geçiriyor ile cümle
geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kalp krizi geçiriyorsunuz. Ne yapacaksınız?여러분은 심장 마비를 겪고 있는 것입니다. 이제 어떻게 하실 건가요?
Kalp krizi geçiriyorsunuz. Ne yapacaksınız?אתה עובר התקף לב. מה אתה עומד לעשות?
Kalp krizi geçiriyorsunuz. Ne yapacaksınız?أصبت بنوبة قلبية. ماذا ستفعل؟
Kalp krizi geçiriyorsunuz. Ne yapacaksınız?飛行機でアメリカ・ドイツ・ヨーロッパへ帰りますか?
Kalp krizi geçiriyorsunuz.Sarebbe un attacco di cuore.
Kalp krizi geçiriyorsunuz.To atak serca.
Kalp krizi geçiriyorsunuz.Vous êtes en train de subir une crise cardiaque.
Kalp krizi geçiriyorsunuz.Получаваш сърдечен пристъп.
Kalp krizi geçiriyorsunuz.Случится сердечный приступ.
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Ange andra av klockan med Friar Lawrence.] 3 WATCH Här är en munk, som darrar, suckar och gråter:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Genindtast andre af ur med Friar Lawrence.] 3 WATCH Her er en munk, der skælver, suk, og græder:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Ponovno vnesite drugih, Watch s patra Lawrence.] 3 WATCH Tukaj je patra, ki trepeta, vzdihi, in joka:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re adja másoknak a karóra barát Lawrence.] 3 WATCH Itt egy barát, remeg, sóhajtozik, és sír:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-enter anderem der Watch mit Friar Lawrence.] 3 Watch Hier ist ein Mönch, dass zittert, seufzt und weint:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-enter inne Straży z o. Lawrence.] 3 WATCH Oto zakonnik, że drży, wzdycha, i płacze:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-enter muut Watch Veli Lawrence.] 3 Watch Here on munkki, joka vapisee, huokaa ja itkee:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-enter outros da Veja com Frei Lawrence.] 3 Veja Aqui está um frade, que treme, suspira e chora:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-inserire altri della Guardia con Frate Lorenzo.] 3 Guarda qui è un frate, che trema, sospira, e piange:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re-saisir d'autres de la montre avec Frère Laurent.] 3 MONTRE Voici un moine, qui tremble, soupire et pleure:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Re въведете други на часовника с отец Лорънс.] 3 WATCH Тук е монах, че трепери, въздишки, и плаче:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Voer anderen van het horloge met Friar Lawrence.] 3 Kijk hier is een monnik, die beeft, zucht, en huilt:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Znovu zadajte iní hodinky s brat Lawrence.] 3 zhliadnuť tu je mních, ktorý sa trasie, vzdychá a plače:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Znovu zadejte jiní hodinky s bratr Lawrence.] 3 shlédnout zde je mnich, který se třese, vzdychá a pláče:
[Keşiş Lawrence İzle tekrar girin.] Burada 3 SAAT titriyor rahibi, iç geçiriyor, gözyaşı döküyor:[Введите другие часы с Лоренцо.] 3 Смотреть Вот монах, который дрожит, вздыхает и плачет:
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Ce n'est pas simple parce que nos clients, par définition, traversent un moment difficile, diplomatiquement.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Điều đó chẳng dễ dàng, bởi vì khách hàng, đang trải qua thời kì rất khó khăn.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Ez persze nem könnyű, mivel a klienseinknek értelemszerűen nagyon nehéz dolguk van diplomáciai szempontból.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Het is niet makkelijk omdat onze cliënten per definitie, in een moeilijk situatie zitten, diplomatiek gezien.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.이는 쉬운 일은 아닙니다. 우리의 고객인 국가들은 외교적으로 어려움을 겪고 있기 때문입니다.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Não é fácil, porque os nossos clientes estão a ter graves problemas, diplomaticamente.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Není to jednoduché, protože naši klienti na tom už z principu diplomaticky nejsou nejlépe.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.No es fácil, ya que nuestros clientes, por definición, están pasando por un momento diplomáticamente complejo.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Non è facile perché i nostri clienti, per definizione, hanno qualche difficoltà, diplomaticamente parlando.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Nu e ușor, deoarece clienții noștri, prin definiție, trec prin momente grele din punct de vedere diplomatic.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.To nie jest łatwe, bo nasi klienci są z definicji w trudnej sytuacji dyplomatycznej.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Δεν είναι εύκολο, καθώς οι πελάτες μας, εξ'ορισμού, περνούν δύσκολες ώρες, διπλωματικά
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Не е лесно, защото нашите клиенти по начало имат големи проблеми с дипломацията.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Це не легко, адже, по суті, наші клієнти переживають складні часи, у дипломатичному сенсі.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.Это непросто, поскольку наши клиенты, по определению, испытывают трудности, с дипломатической точки зрения.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.זה לא קל, משום שלקוחותינו, על פי הגדרתם, חווים זמנים קשים, דיפלומטית.
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.انها ليست وظيفة سهلة .. لان عملائنا .. يواجهون اوقات عصيبة دبلوماسياً
Kolay değil, çünkü müşterilerimiz, tanımı itibariyle, diplomatik olarak zor zamanlar geçiriyorlar.仕事は簡単ではありません そうしたなかで
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Breng je je tijd door met je buurman, als je weet dat hij er is geweest?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?"¿Cuando te das cuenta que tu vecino ha estado allí, te quedas a charlar con él?"
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Czy -- gdyby dowiedziałbyś się, że twój sąsiad tam był, zainteresowałbyś się bardziej?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Daca afli ca vecinul tau a fost acolo petreci niste timp cu el?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Est ce que -- si vous découvrez que votre voisin y a été est ce que vous allez le voir?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?당신의 이웃이 어떻게 지내는지 살펴 보고 그들과 시간을 보내시나요?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Verbringen Sie Zeit mit ihrem Nachbarn, wenn Sie merken, dass er gedient hat?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Если бы вы узнали, что ваш сосед был там, уделили бы вы ему больше внимания?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?Или... ако откриете, че е бил съседът ви, прекарвате ли известно време там?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?"אם גילית ששכנך היה שם, אתה מבלה איתו מעט?
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?هل أنتم -- إذا وجدتم جيرانكم ذهبوا وعادوا هل تقضوا بعض الوقت معهم ؟
Komşunun durumunu öğrenince gidip vakit geçiriyor musun?質問はしなくても 話し相手になってあげられるでしょう?
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.Dacă ai o zi proastă, încearcă asta: sări în sus, mişcă-te -- şi te vei simţi mai bine.
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.In caso di pessima giornata, provate questo: saltate su e giù, dimenatevi -- vi sentirete meglio.
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.Jeśli masz zły dzień - spróbuj tego: poskacz trochę, poruszaj się -- od razu będzie Ci lepiej.
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.På en dårlig dag, prøv det her: hop op og ned, vrik lidt -- man kommer til at føle sig bedre.
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.Pokud máte někdy špatný den, zkuste toto: poskočte nahoru a dolů, zavrťte se -- hned vám bude líp.
Kötü bir gün geçiriyorsanız bir de zıplamayı, dönüp durmayı deneyin. Kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.Se tiverem um dia mau, experimentem isto: deem saltos, sacudam-se — vão sentir-se melhor.