geçiriyor ile cümle

geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.A čísla jako jsou tato, mě motivují ve výzkumu.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Cifrele de acest fel sunt cele care mă motivează ca cercetător.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Dergelijke getallen motiveren mijn onderzoeksagenda.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.És ezek azok a számok, amik leginkább motiválják a kutatási céljaimat.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.E sono numeri come questi che danno la motivazione per pianificare la mia ricerca.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Es sind solche Zahlen, die mein Forschungsprogramm motivieren.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Et c'est ce genre de nombre qui me motive à continuer mes recherches.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.이와같은 거창한 숫자는 저를 격려해 줍니다.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Og det er tal som disse, der motiverer mig i min forskning.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.São números como estes que motivam a minha investigação.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Številke, kot je ta, spodbujajo moje raziskovalne načrte.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Takéto čísla ma motivujú pri výskume.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Takie liczby motywują mnie do dalszych badań.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Và những con số như vậy đã là động lực thúc đẩy công tác nghiên cứu của tôi.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Y son números como estos los que motivan mi programa de investigación.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Και είναι αριθμοί σαν αυτόν που δίνουν κίνητρο στο ερευνητικό μου πρόγραμμα.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.Вот такие цифры движут планом моих исследований.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.И числа като тези ме мотивират в моите изследвания.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.І подібні числа мотивують мою дослідницьку роботу.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.שעזרו לנו להפוך ידע אנושי לדיגיטלי.
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.وهذه النوعية من الارقام تحفز جدول اعمالي البحثي
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.こんな疑問を持ったのです
Ve bunun gibi rakamlar araştırma gündemimi harekete geçiriyor.就是甘樣嘅數字激勵咗我嘅研究計劃。
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)A tu dole, tu dole prezimujú [v južnej Afrike]
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Egészen idáig repülnek, és itt lent [Afrika déli részén] telelnek.
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)En hier, en ze overwinteren hier [in Zuidelijk Afrika].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Et plus bas encore, ils se posent pour l'hiver [en Afrique du Sud].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)이 아래 남아프리카에서 겨울을 보냅니다.
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Og her ned, og de overvintrer hernede [i det sydlige Afrika].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Poi vengono quaggiù, e svernano qui [Nell'Africa Meridionale].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Si aici, apoi petrec iarna aici jos [in Africa de sud].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Täällä alhaalla [eteläisessä Afrikassa] ne sitten talvehtivat.
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Und dort unten, und hier [in Südafrika] überwintern sie.
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Và tại đây, chúng trú đông ở đây [ở Nam Phi].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Y hacia abajo aquí, e hibernan aquí abajo al sur de África.
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)Και εδώ κάτω, και ξεχειμωνιάζουν εδώ [στη νότια Αφρική].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)И здесь они зимуют [в южной Африке].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)И тук долу, а зимуват тук долу [в южна Африка].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)וכאן למטה, והם חורפים שם למטה [בדרום של אפריקה]
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)هنا، وتقضي الشتاء هنا [في جنوبي أفريقيا].
Ve burada aşağılarda kışlarını geçiriyorlar. (Afrika'nın güneyinde)すごいことです これは猛禽類の
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.그리고 2주 내내 매일 좋은 주차 공간을 놓쳤다는 사실에 괴로워 합니다.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.A strávi dva týždne trápiac sa myšlienkou, že deň za dňom prichádza o skvelú príležitosť na parkovanie.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Dva tedna zapravi z idejo, da zamuja priložnost, dan za dnem, ko bi lahko imel odlično parkirno mesto.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.En hij zit daar twee weken te simmen, met het idee dat hij iedere dag weer een geweldige parkeerplek misloopt.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.I spędza dwa tygodnie dręczony myślą, że każdego dnia traci okazję na takie łatwe parkowanie.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Så han ägnar två veckor åt att reta sig på alla chanser han missar till en bra parkeringsplats.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Și petrece două săptămâni sâcâit de ideea că ratează șansa, zi de zi, de a avea un loc de parcare minunat.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Stráví dva týdny pronásledován myšlenkou že den za dnem přichází o tu možnost skvělého parkování.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.Và hắn mất hai tuần ám ảnh bởi ý tưởng này rằng hắn mất cơ hội, mỗi ngày, để có bãi đỗ xe tốt.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.והוא מעביר שבועיים מוטרד מהרעיון שהוא מחמיץ את ההזדמנות, יום אחר יום, לחנות במקום מעולה.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.ويقضي أسبوعين وهذه الفكرة تدور في رأسه وهو يضيع الفرصة، يوماً بعد يوم، للحصول على موقف سيارة جيد.
Ve iki haftasını, gün be gün iyi bir park yeri fırsatını kaçırdığını düşünerek geçiriyor.という考えに 捕われているのです 機会費用は 我々の選択が たとえどんなに良いものであっても
Ve yaklaşık üç ayı beraber geçiriyoruz.Donc nous passons à peu près trois mois ensemble.
Ve yaklaşık üç ayı beraber geçiriyoruz.E così passiamo insieme circa 3 mesi l'anno.
Ve yaklaşık üç ayı beraber geçiriyoruz.Então, passamos grande parte de três meses fora juntos.
Ve yaklaşık üç ayı beraber geçiriyoruz.És mindig remek három hónapot töltöttünk együtt.
Ve yaklaşık üç ayı beraber geçiriyoruz.I tak spędzamy razem fantastyczne trzy miesiące.
Ve yaklaşık üç ayı beraber geçiriyoruz.그래서 거의 석 달 정도를 신나게 같이 보내요.
Ve yaklaşık üç ayı beraber geçiriyoruz.Op die manier besteedden we een goede drie maanden samen.

İlgili Sayfalar