geçiriyor ile cümle
geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok yaşlı vatandaş susuzluk belirtileri geçiriyordur.Flera ekar visar tecken på hög ålder.
1933'te Naziler iktidara geldiğinde Mann ve eşi İsviçre'de tatil geçiriyordu.У 1933 в момент приходу нацистів до влади у Німеччині, Манн із дружиною перебували у Швейцарії.
1982'de Arjantin siyasi değişim geçiriyordu.Займав посаду президента Аргентини у 1982 році.
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.Gandhi petrecea câte o zi din fiecare săptămână în tăcere.
Tom orta yaş krizi geçiriyor.Tom trece printr-o criză a vârstei mijlocii.
Aile, yaz aylarını genellikle 1908 yılında inşa ettirdikleri, Bad Tölz'deki çiftlik evinde geçiriyordu.A nyári hónapokat leginkább Bad Tölzben töltötték egy 1908 körül épült vidéki házban.
Ayrıca zamanımın büyük bir bölümünü bunu düşünerek geçiriyorum.Az idő múltával mind több hálával gondoltam rá.
Tatillerde, zamanımı hiçbir şey yapmadan geçiriyorum.Azzal töltöttem a szünidőt, hogy nem csináltam semmit.
Tatillerde, zamanımı hiçbir şey yapmadan geçiriyorum.Azzal töltöttem a szabdságomat, hogy nem csináltam semmit.
Tatillerde, zamanımı hiçbir şey yapmadan geçiriyorum.Azzal töltöttem az időt a szabadságom alatt, hogy nem csináltam semmit.
Utangaç bir çocuk olduğu doğruydu; zamanının çoğunu kitaplar arasında geçiriyordu.Hän oli pitkä, hänellä oli harvoja ystäviä ja hän vietti paljon aikaansa kirjojen ja taiteen parissa.
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.Gandhi harrasti päivittäin kehräämistä.
Birçok yaşlı vatandaş susuzluk belirtileri geçiriyordur.Στους ακέρατους πληθυσμούς έχει παρατηρηθεί μεγάλη συχνότητα ερμαφρόδιτων ατόμων.
Zaman geçiriyorum.Περνάω τον καιρό μου.
Tom ile vakit geçiriyorum.Περνάω χρόνο με τον Θωμά.
Ernest Hoschedé zamanının büyük bölümünü Paris'te geçiriyordu.Ernest Hemingway tilbragte megen tid i parken under sin tid i Paris.
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.Så har jeg måttet slå ham over fingrene.
Kafalarına torba geçiriyorlar askerlerin, gık demiyoruz.Skærfet bæres inden for civile og uden på militære jakker.
Her yıl bir ayı mutlaka babasıyla ya İsviçre'de, ya da Rusya'da geçiriyordu.Etter hvert dro han til Europa, der han hadde opphold i Sveits og Portugal.
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.De holder seg på hendene som er på utsider.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.Fangene satt innesperret 24 timer i døgnet, mens fangevokterne jobbet daglige 8-timers skift.
Zamanın çoğunu hesap yaparak geçiriyorum.Mye tid går med til tilsynsvirksomhet.
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.Gandhi giữ giới không nói một ngày trong tuần.
Martin Sheen’in performansınıda ’gösteriyi ele geçiriyor’ biçiminde ifade etmiştir.Trình diễn của Martin Sheen được gọi là "steal the show" .
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.ガンディーは週に一度を沈黙して過ごした。
Günlerini genellikle yüzüstü yatıp, TV seyrederek geçiriyordu.ただ食べてテレビを見るだけ日々を過ごした。
Günlerini eğlence alemlerinde sarhoş olup meyhane köşelerinde sızarak geçiriyordu.ハリーは酔い、ヨーロッパ大陸の各所で過ごした日々を回想する。
Onlar da elleri üzerinde beni sıranın başına geçiriyorlardı.素手で立ち回ることもある。
Her yıl bir ayı mutlaka babasıyla ya İsviçre'de, ya da Rusya'da geçiriyordu.每年,她都会和她的父亲在俄罗斯或瑞士一起待一个月。
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.甘地每週守默一天。
1933'te Naziler iktidara geldiğinde Mann ve eşi İsviçre'de tatil geçiriyordu.1933년 나치가 집권을 했을 당시, 토마스 만과 아내는 스위스에서 주말을 보냈다.
