geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?Qu'est-ce qui entraîne l'invalidité chez ces troubles, comme la schizophrénie, la bipolarité et la dépression?
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?Vad är det som orsakar funktionshinder hos sjukdomar som schizofreni, bipolär och depression?
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?Vậy điều gì gây ra sự bất lực đối với những chứng rối loạn như bệnh tâm thần phân liệt và lưỡng cực, trầm cảm?
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?Wat bepaalt de beperking van aandoeningen als schizofrenie, bipolaire stoornis en depressie?
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?Woher kommen die Behinderungen durch diese Störungen wie Schizophrenie und Manie und Depressionen?
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?Πώς οδηγούν στην αναπηρία αυτές οι διαταραχές όπως είναι η σχιζοφρένεια, η διπολικότητα και η κατάθλιψη;
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?Що провокує непрацездатність для таких розладів як шизофренія, біполярний афективний розлад та депресія?
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?מה מניע את הנכות כתוצאה מהפרעות אלה כמו סכיזופרניה, הפרעה דו קוטבית ודיכאון?
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?ما الذي يدفع إلى الإعاقة بتلك الأمراض مثل إنفصام الشخصية، الإضطراب الثنائي، والإكتئاب؟
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?究竟係乜嘢令到精神病 譬如話精神分裂、躁鬱症,同埋抑鬱症 最終演變成殘疾呢?
Şizofreni, duygu durum bozukluğu ve depresyonun neden olduğu engelliliği ne harekete geçirir?精神病を引き起こすのでしょうか なぜそれらが最も多いのでしょう
Soldaki Litik yolu, virüsler direk girer ve kontrolü ele geçirir.De virussen gaan naar binnen en veroveren de cellen.
Soldaki Litik yolu, virüsler direk girer ve kontrolü ele geçirir.바이러스가 바로 들어가서 세포를 차지하는 방법이죠.
Soldaki Litik yolu, virüsler direk girer ve kontrolü ele geçirir.Links ist der so genannte lytische Zyklus, wo die Viren direkt reingehen und die Zellen übernehmen.
Soldaki Litik yolu, virüsler direk girer ve kontrolü ele geçirir.Naľavo vidíme lytický spôsob, kde vírusy priamo ovládnu bunku.
Soldaki Litik yolu, virüsler direk girer ve kontrolü ele geçirir.Tomu nalevo říkáme lytický cyklus, kdy jdou viry přímo dovnitř buňky a převezmou nad ní kontrolu.
Soldaki Litik yolu, virüsler direk girer ve kontrolü ele geçirir.שבה הנגיפים חודרים ומיד משתלטים על התאים.
Soldaki Litik yolu, virüsler direk girer ve kontrolü ele geçirir.حيث تقوم الفيروسات بالدخول و السيطرة مباشرة على الخلايا.
Soldaki Litik yolu, virüsler direk girer ve kontrolü ele geçirir.右側の溶原性の方法
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"A jak powtórzysz materiał, pójdzie ci lepiej".
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?""A když si to zopakujeme, zvládneš to líp, ne?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Dodala som: "A keď sa na to pozrieme, myslíš, že nemôžeš byť lepší?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"E disse: "E quando revirmos isto, "não farás melhor?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"E quando riproverai, lo farai molto meglio, vero?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?""És amikor majd átnézzük ezt, jobban fog menni, igaz?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Et après avoir révisé cela, tu t'en sortiras mieux non ?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"I-am zis: "Și după ce revizuim lucrarea, nu o să te descurci mai bine?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Ich sagte: "Und wenn wir das noch einmal durchgehen, wirst du es dann nicht besser machen?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Ik zei: "Als we dit nabespreken, doe je het daarna dan niet beter?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Jag sa: "Nästa gång, kommer du inte lycks bättre?
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Jeg sagde, "Og når vi ser på dette, vil du så ikke gøre det bedre?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"그리고 우리가 이거 복습할 때, 더 잘할 수 있지 않겠어?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Saya berkata, "Saat kita ulang lagi, apa kau bisa lebih baik?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Tôi nói, "Và khi chúng ta xem lại điều này, em sẽ làm tốt hơn chứ?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Y dije: "Y luego que lo revisemos, ¿no lo harás mejor?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Ρώτησα: "Όταν θα το επαναλάβουμε, δεν θα τα πας καλύτερα;"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?""И когато направим преговор на материала, няма ли да се справиш по-добре?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"Когда мы сделаем работу над ошибками, разве ты не покажешь лучший результат?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"ואמרתי, "וכשנעבור על זה, לא תצליח יותר?"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"وقلت "وعندما نراجع هذه الأسئلة، ألن تحل بشكل أفضل؟"
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"ちゃんとできるでしょ?」 「はい 頑張ります」
"Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?"我話:「如果我哋再溫返哩一部分, 你會唔會做得再好啲?」
Ulaşım aracı ayarlar Kız partiye gider, prensle dans eder Harika vakit geçirirle procura il mezzo di trasporto va alla festa, balla con il principe trascorre un grande momento!
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.A tohle samozřejmě upozorní to dítě na to, že je jiné.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Dat maakt het kind uiteraard attent op zijn bijzondere aard.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Det gör naturligtvis barnet medvetet om att det är ovanligt.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.E questo ovviamente fa capire al bambino di essere fuori dal comune.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Et cela bien sûr alerte l'enfant quant à sa nature hors du commun.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Evident că asta alertează copilul asupra modului în care arată.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.I ta ciekawość wyraźnie alarmuje dziecko o jego niecodziennej naturze.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.그리고 그것이 그 아이에게 정상적이지 않는 자신의 모습을 의식하게 합니다.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Obviamente, isso alerta a criança para o seu carácter invulgar.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Und das macht dem Kind natürlich seinen Sonderstatus bewusst.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Và điều đó rõ ràng làm dấy lên một điều ở đứa trẻ đối với phần tự nhiên không bình thường của chúng.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Y eso obviamente alerta a los niños de su carácter inusual.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.І це очевидно настрожує їх, перед незвичайністю їх вигляду.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.Подобни неща, естествено, карат детето да забележи, че в него има нещо необичайно.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.По такому поведению ребенок конечно же понимает что он не такой как все.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.וזה כמובן, מסמן עבור הילד את הטבע הלא רגיל שלו.
Ve bu açıkça çocuğu sıradışı doğasına karşı alarma geçirir.وذلك ينبه الطفل بوضوح الى طبيعته الغير عادية

İlgili Sayfalar