geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Başvuruyu, yurt dışında iki sene geçirmeden önce yapmanız gerekir.Кроме того, вы должны составить заявление до того, как проведете за границей два года.
Başvuruyu, yurt dışında iki sene geçirmeden önce yapmanız gerekir.يتوجب عليك تقديم الطلب قبل أن تكون قد سكنت في الخارج لمدة عامين.
Başvuruyu, yurt dışında iki sene geçirmeden önce yapmanız gerekir.有关迁出芬兰的更多信息,请访问InfoFinland上的迁出芬兰。
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Ať vás ani nenapadne tropit si z pana Parka šprýmy, jasné?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Đừng có giở trò với thầy Park đấy nhé!
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Et ne pensez même pas à faire des mauvais tours à M. Park, d'accord ?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?- Ja! Denk er zelfs niet van het spelen trucs op de heer Park, oke?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Jangan berpikir untuk bermain intrik dengan Mr Park, oke?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Na zdravje! Bomo preživeli celotno noč Peka.
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Ni siquiera pensar en jugar una mala pasada el Sr. Park, ¿de acuerdo?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Ni siquiera piensen en hacerle bromas al Sr. Park, ¿esta bien?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Vill inte ens tänka på att spela spratt Mr Park, okej?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?- Ya! Jangan berpikir untuk bermain intrik dengan Mr Park, oke?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?И не смейте да си правите шеги с г-н Пак!
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?Смотрите, без фокусов, ведите себя прилично с мистером Паком, понятно?
Bay Park'a oyun oynamayı aklınızdan bile geçirmeyin, anlaşıldı mı?ولا حتى تفكّري بالتحايل على السّيد بارك، حسناً؟
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Às vezes, quando eu ficava com ela, era difícil conseguir o seu tempo e atenção.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.En ocasiones, cuando yo iba a pasar un tiempo con ella, no era fácil captar su tiempo y su atención.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.És időnként, amikor látogatóban voltam nála, nehéz volt részesedni az idejéből és a figyelméből.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Et parfois, quand j'allais passer du temps avec elle, il était difficile d'obtenir son temps et son attention.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Ilekroć chciałem z nią spędzić trochę czasu, ciężko było zwrócić na siebie jej uwagę.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.제가 때때로 할머니집에 가면 할머니의 시선을 끌거나 할머니랑 같이 놀기가 종종 힘들었지요.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Qualche volta, quando trascorrevo del tempo con lei, era difficile strapparle tempo e attenzione.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Şi câteodată când mă duceam şi petreceam timp cu ea, era greu să obţin timpul şi atenţia ei.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Soms als ik naar haar toeging was het moeilijk om haar tijd en aandacht te krijgen.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Wollte ich Zeit mit ihr verbringen, konnte es schwer sein, ihre Aufmerksamkeit zu erlangen.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.Иногда, когда я хотел провести с ней время, добиться внимания было сложно.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.ולפעמים כשהייתי שוהה במחיצתה, היה קשה לזכות בזמן ובתשומת הלב שלה.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.وأحياناً عندما أذهب لقضاء الوقت معها ، يكون علي من الصعب الحصول على انتباهها ووقتها.
Bazen onunla vakit geçirmeye gittiğimde, onun dikkati ve zamanını almak zor olurdu.時間と注目を得るのは難しかったのです いとこ達が所狭しと走りまわってました
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Chỉ còn vài phút nữa là còn có thể chắc chắn kích nổ quả bom đó từ xa!
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Il reste peu de temps pour déclencher la bombe.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.In izgubili smo radijski signal.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Ne-au mai rămas doar câteva minute ca să detonăm bomba.
Belki bu iyi oldu. O bombayı harekete geçirmek için sadece birkaç dakikamız kaldı.Изтича времето за дистанционна детонация.
Ben Amerika'nın ekonomisini tekrar harekete geçirmek istiyorum.Ich möchte America\'92s Wirtschaft wieder in Gang zu bekommen. Vierundfünfzig
Bence ben tüm ömrümü aklýmdaki fikri kovalayarak geçirmeliyim, bu yaţamak için iyi bir yol gibi gözüküyor.Myslím, že bych raději strávil svůj život honbou za nápadem v mé hlavě, co vypadá jako dobrý způsob života.
Ben gece geçirmek için düşünmüştü spot civarı.나는 밤을 보낼 생각했다 자리 부근.
Ben gece geçirmek için düşünmüştü spot civarı.läheisyydessä paikalla, jossa olin ajatellut viettää yön.
Ben gece geçirmek için düşünmüştü spot civarı.Nähe der Stelle, wo ich dachte, die Nacht zu verbringen hatte.
Ben gece geçirmek için düşünmüştü spot civarı.בסביבה של הנקודה שבה חשבתי לבלות את הלילה.
Ben gece geçirmek için düşünmüştü spot civarı.بالقرب من المكان الذي كنت قد فكرت لقضاء الليل.
Ben gece geçirmek için düşünmüştü spot civarı.悪魔はそのharpooneerを取得、私は思ったが、停止し、私は彼に行進を盗むことができなかった -
Ben gidiyorum. Geçirmene gerek yok.علي الذهاب الان, لا حاجة لمرافقتي
Ben hala buradayım.Ve şimdi üçüncü akorumuz olan E akorunu gözden geçirmeye hazırız.Et on est maintenant prêt pour voir notre troisième accord, qui sera l'accord de E (Mi).
Ben hala buradayım.Ve şimdi üçüncü akorumuz olan E akorunu gözden geçirmeye hazırız.Jesteśmy gotowi, żeby zająć się trzecim chwytem, czyli E-dur.
Ben hala buradayım.Ve şimdi üçüncü akorumuz olan E akorunu gözden geçirmeye hazırız.Jetzt schauen wir uns unseren dritten Akkord, den E-Akkord an.
Ben hala buradayım.Ve şimdi üçüncü akorumuz olan E akorunu gözden geçirmeye hazırız.Y estamos listos para ver nuestro tercer acorde, que va a ser el acorde de E (Mi).
Ben hala buradayım.Ve şimdi üçüncü akorumuz olan E akorunu gözden geçirmeye hazırız.И мы готовы изучить наш третий аккорд. Это будет аккорд "ми" (Е).
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Adesso vado a prendere i pezzi. Avete voglia di farvi un giro nel frattempo?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Haen ne nyt, joten voitteko tappaa aikaa?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Jag ska gå och hämta delar- -så ni får fördriva tiden med nåt.
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Jeg henter delene, - - så I må fordrive tiden.
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Pójdę po nie, a wy może się trochę rozerwiecie?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Vou buscá-las, agora, por isso, importam-se de ir matar tempo?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Voy a buscarlas ahora mismo. ¿Por qué no vais a dar una vuelta mientras?
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Πάω να τα φέρω τώρα, οπότε σε πειράζει να χαζέψεις λίγο;
Ben hemen gider alırım, biraz vakit geçirmeye ne dersiniz?Я сейчас их достану, а вы пока займитесь чем-нибудь.
Ben her bakımdan onunla bir gece geçirmek için güvenli olacaktır olmadığını.나는 그와 함께 밤을 보낼 안전 모든 면에서한다 여부.
Ben her bakımdan onunla bir gece geçirmek için güvenli olacaktır olmadığını.liệu tôi có được trong tất cả các khía cạnh an toàn để qua đêm với anh ta.