Çoğu mahkûm, günün 23 saatini hücresinde geçiriyordu.수감 기간은 약 23년이며 이 기간 중 전향했다.
Zamanın çoğunu hesap yaparak geçiriyorum.את רוב זמנו בילה בהוראה.
Asker vaktini mahfuz mahallerde oturarak geçiriyor, gece gündüz elbise ve çizme ile yatıp kalkıyordu.כמו כן הורה לחייליו להישאר בכוננות בלילה ולישון בבגדיהם.
Dorothy Parker nükteli bir şekilde "Katharine Hepburn A'dan B'ye her duyguyu görüp geçiriyor." diye yazdı.Дороти Паркър се шегува: „Тя показва цялата гама от емоции по целия път от А до Б“.
Yuliya tüm boş zamanlarını eğlence merkezinde veya tiyatroda müzisyenlerle beraber geçiriyordu.Свободното си време, Савичева прекарва с музиканти в центъра или в театъра.
Bütün günümüzü makinelerle geçiriyoruz; bütün gecelerimizi makinelerle.С тях гледаме през нощта, а с колбичките през деня.
Marat'ın cildinde sorunlar vardı ve bu yüzden o, zamanının çoğunu küvette geçiriyordu.Тафт до такава степен е бил пълен, че няколко пъти се е заклещвал във ваната на Белия дом.
Gandi her hafta bir gününü konuşmadan geçiriyordu.Гил прекарва всяка следваща нощ в миналото.
Aile, yaz aylarını genellikle 1908 yılında inşa ettirdikleri, Bad Tölz'deki çiftlik evinde geçiriyordu.Poletne mesece je družina pretežno preživljala v leta 1908 zgrajeni podeželni hiši pri Bad Tölzu.
Baba: "Öyle olsaydı, emin ol stratejimi yeniden gözden geçiriyor olurdum."Ob tem je dejal: »Moral sem ponovno razmisliti o načrtu moje kariere.
Tatillerini ailesi ve amcasıyla birlikte Marche Les Dames'de geçiriyordu.Hčerka je bila na počitnicah pri stricu.
Utangaç bir çocuk olduğu doğruydu; zamanının çoğunu kitaplar arasında geçiriyordu.Tema perekond oli suur ning lapsi oli tal palju, neist enamik seondus öö negatiivsete loomujoontega.
Birçok yaşlı vatandaş susuzluk belirtileri geçiriyordur.Lammi läbivad arvukad kuivenduskraavid.
Sıkışan havanın basıncı, pistonları harekete geçiriyor ve aracın saatte 110 km/s kadar hızlanması sağlanıyor.Häälepaelad lõdvestuvad ja häälepilu avaneb, nii et õhk vabaneb kiirusega üle 160 km/h.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1,100만의 미국인들이 매년 심장마비를 겪고 있습니다.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1,1 juta orang Amerika mengalami serangan jantung setiap tahun.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1.1 milioane de americani suferă atacuri de cord în fiecare an.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1,1 milione di americani subiscono attacchi di cuore ogni anno.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1.1 miliónov Američanov ročne utrpí srdcový záchvat.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1,1 milionów Amerykanów rocznie cierpi na zawał serca.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1.1 miliónů Američanů každoročně utrpí infarkt.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1,1 miljoen Amerikanen krijgen elk jaar hartaanvallen.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1.1 millió amerikai szenved szívrohamot évente.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1,1 million d'Américains ont des crises cardiaques chaque année.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1,1 millón de estadounidenses sufren ataques al corazón cada año.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1,1 милиона американци страдат от сърдечен удар всяка година.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1.1 מיליון אמריקאים סובלים מהתקפי לב בכל שנה.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor.1.1 مليون أمريكي يعانون من النوبات القلبية سنويا.
1.1 milyon Amerikalı her yıl kalp atakları geçiriyor. 4.8 milyon kişide kalp yetmezliği var.1.1 milhão de americanos sofrem ataques cardíacos todo ano 4.8 milhões sofrem de paragem cardíaca.