geçiriyor ile cümle

geçiriyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.You don't, and I'm left alone just singin' the blues and sighin'
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.Не го правиш и оставам сама, просто пея си блус и въздишам.
Ama aramıyorsun, bense yalnız kalıyorum; blues söyleyip, iç geçiriyorum.毎日 冷たく当たる
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Ale propojují další, co se navzájem neznají a vzniká tak něco většího, než jsou oni sami.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.서로 모르는 사람들을 그들 자신보다 한 단계 위로 연결시켜주면
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Mă conectez, în schimb, cu oameni care nu se cunosc între ei pentru a găsi ceva mai mare decât ei înșiși.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Ma io mettero' in contatto persone che non si conoscono con qualcosa di piu' grande di loro stessi.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Mais je relie des gens qui ne se connaissent pas à quelque chose de plus grand qu'eux-mêmes.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Mas ligo pessoas que não se conhecem para formarem algo maior que elas próprias.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Pero, Yo conecto personas que no sé conocen entre ellas a algo más grande que ellos mismos.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Sondern sie vernetzen Menschen, die einander nicht kennen zu etwas Größerem als sie selbst.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Αλλά συνδέουν ανθρώπους που δεν γνωρίζονται σε κάτι μεγαλύτερο από τον εαυτό τους.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Вместо этого я соединяю людей, не знакомых друг с другом к чему-то большему, чем они сами.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.Но аз свързвам хора, които не се познават до нещо което е по-голямо от тях самите.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.אלא, אני מחבר אנשים שלא מכירים אחד את השני למשהו שהוא גדול מהם עצמם.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.لكن أوصل الناس الذين لا يعرفون بعضهم البعض بشئ أعظم من شخوصهم.
Ama, birbirini tanımayan insanları bizzat kendilerinden daha büyük olan bir yapıyla bağlantıya geçiriyorum.もっと大きな何かにつなげましょう それぞれの集団の価値も増します
"Aman yarabbi! İnme geçiriyorum! İnme geçiriyorum!"그런데 뇌가 저에게 이렇게 말하는 거에요.
"Aman yarabbi! İnme geçiriyorum! İnme geçiriyorum!"Und als Nächstes sagte mir mein Gehirn:
"Aman yarabbi! İnme geçiriyorum! İnme geçiriyorum!""יש לי שבץ מוחי! יש לי שבץ מוחי!"
"Aman yarabbi! İnme geçiriyorum! İnme geçiriyorum!""يا إلهي! إن لدي سكتة دماغية. إن لدي سكتة دماغية!"
"Aman yarabbi! İnme geçiriyorum! İnme geçiriyorum!"次の瞬間私が思ったのは
"Aman yarabbi! İnme geçiriyorum!"Jösses, jag har en stroke!
Ancak sonrasında, sonra ne yaptığımı düşünürken anladım ki bu davranış beni ele geçiriyordu.Después empecé a relexionar lo que había hecho. Empecé a.... este comportamiento que me dominaba
Ancak sonrasında, sonra ne yaptığımı düşünürken anladım ki bu davranış beni ele geçiriyordu.Чак след това, когато започнах да разсъждавам върху случилото се...
Ancak sonrasında, sonra ne yaptığımı düşünürken anladım ki bu davranış beni ele geçiriyordu.後で自分がしたことを振り返って とんでもないことをしたなと
Anladım ki çoğunlukla zamanımın yaklaşık yüzde 75'ini görece küçük yerlerde geçiriyorum항상 제 시간의 약 75 퍼센트는 비교적 적은 수의 장소에서 보낸다는 결론에 도달합니다.
Anladım ki çoğunlukla zamanımın yaklaşık yüzde 75'ini görece küçük yerlerde geçiriyorumאני תמיד מגיע למסקנה ש 75 אחוז מזמני אני מבלה במספר מצומצם יחסית של מקומות.
Anladım ki çoğunlukla zamanımın yaklaşık yüzde 75'ini görece küçük yerlerde geçiriyorumأتوصل دائماً لخلاصة أنني قضيت حوالي 75% كم وقتي في عدد قليل من الأماكن نسبياً.
Anladım ki çoğunlukla zamanımın yaklaşık yüzde 75'ini görece küçük yerlerde geçiriyorumある一定の場所で過ごし ほどんどの時間を そこから離れずに生活している-
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Chúng ta dành cả buổi tối trên mạng xã hội thay vì đi đến quán rượu với bạn bè.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Eltöltjük az esténket a közösségi oldalon, ahelyett, hogy elmennénk a pub-ba a barátainkkal.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.사람들은 술집에가서 친구들과 이야기하지 않고 소셜 네트워크 서비스에서 모든것을 소비합니다.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Nous passons une soirée sur le réseau social au lieu d'aller au pub avec des amis.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Pasamos la tarde en las redes sociales en lugar de ir al bar con los amigos.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Passamos um serão na rede social em vez de ir a um bar com os amigos.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Petrecem o seară în reţelele sociale în loc să ne ducem într-un bar cu prietenii.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Raději strávíme večer na sociální síti, místo abychom šli s přáteli do hospody.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Spędzamy wieczór w portalach społecznościowych, zamiast w pubie z przyjaciółmi.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Trascorriamo la serata sui social network invece di andare al bar con gli amici.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Trávime večer na sociálnej sieti namiesto toho, aby sme išli do krčmy s kamarátmi.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Vietämme illan sosiaalisessa mediassa emmekä mene baariin ystävien kanssa.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Vi spenderar kvällen uppkopplade på sociala nätverk istället för att gå på puben med vänner.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.We brengen een avond op het sociale netwerk door in plaats van met vrienden naar de kroeg te gaan.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Wir verbringen einen Abend im sozialen Netzwerk anstatt mit Freunden in die Kneipe zu gehen.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Ξοδεύουμε ένα βράδυ στο κοινωνικό δίκτυο αντί να πάμε σε ένα μπαρ με φίλους.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Ми проводимо вечір у соціальній мережі замість того, щоб піти з друзями на пиво.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Мы проводим вечер в социальной сети вместо того, чтобы пойти в бар с друзьями.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.Прекарваме вечерта в социалната мрежа вместо да изпием бира с приятели.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.אנו מבזבזים ערב שלם ברשתות החברתיות במקום לצאת לפאב עם חברים.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.نمضي مساء على الشبكة الاجتماعية عوض أن نذهب إلى الحانة مع أصدقائنا.
Arkadaşlarla bara gitmek yerine akşamımızı sosyal ağlarda geçiriyoruz.ソーシャルネットワークで時間を過ごす その置き換えの空想には
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.많은 훌륭한 경제학자들이 인생을 바쳐 이 문제를 연구한 덕에
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.Mulţi economişti străluciţi au căutat o viaţă întreagă răspunsul la această întrebare.
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.Wielu znakomitych ekonomistów pracowało nad odpowiedzią całe życie.
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.כעת, כלכלנים מבריקים רבים השקיעו חיים שלמים בעבודה על השאלה הזאת,
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.العديد من خبراء الاقتصاد أمضوا حياتهم كاملة يعملون على هذا السّؤال،
Artık bir çok harikulade iktisatçı tüm hayatını bu soru üzerinde çalışarak geçiriyor.その甲斐あって 議論は大きく前進してきましたし
Aşırı doz yüzünden nöbet geçiriyordu.욕실 바닥에서 마약을 하고 있던 모습을 기억합니다.
Aşırı doz yüzünden nöbet geçiriyordu.אחרי שלקח מנת יתר על רצפת השרותים.

İlgili Sayfalar