
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Den Großteil meines Lebens verschwendete ich keinen Gedanken an meine Fähigkeit, sprechen zu können.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Durante a maior parte da minha vida, nunca pensei duas vezes sobre a minha habilidade de falar.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Életem legnagyobb részében egy pillanatig sem gondoltam a beszédképességre.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.En toda mi vida jamás me había detenido a pensar en mi habilidad de hablar.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Hampir seumur hidup saya, saya tidak mempertanyakan kemampuan saya untuk berbicara.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.제 일생동안, 말하는 능력에 대해 신경써 본 적이 단 한번도 없습니다.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Majoritatea vieții mele nu m-a preocupat abilitatea mea de a vorbi.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Pendant la plus grande partie de ma vie, je n'ai jamais remis en cause ma capacité à parler.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Per gran parte della mia vita Ho dato sempre per scontata la mia capacità di parlare.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Po většinu svého života jsem nikdy moc nepřemýšlel nad schopností mluvit.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Przez większą część mojego życia nigdy nie zastanawiałem się nad umiejętnością mówienia.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Trong phần lớn cuộc đời mình, tôi chưa từng băn khoăn về khả năng phát ngôn của mình.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Voor het grootste deel van mijn leven dacht ik geen seconde na over mijn spraakvermogen.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.Για όλη μου σχεδόν τη ζωή, ποτέ δεν το σκέφτηκα παραπάνω ότι μπορώ να μιλάω.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.На протяжении большей части моей жизни я не задумывался насчёт моей способности говорить.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.През по-голямата част от живота си никога не съм се замислял относно способността си да говоря.
Hayatımın büyük kısmında konuşma kabiliyetimi aklımın ucundan bile geçirmedim.במשך מרבית חיי, לא הקדשתי שניה של מחשבה ליכולת שלי לדבר.
İlgili Sayfalar