geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eski Dünya kuşları kışı Afrika'da geçirir.Old World birds winter in Africa.
Evde yalnız kalan Buffy ve Riley romantik bir gece geçirir.With the house to themselves, Buffy and Riley spend a romantic evening together.
Alice, Kızıl Kraliçe'yi ele geçirir ve Kızıl Kral'ı şah mat ederek oyunu bitirir.Alice proceeds to "capture" the Red Queen and checkmate the Red King, ending the game.
Enstitü'de Clary, Jace ile birlikte romantik bir öğle geçirir ve sonunda öpüşürler.At the Institute, Clary shares a romantic evening with Jace, ending in a kiss.
Kendilerini bedenî arzulardan arındırmak için zamanlarının çoğunu oruç tutarak geçirirler.They spend most of their time nearly motionless, in wait for prey to pass by.
Trusotski geceyi Velçaninov'un odasında geçirir ve Velçaninov'u jiletle öldürmeye çalışır.Trusotsky spends the night in Velchaninov's room and tries to kill him with a razor knife.
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.At harvest time, farmers spend most of the day picking cherries by hand.
İtalyan büyük usta Turati ile maçı sırasında bir sinir krizi geçirir.He has a nervous breakdown during his match with the Italian grandmaster Turati.
Eğer geçerli bir sebebi varsa bir bot gelir ve onu karşıya geçirir.If the shaman had a proper reason, then a boat would come to take them over.
Aralarında zaman geçirirler."Time is on their side."
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.They have an intimate night together.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Many people like to spend their holiday in this place.
Sonrasında Doğu Anglia'ya dönen Vikingler 869-870 kışını Thetford'da geçirirler.They returned to East Anglia and spent the winter of 869–70 at Thetford.
İki parmaklı tembeller neredeyse bütün hayatlarını ağaçta asılı şekilde geçirirler.Two-toed sloths spend most of their lives hanging upside down from trees.
İnsanlarda Y kromozomu, nesil başına yaklaşık iki mutasyon geçirir.The human Y-chromosome accumulates roughly two mutations per generation.
O geceyi Faith'le geçirir.He then spends the night with Polly.
868 yılında Mercia Krallığına doğru ilerleyip kışı Nottingham'da geçirirler.During 867, the army marched deep into Mercia and wintered in Nottingham.
Göçmendirler, doğu Afrika'da, Eritre ve Somali'den Tanzanya'ya güney kışı geçirirler.It is migratory, wintering in eastern Africa, from Eritrea and Somalia south to Tanzania.
Maslow, ömrünün son yıllarını (1951-1969) Brandeis University'de profesörlük yaparak geçirir.Maslow was a professor at Brandeis University from 1951 to 1969.
Kısmi göçmendir, birçok kuşla birlikte kışı Türkiye kıyıları, Lübnan ve İsrail'de geçirir.It is a partial migrant with many birds wintering on the coasts of Turkey, Lebanon and Israel.
Akşamları bütün sürü hep aynı ağaçların üzerine geri dönüp orada geceyi geçirir.One of the cows regularly leaves the herd and returns on its own in the evening.
Alex, Randall' ı ele geçirir.The chief arrests Randall.
Aile kışlarını Utrecht'teki şatolarında geçirirlerdi.In winter they lived in their house in the city of Utrecht.
Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.They spend the rest of the day together.
Amerika'da yılda iki döngü geçirir.There are two generations per year in North America.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.A Perfect Season.
Virüs kaçar ve Alex' in cesedini ele geçirir.He runs outside, and finds Martin's dead body.
Doyle'un "Hero" bölümünde ölmesiyle 'imgelem' yeteneğini bir öpücük yoluyla Cordelia'a geçirir.When Doyle dies in the episode "Hero", he passes on his 'visions' to Cordelia with a kiss.
Yazları, kalıcı karların hemen altında en yüksek rakımlarda geçirirler.They spend the summer at the highest elevations, right below the permanent snow.
Lujin, Turati'yle oyununun ortasında bir sinir krizi geçirir.Luzhin has a nervous breakdown midway through the game with Turati.
