geçirme ile cümle
geçirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Den sammenhæng, agenturet arbejder i, er i hastig udvikling.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Der Kontext, in dem die EUA arbeitet, entwickelt sich rasch.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Det sammanhang där Europeiska miljöbyrån är verksam utvecklas snabbt.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Euroopan ympäristökeskuksen toimintaympäristö kehittyy nopeasti.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Il contesto in cui l’AEA opera è in rapida evoluzione.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Kontext činnosti agentúry EEA sa rýchlo mení.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.L'AEE œuvre dans un contexte qui évolue rapidement.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.O contexto em que a AEA trabalha evolui rapidamente.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Okvir, v katerem dela EEA, se hitro razvija.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Otoczenie, w którym działa EEA, szybko się zmienia.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Souvislosti, v nichž EEA pracuje, se vyvíjejí rychle.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Το πλαίσιο μέσα στο οποίο δραστηριοποιείται ο ΕΟΠ εξελίσσεται ταχύρρυθμα.
AÇA’nın çalıştığı bağlam, hızlı bir değişim geçirmektedir.Контекстът, в който работи ЕАОС, се развива бързо.
Ağın parasını harcamada iyisin. Sadece suya dayanıklı değil, su geçirmez de?Det är inte bara vattentät, det är helt vattentät?
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.8월에 저는 수영을 다시 배우는데 2주간을 보냈습니다. 수영에 관한 모든 것에 대해 질문하였습니다.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.באוגוסט לקחתי שבועיים כדי לבחון את נושא השחייה מחדש, ולבדוק את כל ההיבטים המובנים מאליהם של שחייה.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.في شهر أغسطس، أخذت اسبوعين لأعيد دراسة السباحة. وأتحدى كل مفاهيم السباحة الواضحة.
Ağustos'ta yüzmeyi tekrar gözden geçirmek ve yüzmenin bütün bariz yönlerini sorgulamak için iki hafta ayırdım.基本的なことから疑問を解決していき 最初はプールで
Aklından bile geçirme! Bunu hangi adam der ki? Çok salakça!Quel homme dirait cela ?NC'est cucul.
Aklından bile geçirme! Bunu hangi adam der ki?Milyen fickó mondana ilyet?
Aklından bile geçirme! Bunu hangi adam der ki?Για τόλμησε να πεις αυτή την κουβέντα!
Aklından bile geçirme, tamam mı?Det er mandag.
Aklından bile geçirme, tamam mı?Hei, nici să nu te gândesti, ok?
Aklından bile geçirme, tamam mı?Hej, niti ne pomišljaj na to, v redu?
Aklından bile geçirme, tamam mı? Kendi başıma daha iyiyim. Yepyeni bir haftaya başladık.Ούτε να το σκέφτεσαι, εντάξει; Καλύτερα να πάω μόνος. "ρχισε μια καινούρια βδομάδα.
Aklından bile geçirme, tamam mı? Kendi başıma daha iyiyim..שלא תחשוב על זה אפילו ...אני מתפקד יותר טוב לבד
Aklından bile geçirme, tamam mı?Na to ani nemysli, dobře?
Aklından bile geçirme, tamam mı?Nem penses nisso.
Aklından bile geçirme, tamam mı?Ni lo pienses, ¿está bien?
Aklından bile geçirme, tamam mı?Дори не си мисли затова, нали?
Aklından bile geçirme!حاول فقط قول هذا
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Altfel, psihic, n-am putea face față.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Altrimenti, mentalmente, non ce la faremmo.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Anders, kom je de dag niet door.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Ansonsten käme man geistig nicht durch den Tag.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Caso contrário, mentalmente, não conseguiríamos chegar ao fim do dia.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Ellers ville man, mentalt, ikke være i stand til at komme igennem dagen.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.그렇지 않으면 매일 정신적으로 하루 하루를 지내기 힘들어집니다.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Másképp, mentálisan nem lennénk képesek átvészelni a napot.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Muussa tapauksessa päivistä ei selviäisi kunnossa henkisesti.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Nếu không vì tinh thần ta không chống chọi được hết ngày.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Protože jinak bychom nebyli schopni projít každodenním životem.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Si no, mentalmente no podríamos soportar ni un día.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Sinon, mentallement, vous ne pourriez pas survivre à une journée.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.W innym razie, mentalnie, nie byłbyś w stanie przebyć dnia.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Αλλιώς δε θα μπορούσες να βγάλεις τη μέρα, πνευματικά.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.В противном случае, человеку простоне удастся пережить даже один день.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.Иначе, психологически няма да можем да преживеем деня.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.אחרת, מבחינה נפשית, אי-אפשר להמשיך.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.إن لم تقم به، لن تكون قادراً على تسيير أمورك عقلياً.
Aksi takdirde, zihinsel olarak, günü geçirmeye elverişli olmazsınız.しかし何か新しいことを しようという時は
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.A cél az volt, hogy megszerezzék az ellenőrzést a vasérc felett Norvégiában.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Het doel was om controle te krijgen over de ijzerproductie van Noorwegen.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.<b>كان الهدف السيطرة على إمدادات خام الحديد في النرويج</b>
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Målet var at få kontrol over jernmalmforsyningen fra Norge.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Målet var kontroll över järnmalms- försörjningen från norska hamnar.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Objetivo: obtener el control sobre el mineral de hierro en Noruega.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Tujuannya adalah untuk memperebutkan kekuasaan pasokan bijih besi dari Norwegia.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Ο πόλεμος ήταν για τον έλεγχο τής εξόρυξης σιδήρου στη Νορβηγία.
Amaç Norveç'teki Demir Cevherini ele geçirmekti.Целта беше да се придобие контрол върху желязна руда доставки от Норвегия.