geçiriyorlar ile cümle
geçiriyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.ביניהם דיסקית גומי קטנה.
Bu adamlar küçük bir lastik topu aralarından geçiriyorlar.مطاطية بينهما.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Aceste foci îşi trăiesc şi ele întregul ciclu de viaţă în asociere şi legătură cu gheaţa marină.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Anjing laut bercincin ini juga menjalani seluruh siklus hidup terkait dan terhubung dengan es laut.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Celý život tuleňov krúžkovaných je prepojený s morským ľadom.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ces phoques annelés vivent aussi leur cycle entier de vie en union et en lien avec la banquise.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Deze ringelrobben leven eveneens hun hele levenscyclus verbonden met zeeijs.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Diese Ringelrobben leben ebenfalls ihren gesamten Lebenszyklus in enger Verbindung zum Meereis.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Disse ringsæler lever også hele deres livscyklus tilknyttet og forbundet med havisen.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Estas focas-aneladas também vivem o seu ciclo de vida inteiro associadas e ligadas ao gelo marítimo.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Estas focas tienen todo su ciclo de vida asociado y conectado al hielo marino.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ezek a gyűrűsfókák az egész életciklusukat a tengeri jéghez kötötten és kapcsolódva élik le.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Foki obrączkowane w ciągu całego życia związane są z morskim lodem.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.이 바다표범들도 그들만의 하나의 생태 주기가 있습니다. 그것은 빙하와 연결이 되어 있지요.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.L'intero ciclo di vita delle foche dagli anelli è connesso e associato al ghiaccio marino.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Nämä norpat elävät koko elämänkiertonsa yhteydessä merijäähän.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Những con sư tử biển vòng này chỉ gắn bó toàn bộ cuộc đời chúng với băng biển.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Tito tuleni kroužkovaní také žijí neustále venku, celý jejich život je spojený s ledem.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Vikarna lever också hela sina liv i anslutning till havsisen.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Жизненный цикл кольчатых нерп также полностью зависит от наличия льда.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Тези пръстенови тюлени също живеят целия си жизнен цикъл асоциирани и свързани с морския лед.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.Ці кільчасті нерпи проживають свій вік, будучи залежними від морського льоду.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.כלבי-הים האלה (פוסה טבעתית) חיים את מחזור חייהם השלם מקושרים ומחוברים לאוקיינוס הקרח.
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.انها فقم تعيش و تعتمد كل حياتها على الجليد وهي مرتبطة به ارتباط تام
Bu benekli foklar da tüm hayatlarını buzun içinde ve buza bağımlı geçiriyorlar.海の氷と関わりながら生きています 氷の中で子どもを産み
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A kettő között pedig van két óra, amit elmélkedő csöndben töltenek az ágyban.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A medzitým zažívajú v posteli dve hodiny meditatívneho ticha.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.A mezitím mají pár hodin meditativního ticha v posteli.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Dazwischen verbringen sie ein paar Stunden in meditativer Ruhe im Bett.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Di antaranya, mereka menghabiskan beberapa jam untuk bertapa dengan tenang di tempat tidur.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Et entre les deux périodes, ils passent une ou deux heures dans une sorte de calme méditatif au lit.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.그리고 그 사이 몇 시간동안 침대 안에서 일종의 명상적인 고요의 시간을 가집니다.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Nel mezzo, hanno qualche ora di una specie di calma meditativa a letto.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Och däremellan, har de några timmar med något av meditativ tystnad i sängen.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Og i mellemtiden, har de et par timer med en form for meditativ stilhed i sengen.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Şi între, au două ore de linişte meditativă în pat.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Têm, pelo meio, umas duas horas de uma espécie de descanso meditativo, na cama.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Tussenin hebben ze een paar uren van een soort meditatieve rust in bed.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Và giữa 2 khoảng đó, họ có khoảng 2 tiếng nằm trên giường, vắt tay lên trán suy tư.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Vmes imajo približno dve uri meditativne tišine v postelji.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.W przerwie mają parę godzin medytacyjnego spokoju.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Y, entre medio, tienen un par de horas de tranquila meditación en la cama.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Στο ενδιάμεσο, έχουν μερικές ώρες για μία περίοδο συλλογισμού στο κρεβάτι.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.А междувременно имат няколко часа на медитативна почивка в леглото.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Во время двухчасового перерыва они спокойно лежат в кровати в состоянии похожем на медитативное.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.Під час двогодинної перерви, вони спокійно лежать в ліжку, ніби медитують.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.ובין לבין יש להם שעתיים של זמן שקט ומדיטטיבי במיטה.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.وفي الفترات الفاصلة، يقضون بضع ساعات من الهدوء و التأمل في السّرير.
Bunların arasında, birkaç saati yatakta bir çeşit dalgın bir sakinlikte geçiriyorlar.瞑想的な静寂の時間があります この静寂の時には
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Ce sont les nomades Touaregs, et ils vivent leur vie pratiquement comme ils le font depuis des siècles.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Ci sono i nomadi Tuareg, che vivono la loro vita come fanno da secoli.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Das sind die Tuareg, und sie leben schon seit Jahrhunderten so.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Dette er Tuareg nomaderne, og de lever deres liv ligesom de har gjort i århundreder.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Dit zijn de Toeareg-nomaden en ze leiden nog hetzelfde leven als eeuwen geleden.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.그들은 투아레그 족이라 불리우며 그들은 수 세기동안 그들의 삶을 매우 잘 꾸려가고 있습니다.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Sunt nomazii Tuareg, îşi duc vieţile la fel de secole.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Tässä on tuaregi-nomadeja ja he elävät nyt niin kuin he ovat tehneet jo vuosisatojen ajan.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.To nomadzi Tuareg, żyją w ten sposób od wieków.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Това са номадите туарег, които живеят живота си от векове без особена промяна.
Bunlar, Tuareg göçebeleri, hayatlarını, yüzyıllardan beri nasıl geçirdilerse, yine öyle geçiriyorlar.Эти кочевники туарегов, и они живут так же, как жили на протяжении столетий.