geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.저는 도시에서 많은 시간 디자인을 찾아다닙니다 그리고 공공 시설의 디자인을 관찰하죠.
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.Paso mucho tiempo en áreas urbanas buscando diseños, y estudiando el diseño en el sector público.
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.Passo molto tempo nelle aree urbane in cerca di design, e studiando il design nel settore pubblico.
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.Petrec mult timp în zone urbane căutând diverse forme de design și studiind designul din sectorul public.
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.Spędzam dużo czasu w obszarach zurbanizowanych szukając designu oraz studiując design w sektorze publicznym.
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.Прекарвам много време в градски райони в търсене на дизайн и проучване на дизайна в обществения сектор.
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.Я трачу много времени в городах, ищу идеи для дизайна и изучаю дизайн в публичном секторе.
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.אני מבלה זמן רב באיזורים עירוניים בחיפוש אחר עיצוב, ובלמידה של עיצוב בסקטור הציבורי.
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.أقضي وقتاً طويلاً في الأماكن المتحضرة أبحث عن تصميم وأدرس التصميم في القطاع العام
Kentsel alanlarda tasarım arayarak ve kamu alanında tasarım çalışarak çokça zaman geçiririm.歩き回っては そこらへんのデザインを探しています 一年間に写真は 5000枚ほど撮ります
Klor hidrojenden daha elektronegatif olduğu için elektronlar burada daha çok zaman geçirir.Díky tomu, že toto je více elektronegativnější než vodík, elektrony se nachází po většinu doby kolem chloru.
Klor hidrojenden daha elektronegatif olduğu için elektronlar burada daha çok zaman geçirir.Porque este é um bom bocado mais eletronegativo que o hidrogênio, os electrões passam muito tempo fora aqui.
Mars'ta olsaydınız, gerçekten çok, çok kötü bir gün geçirirdiniz.우연히 화성에 있었다면, 정말 화성 최악의 날을 겪었을 겁니다.
Mars'ta olsaydınız, gerçekten çok, çok kötü bir gün geçirirdiniz.בזמן שהאסטרואיד פגע זה היה יום ממש רע להיות על מאדים.
Mars'ta olsaydınız, gerçekten çok, çok kötü bir gün geçirirdiniz.عند إرتطام المذنب فأنه يومٍ سيء جداً على كوكب المريخ
Mars'ta olsaydınız, gerçekten çok, çok kötü bir gün geçirirdiniz.それは本当にひどい日だったことでしょう (笑)
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıIl passe dans une nouvelle sorte d'imprimante, appelée imprimante à cire.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıJe laat het door een nieuw soort printer, een wasprinter, lopen.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdı'왁스 프린터'라고 불리는 새로운 타입의 프린터를 이용하는 것입니다.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıLa fai scorrere attraverso un nuovo tipo di stampante chiamata stampante a cera.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıLo hacen pasar por un nuevo tipo de impresora conocida como impresora de cera.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıMan schickt es durch eine neue Art von Drucker, Wachsdrucker genannt.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıO introduci într-un nou tip de imprimantă numită imprimantă cu ceară.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıPrzepuszczamy go przez nowy rodzaj drukarki nazywany drukarką woskową.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıПрокарва се през един нов вид принтер, наречен восъчен принтер.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıאתה מעביר אותו דרך סוג חדש של מדפסת שנקראת מדפסת שעווה.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıنضعه في نوع جديد من الطابعات تدعى طابعات الشمع.
Mum yazıcısı olarak adlandırılan yeni bir yazıcıdan geçırırsınız bu kağıdıワックスプリンターは、まあプリンターのようなことをします
- müzik seçkenizi oluşturur, kartınızı geçirir, boş bir 9 izli bandı yerleştirirsiniz, ve bu patentin -Dans le monde des logiciels, il n'y avait pas moyen de définir ce qui constituait l'élément unitaire.
Oğlu gidince kalp krizi geçirir. Ben onun biraz kötü hissettiğini düşünüyorum.Cred că nu prea era în apele lui...
Oğlu gidince kalp krizi geçirir. Ben onun biraz kötü hissettiğini düşünüyorum. Evet, doğru.Chyba był słabego zdrowia...
Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Ele está a ter um ataque cardíaco, ao mesmo tempo que o seu filho vai-se embora.
Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Er hat einen Herzanfall, als sein Sohn fortging.
Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Han fick en hjärtattack när hans son for.
Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Il a une crise cardiaque quand son fils s'en va.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Chúng nó may mắn trải qua các ngày đời mình, Rồi bỗng chốc sa xuống âm phủ.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Chúng_nó may_mắn trải qua các ngày đời mình , Rồi bỗng_chốc sa xuống âm_phủ .
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.De förnöta sina dagar i lust, och ned till dödsriket fara de i frid.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.de lever deres Dage i Lykke og synker med Fred i Dødsriget,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.De lever sine dager i lykke, og i et øieblikk farer de ned til dødsriket.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Finiscono nel benessere i loro giorni e scendono tranquilli negli inferi
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Hari-harinya dihabiskan dalam kebahagiaan, dan mereka meninggal penuh kedamaian
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.He viettävät päivänsä onnessa, mutta äkkiä heidät säikähytetään alas tuonelaan.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Ils passent leurs jours dans le bonheur, Et ils descendent en un instant au séjour des morts.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Îşi petrec zilele în fericire, şi se pogoară într'o clipă în locuinţa morţilor.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Jóllétben töltik el napjaikat, és egy pillanat alatt szállnak alá a sírba;
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.그날을 형통하게 지내다가 경각간에 음부에 내려가느니라
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Na prosperidade passam os seus dias, e num momento descem ao Seol.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Pasan sus días en la prosperidad, y con tranquilidad descienden al Seol
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Sie werden alt bei guten Tagen und erschrecken kaum einen Augenblick vor dem Tode,
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trávia svoje dni v dobrom a v okamihu sostupujú do hrobu.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Tráví v štěstí dny své, a v okamžení do hrobu sstupují.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Trawią w dobrem dni swoje, a we mgnieniu oka do grobu zstępują.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.V sreči prežive svoje dni, in v trenutku se pogreznejo v kraj mrtvih.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Διαγουσι τας ημερας αυτων εν αγαθοις και εν μια στιγμη καταβαινουσιν εις τον αδην.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.Прекарват дните си в благополучие; И в една минута слизат в гроба.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.проводят дни свои в счастьи и мгновенно нисходят в преисподнюю.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.יבלו בטוב ימיהם וברגע שאול יחתו׃
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.يقضون ايامهم بالخير. في لحظة يهبطون الى الهاوية.
Ömürlerini bolluk içinde geçirir, Esenlik içinde ölüler diyarına inerler.他 們 度 日 諸 事 亨 通 、 轉 眼 下 入 陰 間

İlgili Sayfalar