geçiriyor ile cümle
geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Yeryüzü, havale geçiriyor.A Föld lázas.
Yeryüzü, havale geçiriyor.De Aarde heeft koorts.
Yeryüzü, havale geçiriyor.Die Erde hat Fieber.
Yeryüzü, havale geçiriyor.지구는 열병을 앓고 있습니다.
Yeryüzü, havale geçiriyor.La Terra ha la febbre.
Yeryüzü, havale geçiriyor.La Terre a la fièvre.
Yeryüzü, havale geçiriyor.La Tierra está con fiebre.
Yeryüzü, havale geçiriyor.Pământul are febră.
Yeryüzü, havale geçiriyor.Země má horečku.
Yeryüzü, havale geçiriyor.Ziemia ma gorączkę.
Yeryüzü, havale geçiriyor.Землю лихорадит.
Yeryüzü, havale geçiriyor.Земята има треска.
Yeryüzü, havale geçiriyor.לכדוה"א יש קדחת.
Yeryüzü, havale geçiriyor.الأرض مريضة بحمى .
Yeryüzü, havale geçiriyor.ここ100年間で地球の気温は
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.남성들은 더 많은 23.8시간을 인터넷과 TV에 할애했습니다. 주로 인터넷을 했네요.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.A geração Y passou ainda mais 23,8 horas, a maioria "online".
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Angehörige der Generation Y sogar noch mehr -- 23,8 Stunden, vorwiegend online.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Generacja Y jeszcze więcej: 23.8 godzin, większość w Internecie.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Generația Y petrecea chiar mai mult -- 23,8 ore, majoritatea online.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Gen-Y'ers besteedden nog meer uren, 23,8 uur, het meeste online.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Gen-Y'ers прекараха дори повече -- 23.8 часа, предимно онлайн.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Gli uomini anche di più -- 23.8 ore, la maggior parte online.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Họ sử dụng thậm chí hơn -- 23,8 tiếng, hầu hết là trên mạng
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.La Generación Y pasó aún más... 23,8 horas, la mayoría en línea.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.La Génération Y y consacrait encore plus de temps -- 23,8 heures, la majeure partie en ligne.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Η επόμενη γενιά περνά ακόμα περισσότερο 23,8 ώρες, το μεγαλύτερο μέρος στο διαδίκτυο.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.Родившиеся после 1980 г. проводили ещё больше — 23,8 часов, большую часть в сети.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.אנשי דור ה-Y ביזבזו אפילו יותר-- 23.8 שעות, הרוב באינטרנט.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.الجيل واي (الأحدث) ينفق وقتا أكثر حتى -- 23.8 ساعة، الغالبية منها على الإنترنت.
Y jenerasyonu mensupları daha da fazla-- 23.8 saati, çoğunluk İnternet'te geçiriyordu.しかも大半はインターネットでした そして今
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.A munkámat legtöbbször sötétben végzem, hozzászoktam már.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Ich verbringe einen Großteil meiner Arbeitszeit im Dunklen, ich bin daran gewöhnt.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Ik werk het grootste deel van mijn tijd in het donker, ik ben het gewend.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Jeg bruger det meste af min tid med at arbejde i mørke; jeg er vant til det.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Je passe le plus clair de mon temps à travailler dans le noir, je suis habituée.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.전 어둠 속에서 주로 연구해와서 익숙하답니다.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Majoritatea timpului de lucru mi l-am petrecut pe întuneric; sunt obișnuită.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Passei a maior parte do tempo a trabalhar no escuro; estou habituada.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Passo la maggior parte del tempo al buio. Sono abituata.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Saya menghabiskan kebanyakan waktu saya bekerja di kegelapan. Saya sudah terbiasa.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Spędzam większość czasu pracując w ciemnościach; jestem do tego przyzwyczajona.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Tôi dành hầu hết thời gian làm việc trong bóng tối; Tôi quen với điều đó rồi.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Trabajo la mayor parte del tiempo en la oscuridad; estoy acostumbrada.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Trávím většinu svého času prací ve tmě; jsem na to zvyklá.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Väčšinu svojho pracovného času strávim v tme - som na to zvyknutá.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Прекарвам повечето време работейки на тъмно, така че съм свикнала с това.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Я працюю переважно у темряві і тому звикла до цього.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.Я провела большую часть жизни, работая в темноте. Я привыкла к этому.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.ביליתי מרבית זמני בעבודה בחושך; אני רגילה לזה.
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.لقد قضيت كل عمري اعمل في الظلام .. لذا انا معتادة على ذلك
Zamanımın çoğunu karanlıkta çalışarak geçiriyorum; alışkınım.大丈夫です
Zamanlarını adeta Ölümü bekleyerek geçiriyorlar.Ze proberen alleen de tijd te doden wachtend op de dood en terwijl ze steeds dichterbij de vergetelheid komen
Zor günler geçiriyormuşsunuz.Sok mindennel kellett szembenéznie.
Zor günler geçiriyormuşsunuz.Vous avez dû gérer beaucoup de choses.
Zor günler geçiriyormuşsunuz.Είχες δύσκολες στιγμές.
Zor günler geçiriyormuşsunuz.مررت بأوقات عصيبة
Zor günler geçiriyor o, üstüne gitme. Tamam de, anlayýţ göster.Αν είμαστε όλοι μαζί τότε θα είναι σημαντικό για μένα.
Zor günler geçiriyor o, üstüne gitme.Не бъди толкова строг с него.
Zümreleri harekete geçiriyoruz.Aktivoimme yhteisöjä.