geçiririz ile cümle
geçiririz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.52
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Günü açık havada geçiririz.We spent the day in the open air.
Tatilimizi her zaman deniz kenarında geçiririz.We always spend our vacation by the sea.
Hafta sonlarını sık sık birlikte geçiririz.We often spend the weekends together.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.A Perfect Season.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.Then I can go from here. And then go like that.
Böylece Biz, kazandıkları dolayısıyla zalimlerin bir kısmını bir kısmının başına geçiririz.Thus do We place some sinners over others as requital for their deeds.
Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve Biz gerçekten denemeden geçiririz.There were surely signs in this; We will surely put you to the test.
Kalpleri üzerine, onu anlamamaları için kabuklar geçiririz, kulaklarına da bir ağırlık koyarız.And We put covers over their hearts and deafness in their ears that they should not understand it.
Eğer dilersek onları yerin dibine geçiririz, yahut üzerlerine gökten parçalar düşürürüz.We could cleave the earth and sink them, if We pleased, or drop a fragment of the sky upon them.
Eğer şu halk, bunları inkar ederse, biz onları inkar etmeyecek bir toplumu yerlerine geçiririz.But if they reject these things We shall entrust them to a people who will not deny.
Doğrusu, biz insanı karışım olan bir spermden yarattık. Halden hale geçiririz onu.We created man of a sperm-drop, a mingling, and We made him hearing, seeing.
Halden hale geçiririz onu. Sonunda onu işitici, görücü yaptık.We create man from a drop of thickened fluid to test him; so We make him hearing, knowing.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Il y réalise une bonne saison.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Creo que va a ser una temporada fantástica.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Si svincola a fine stagione.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.A primeira temporada boa.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Hij heeft een goed seizoen.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Zaliczył całkiem udany sezon.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Detta trots en bra säsong.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Neamț pentru un sezon.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Ο Ντάνι είχε μια καλή σεζόν.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Division efter en god sæson.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Ia baru saja mengalami musim yang bagus.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.順調なシーズンを過ごした。
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.A zatímco jsem modelovala tyto bažiny mangróvie, přemýšlela jsem: "Jak dát tohle do krabice?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Dan saat saya membuat model rawa bakau ini, saya berpikir, "Bagaimana saya menutupnya dengan kotak?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Et tandis que je modélisais cette mangrove, je me demandais, "Comment en dessiner les contours?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.그리고 제가 이 홍수림을 모형제작하면서, 저는 스스로 생각했습니다, "어떻게 이것을 상자로 둘러쌀 수 있을까?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Pracując nad modelem, myślałam: jak to włożyć w pudełko?
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Şi în timp ce modelam mlaştina asta de mangrove, mă gândeam, "Cum pui o cutie în jurul ăsteia?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Stavo lavorando su questa palude di mangrovie, pensando: "come si può mettere una scatola attorno a questo?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.Докато моделирах това мангрово блато, си мислех," Как да поставя кутия около това?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.И когда я проектировала это мангровое болото, я думала про себя: "Как ты окружишь это коробкой?"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.פרטוקול קיוטו של האו"ם. ובזמן שיצרתי את המודל של ביצת המנגרובים הזו,
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.وبينما كنت بصدد تصميم مستنقعات المنغروف ، كنت أفكر في نفسي : "كيف يمكنني وضع علبة حول هذا؟"
Bu mangrow bataklığını modellerken, bir yandan "bunun etrafına nasıl bir kutu geçiririz" diye düşünüyordum.私は考えました「どうやって周りに箱を作るのか?」と 私は植物を入れる箱を設計するとき、文字通り
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.En dan kan ik vanaf hier. Naar hier.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.I teraz mogę stąd pójść. W ten sposób.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.Poi riparto da qui. E vado cosi'.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.След това мога да тръгна от тук. И след това се движим така.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.واستطيع الانطلاق من هنا والذهاب هكذا
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.このようなに行きます。 これが 1 つの漸近線です。
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.A ideia é o jogador poder criar tudo o que consiga imaginar, com este editor, e nós depois damos-lhe vida.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.Gracz może zaprojektować cokolwiek, i tchnąć w to życie.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.Idealerweise erstellt der Spieler alles, was mit diesem Editor möglich ist, und es wird lebendig.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.Ideana on, että pelaaja saa itse suunnitella editorissa mitä tahansa, ja me ikään kuin puhallamme sen eloon.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.플레이어가 이 에디터로 마음껏 디자인하면, 우린 거기에 생명을 불어넣습니다.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.La idea es que el jugador pueda diseñar cualquier cosa que imagine en este editor, y darle vida.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.L'idea è che il giocatore può creare qualunque cosa immagini con questo editor, e portarlo alla vita.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.Смысл в том, что игрок может придумать в этом редакторе всё, что хочет — а мы это оживим.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.הרעיון הוא שהשחקן יכול כעיקרון לעצב כל מה שעולה בדעתו בעורך הזה, ואז אנחנו למעשה נחייה אותו.
Oyuncu bu editörde aklına gelen her şeyi tasarlayabilir ve biz de onu hayata geçiririz.الفكرة فالأساس هي أن اللاعب يستطيع أن يصمم إي شيء يفكر فيه من خلال هذا المحرر، وسوف يجلبه إلى الحياة.