geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.自分は変なんだと思います 手術後は全てが落ち着きました
Ve bu aşamadan sonra da öncelikle küçük kamburlar olarak zaman geçirirler.ومعظم هذا الوقت يستهلك في حيز " الحدس "
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.2人の総裁は権力を手にできたんだ。 彼らはフランスの3人の統領となった。
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.Das erlaubte Napoleon und zwei der alten Führung, die Macht zu übernehmen.
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.E così questo ha permesso a Napoleone e ai due direttori del complotto di prendere il potere.
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.E o que permite que Napoleão e dois dos Diretores que armaram o esquema tomarem o poder.
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.그래서 그 일이 나폴레옹이 두 명의 반란을 모의 중인 총재와 함께 권력을 차지하게 해주었습니다
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.la legislatura, y eso permite a Napoleón y dos de los directores conspiradores tomar el poder.
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.И това позволява на Наполеон и на двама от директорите-заговорници да завземат властта.
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.Це дало змогу Наполеону та двом іншим учасникам змови захопити владу.
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.Это позволяет Наполеону и двум объединившимся директорам захватить власть.
Ve bu durum Napoleon ve diğer iki yönetici adam iktidarı ele geçirir.مكّن هذا نابليون و اثنان من المستشارين المتآمرين من تسلم السلطة.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.A młode szympansy spędzają dużo czasu obserwując starsze.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.E i giovani scimpanzé passano molto tempo a osservare quello che fanno gli adulti.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Jonge chimpansees brengen veel tijd door met het kijken naar wat de ouderen doen.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.어린 침팬지들은 많은 시간을 어른들의 행동을 관찰하며 보냅니다.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Les jeunes chimpanzés passent beaucoup de temps à observer leurs aïnés.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Márpedig a fiatal csimpánzok sok időt töltenek az idősebbek szemlélésével.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Những con tinh tinh trẻ dành rất nhiều thời gian để quan sát những con lớn tuổi.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Os jovens chimpanzés gastam imenso tempo a observar o que os mais velhos fazem.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Și cimpanzeii tineri își petrec o groază de timp observând ce fac cei în vârstă.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Und junge Schimpansen verbringen sehr viel Zeit damit, zu beobachten, was ihre Älteren tun.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Y los jóvenes chimpancés pasan mucho tiempo observando lo que hacen sus mayores.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Οι νεαροί χιμπατζήδες παρατηρούν αρκετά τι κάνουν οι μεγαλύτεροί τους.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.І молоді шимпанзе проводять дуже багато часу, спостерігаючи за старшими.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Младите шимпанзета прекарват много време гледайки какво правят по-възрастните.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.Молодые шимпанзе проводят очень много времени, наблюдая за старшими.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.שימפנזים צעירים מבלים זמן רב בהתבוננות במעשי הבוגרים.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.و صغار الشمبانزي تقضي وقتا طويلا في مشاهدة ما يفعله كبارها.
Ve genç şempanzeler uzun süreler büyüklerin ne yaptığını seyrederek geçirir.行動を真似る能力が彼らに 備わっていることが分かっています
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.500人中たったの1人だけ この対話は社会全般では
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.A jen 1 z 500 z nich měl plán, co dělat, když vážně onemocní.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.A len v 1 z 500 mali plán čo robiť, keď pacienti vážne ochorejú.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.E apenas 1 em 500 tinha um plano sobre o que fazer caso ficasse gravemente doente.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.E solo uno su 500 di loro aveva progettato il da farsi nel caso si fossero ammalati seriamente.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Et seulement une sur 500 avait planifié ce qu'il fallait faire si elle tombait gravement malade.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.그리고 오백에 한명이 심각하게 아플 경우 어떻게 할지 계획이 있었습니다.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Og kun en ud af 500 af dem havde en plan om hvad der skulle gøres hvis de blev alvorligt syge.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Și doar unul din 500 avea un plan cu privire la ce să facă în cazul în care s-ar fi îmbolnăvit grav.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Slechts 1 op de 500 had een plan voor wat er moest gebeuren als ze ernstig ziek zouden worden.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Százból egynek. És 500-ból csak egynek volt terve arra, mi legyen, ha súlyos beteg lesz.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Und nur einer von 500 hatte einen Plan für den Fall einer ernsthaften Erkrankung.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Y solo uno de 500 tenía planificado qué hacer si tenían alguna enfermedad de gravedad.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.Και μόνο ένας στους 500 είχε σχέδιο για το τι θα κάνει αν αρρωστήσει σοβαρά.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.И только один человек из 500 думает о том, что будет делать, если тяжело заболеет.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.І лише 1 з 500 думав, що робитиме, якщо важко захворіє.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.ורק לאחד מכל 500 מהם היתה תכנית לגבי מה לעשות אם יחלה אנושות.
Ve sadece 500 tanesinden bir tanesi eğer ağır hastalık geçirirlerse ne yapacaklarını planlamıştı.و فقط واحد من 500 منهم قد خطط في ماذا سيحصل إذا مرضوا مرضا خطيرا
Ve sıraya girin, tek bir çizgi halinde sıralanın. Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,Je haakt je static line vast, en op dat moment denk je, "Hee, raad eens?
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,A quel punto, pensi, "Ehi, indovina?
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,A v tom bode si pomyslíte "Hej, hádaj čo?
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,A v tu chvíli si říkáte: "Hej, víš ty co?
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,Dan pada titik itu, Anda berpikir, "Coba tebak?
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,Đúng lúc đó, bạn nghĩ, "Ê, biết sao không?
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,Ekkor azt gondolod: "Hé, tudjátok mit?"
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,En ese momento piensas: "Oye, adivina qué.
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,Et à ce moment, vous pensez, "Hey, vous savez quoi?
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,I w tym momencie myślisz sobie: "Hej, wiecie co?
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,바로 그때 이런 생각이 들죠. "자. 알겠지.
Ve tam o sırada şunu aklınızdan geçirirsiniz,Nessa altura, pensamos:

İlgili Sayfalar