Boş zamanının çoğunu yüzme antrenmanı yapmakla geçirir.Spends a lot of his time drinking.
Topu rakibin yanından geçirir, hızı ile geride bırakırdı.Spread the ball over the side of the opponent, it also leaves the back with speed.
Aias da çok zorluk geçirir fırtınalardan kayalıklardan kurtulur.He recovers sufficiently to escape the tower.
İlk haftalarını annesinin karnına tutunarak geçirir.They spend the first six months of life clinging to their mother's belly.
Arcee bağlantı fişini çeker ve Megatron Bumblebee'nin zihnini ele geçirir.Arcee did the attaching, while Bumblebee went into Megatron's mind.
Romulus ve Remus büyüyünce Amulius'u öldürürler ve dedeleri Numitor'u tekrar başa geçirirler.When Remus and Romulus became adults, they killed Amulius and restored Numitor.
Kışı, yumurta halinde dişi kabuğunun altında geçirir.During early winter she guards her egg sac here.
Norris arından kalp krizi geçirir.During the encounter, Norris appears to suffer a heart attack.
Hatta 1 Haziran günü Fransız askerleri Missy-aux-Bois kasabasında yönetimi ele geçirirler.On 1 June, a French infantry regiment took over the town of Missy-aux-Bois.
Sinclair’in büyükbabası oldukça varlıklıydı, Sinclair çoğu zaman onlarda vakit geçirirdi.Sinclair had wealthy maternal grandparents with whom he often stayed.
Erkeklerin bir kısmı boş vakitlerini Yenikonak merkezde bulunan 4 kahvehanede geçirirler.Four friends spend their time at a neighborhood café.
Tüy dökme işlemi, 3-4 hafta sürer ve bu süreyi sahilde oturarak geçirir.The process typically takes three to four weeks, which they spend sitting ashore.
Pek çok Vietnamlı bu günde temizlik yaparak veya özel yemekler pişirerek günlerini geçirirler.Many Vietnamese prepare for Tết by cooking special holiday food and cleaning the house.
Zamanının çoğunu banyoda TV seyrederek geçirir.They spend much of their day basking in the sun.
İyi tırmanırlar ve ömürlerinin büyük bir kısmını ağaçta geçirirler.They are good climbers and spend the majority of their life in the trees.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.As a result, Neptune experiences similar seasonal changes to Earth.
Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.During the night, it is found on tree trunks.
Vakitlerini Muhammed'in çevresinde geçirir ve ondan öğrendikleri ayetleri ezberlerlerdi.Muhammad answered all their questions and read the Quran to them.
Erkekler, zamanlarının büyük bir bölümünü köy kahvehanelerinde geçirir.Adults spend most of their time on land.
Çocuklar oyuncaklarla vakit geçirir ve birdirbir gibi oyunlar oynarlardı.Children entertained themselves with toys and such games as leapfrog.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler."Tələbələri ad günündə Azər Zeynalova dəri kürsü hədiyyə ediblər".
Ancak yokluktan çocuğuna bakamaz, bebek zafiyet geçirir.While she cannot see the children, she can smell their scent.
En çok puanı toplayan bisikletçi yeşil mayoyu sırtına geçirir.Surprisingly enough, the blind man is behind the wheel.
Price sinir krizi geçirir.Griffin has a nervous breakdown.
Anne cenaze töreni esnasında bayılır ve alışılmamış keder hissiyle bir ayını geçirir.Augustus honoured his memory by a magnificent funeral and spent over a month in mourning.
Yine de yarın hep bir sonraki gün olduğu için yaşamını fazla tasalanmadan geçirir.The next morning, however, he is for once ashamed of himself.
Düşman ordusu, daha fazla hasar görmemek için, sonunda atlı şövalyelerini saldırıya geçirirdi.In order to avoid more losses, the enemy knights finally attacked.
Kışı Hindistan ve Sri Lanka'da geçirirler.England toured India and Sri Lanka that winter.
Maçın sonlarına doğru omzundan bir sakatlık geçirir.He always dies of a heart attack at the end of the skit.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.It delivers a very fun time.

İlgili Sayfalar