geçiriyor ile cümle

geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Vízmolekulákat exportálnak ki, és az oldott anyagokat otthagyják a másik oldalon.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Wassermoleküle werden durch die Membran geleitet und die gelösten Substanzen bleiben auf der anderen Seite.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Ze laten watermoleculen door, en de opgeloste stof blijft aan de andere kant achter.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Αφήνουν να περνάνε τα μόρια νερού, εμποδίζοντας τη διέλευση των διαλυμένων ουσιών.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Они пропускают молекулы и оставляют растворы в другой части.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.Те експортират водни молекули през себе си и оставят разтворени от другата страна.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.הן מייצאות מולקולות של מיים מעבר, ומשאירות חומר מומס בצד השני.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.تصدر جزيئات الماء عبرها، و تترك المواد المذابة جانبا.
Su moleküllerini geçiriyorlar ve çözünen maddeleri diğer tarafta bırakıyorlar.溶質を反対側に残します アクアポリンという会社が、この技術を真似た
Su moleküllerini geçiriyorlar.Δουλειά τους είναι να περνούν από αυτές τα μόρια νερού.
Su moleküllerini geçiriyorlar.През тях всъщност се експортират водни молекули.
Su moleküllerini geçiriyorlar.Фактически, они пропускают молекулы воды.
Su moleküllerini geçiriyorlar.הם למעשה מייצאות מולקולות של מיים.
Su moleküllerini geçiriyorlar.تصدر جزيئات الماء من خلالها.
Su moleküllerini geçiriyorlar.「前進浸透」の一種です
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Er nimmt das, was ich entwickelt habe, und haucht ihm Leben ein.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Examina lo que he diseñado, y le da vida.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Il l'analyse et, quelque soit la forme que je lui ai donné, va lui donner la vie.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.제가 디자인한 것을 보고 컴퓨터가 생명을 불어넣는 거죠.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Qualsiasi cosa io crei, le da vita.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Se käsittelee kaiken suunnittelemani. Ja tekee sen eläväksi.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Se uită la ce am creat eu şi îl va aduce la viaţă.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Vai pegar naquilo que eu criei e dar-lhe vida.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Widzi projekt i ożywia go.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Гледа всичко, което съм проектирал, и всъщност ще го доведе до живот.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.Істота може виглядати як завгодно, гра все одно її "оживить".
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.То есть, по сути, изучает, что я напроектировал, и оживляет.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.הוא מסתכל על מה שאני יצרתי, הוא למעשה יפיח בו חיים.
Tasarladığım şeye bakıp onu hayata geçiriyor.أنه ينظر إلى إي شيء صممته، وسيجعله حياً.
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileA könnyek bővítésére a friss reggeli harmat, hozzátéve, hogy több felhő felhők mély sóhajt:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileAvec des larmes de rosée le matin augmentant frais, Ajout aux nuages nuages plus avec ses profonds soupirs:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileCu lacrimi sporind roua dimineţii proaspete, adăugând la nori nori mai mult cu suspine sale profunde:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileDengan air mata menambah embun pagi segar, Menambah awan awan lebih banyak dengan desah yang dalam:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ile: 신선한 아침 이슬을 보강 눈물이 그의 깊은 한숨과 함께 구름보다 구름 추가로
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileKyyneleet kohensi tuoretta aamun kaste, lisäämällä pilviä enemmän pilvet hänen syvään huokaa:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileMed tårar utöka den friska morgonens dagg, Lägga till moln mer moln med hans djupa suckar:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileMed tårer forstærke den friske morgenens dug, Tilføjelse til skyerne flere skyer med sin dybe suk:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileMet tranen het verhogen van de frisse ochtend dauw, Toevoegen aan wolken meer wolken met zijn diepe zuchten:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileMit Tränen Vermehrung der frische Morgen Tau, Hinzufügen, um Wolken mehr Wolken mit seiner tiefen Seufzer:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileSe slzami rozšiřovat čerstvé ranní rosy, čímž se víc mraky mraky jeho hluboké vzdechy:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileSo slzami rozširovať čerstvé rannej rosy, čím sa viac mraky mraky jeho hlboké vzdychy:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileS solzami povečuje sveže jutro rosa, tako, da oblake več oblakov s svojo globoko vzdihi:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileZe łzami zwiększając świeże porannej rosy, Dodawanie do chmur więcej chmur z jego głęboko wzdycha:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileΜε δάκρυα αυξάνοντας δροσιά το φρέσκο πρωί, προσθέτοντας σε σύννεφα πάνω σύννεφα με βαθύ αναστεναγμό του:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileСо слезами увеличения росы свежим утром, добавив к облакам больше облаков с его глубокими вздохами:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileСъс сълзи, засилвайки роса на прясно сутрин, Добавянето на облаци повече облаци със своя дълбоко въздиша:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileעם דמעות משלים מטל הבוקר של טרי, הוספת עננים עננים יותר עם אנחות עמוקות שלו:
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileمع زيادة الدموع ندى الصباح الطازج ، إضافة إلى مزيد من السحب السحب العميق مع يتنهد :
Taze sabah çiğ artırmada, gözyaşları onun derin bir iç geçiriyor bulutlar daha bulutlar ekleme ileしかし、すべてのようにすぐにすべての-応援として太陽は最も遠い東の描画を開始する必要があります
Umarım bu videonun sonunda, işlem süreci kafanızda çok net olacak. Dokuzu aşağıya geçiriyoruz.Pero pienso que el proceso va a ser claro como el cristal, espero, al final del video.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Dlouhé dni a noci trávíme zíráním na tuto část pavouka.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.우리는 아주 많은 밤 낮을 거미의 이 부분을 살펴 보내는데 보냅니다.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Nous passons de longs jours et nuits à fixer cette partie de l'araignée.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Pasamos largos días y noches observando esta parte de la araña.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Passamos longos dias e noites a olhar para esta parte da aranha.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Passiamo giorni e notti ad osservare questa parte del ragno.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Spędzamy całe dnie i noce gapiąc się na ten pajęczy narząd.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Stam zile si nopti intregi uitandu-ne la partea dorsala a paianjenului.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Tuijottelemme yötä päivää tuota hämähäkin osaa.
Uzun gün ve gecelerimizi örümceğin bu kısmına bakarak geçiriyoruz.Vi spenderar långa dagar och nätter med att stirra på den här delen av spindeln.

İlgili Sayfalar