geçiriyor ile cümle
geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.Si tiene un mal día, intente esto: salte arriba y abajo, menéese; va a sentirse mejor.
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin.일진이 좀 안좋으시다면, 이렇게 한번 해보세요.
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin.אם יש לכם יום גרוע, נסו את זה:
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin.عندما تحظى بيوم شيء, جرب هذا:
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin.上下にジャンプして 身体をクネクネして きっと元気が出るでしょう
Krallığı'nda 2 hafta geçiriyordum.티벳과 인디아 사이에 있는 곳이죠.
Krallığı'nda 2 hafta geçiriyordum.Tibet és India között.
Krallığı'nda 2 hafta geçiriyordum.השוכנת בין טיבט והודו.
Krallığı'nda 2 hafta geçiriyordum.مقيم بين التبت و الهند.
Krallığı'nda 2 hafta geçiriyordum.私はそこで幸せに関するプロジェクトの為に
Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.이상하게도 반복되는 이 일을 이해하려 노력했습니다.
Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.לנסות להבין את היום המוזר הזה.
Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.في محاولة لفهم المنطق وراء يوم جرذ الأرض الغريب.
Kunduz Festivalini mantıklı hale getirmeye çalışarak geçiriyorum.何十年もの間
Lisias, planlama nasıl gitti? Bakan Clarencio onu gözden geçiriyor.Πώς πήγε ο προγραμματισμός σας, Lysias; ο Υπουργός Clarencio τον αξιολογεί.
Maalesef vücutlarımız bu zamanın önemli bir kısmını sadece oturarak geçiriyor.Leider werden Sie, also Ihr Körper, die meiste Zeit davon nur sitzend verbringen.
Maalesef vücutlarımız bu zamanın önemli bir kısmını sadece oturarak geçiriyor.למרבה הצער, גופינו, גופיכם, יבלו את רוב הזמן הזה בישיבה.
Maalesef vücutlarımız bu zamanın önemli bir kısmını sadece oturarak geçiriyor.لسوء الحظ، فانكم ستقضون معظم هذا الوقت في الجلوس.
Müziğin kanalize olduğu araç oluyorum, ve bu süreçte herşey yolundayken, müzik değişim geçiriyor benim gibi.저는 음악이 표출되는 매개체가 되는거죠. 그리고 이 과정에서 모든 상황이 맞다면, 음악은 완전히 바뀝니다.
Müziğin kanalize olduğu araç oluyorum, ve bu süreçte herşey yolundayken, müzik değişim geçiriyor benim gibi.אני הופכת לאמצעי דרכו המוזיקה עוברת. ותוך כדי התהליך המוזיקה משנה את פניה
Müziğin kanalize olduğu araç oluyorum, ve bu süreçte herşey yolundayken, müzik değişim geçiriyor benim gibi.اصبح الوسط الذي تتوجه عبره الموسيقى و في خلال العملية ,عندما يكون كل شيئ صحيح الموسيقى تتحول
Napolyon kardeşini bu topraklara kurduğu Vestfalya Krallığının başında geçiriyor.그의 동생을 베스트팔렌 왕국의 왕으로 옹립했습니다.
Napolyon kardeşini bu topraklara kurduğu Vestfalya Krallığının başında geçiriyor.Maakt zijn broer koning van Westfalen.
Napolyon kardeşini bu topraklara kurduğu Vestfalya Krallığının başında geçiriyor.Mette il fratello come re nel Regno di Westfalia.
Napolyon kardeşini bu topraklara kurduğu Vestfalya Krallığının başında geçiriyor.Mianuje swego brata na króla Królestwa Westfalii.
Napolyon kardeşini bu topraklara kurduğu Vestfalya Krallığının başında geçiriyor.Svého bratra udělá králem Vestfálského království.
Napolyon kardeşini bu topraklara kurduğu Vestfalya Krallığının başında geçiriyor.Проголошує свого брата королем Вестфалії.
Nöbet geçiriyor. Ağzına bir şey koyun.Está a ter um ataque.
Nöbet geçiriyor. Ağzına bir şey koyun.Napad ima, dajte mu nekaj v usta.
Nöbet geçiriyor. Ağzına bir şey koyun..יש לו התקף .תכניסו לו משהו לפה
Nöbet geçiriyor.Está sufriendo un ataque.
Nöbet geçiriyor.Hold jer væk fra kanonerne!
Nöbet geçiriyor.Επαθε κρίση.
Nöbet geçiriyor.Той има пристъп.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Den roterar till det, kontrollerar att den kom dit och skickar sedan vidare till sin granne.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Het roteert daarheen, controleert of het er is geraakt, en dan geeft het door aan zijn buurman.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Il tourne en conséquence, vérifie que ce soit bon et ensuite le passe à son voisin.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Jednotka se podle toho otočí a zkontroluje pozici a poté pošle informace dál.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.이렇게 돌아가고, 거기까지 잘 됬는지 확인하고 옆쪽으로 넘겨줍니다.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Lalu memutarnya sejauh itu, memeriksa apakah sudah benar lalu meneruskan kepada tetangganya.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Nó sẽ quay tới góc đó, kiểm tra xem đã đúng chưa và rồi chuyển tiếp đến phần tiếp theo.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Obraca się, sprawdza kąt i przekazuje informację sąsiadom.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Otočí sa do toho uhlu, zistí, či sa tam dostala, a potom posunie tú správu susedovi.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Ott forog egy sort, leellenőrzi, hogy odaért-e, majd átadja a szomszédjának.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Quindi ruota fino a quel punto, controlla se è arrivato poi lo passa al proprio vicino.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Rota para alinearse, verifica si llegó allí y después le pasa información a su vecino.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Se rotește, verifică dacă a ajuns unde trebuie și apoi transmite mesajul unității adiacente.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Περιστρέφεται τόσο, ελέγχει εάν έφτασε εκεί και μετά το μεταφέρει στη γειτονική της μονάδα.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Завърта се на този ъгъл, проверява дали го е достигнала и след това предава съобщението на своя съсед.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.Он поворачивается на этот угол, проверяет, все ли правильно и передает информацию соседу.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.היא מסתובבת לזה, בודקת אם היא הגיעה לשם ואז מעבירה אותה לשכנה שלה.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.تدور بما يوافق ذلك، تتحقق مما إذا وصلت هناك ومن ثم تمررها إلى جارتها.
O açı kadar dönüyor ve konumunu kontrol edip bilgilerini yanındaki diziye geçiriyor.次のユニットの入力待ちとなります 彼らがこのプロジェクトに参加している
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Chce wrócić, ale nie może, więc przeżywa trudne chwile.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Con bé muốn về nhà nhưng không có dịp nào tiện, nó đang phải vật lộn đấy.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Elle veut revenir mais n'en a pas eu la chance, donc elle souffre.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Ha Ni ingin kembali tapi tidak punya kesempatan, dia pasti mengalami kesulitan.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Hoče se vrniti, ampak ni imela priložnosti, zato trpi.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Hon vill komma tillbaka men har inte fått den chansen, så har det ganska jobbigt.
O eve dönmek istiyor ama imkansız,bu yüzden zor zamanlar geçiriyor olmalı.Sie will nach Hause zurück kommen,aber hatte nicht die Chance dazu,also hat sie jetzt eine harte Zeit.