geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gelin bir anket yapalım, kaç kişi tramvayı diğer raya geçirirdi?Нека да гласуваме, Колко ще завият надясно?
Gelin bir anket yapalım, kaç kişi tramvayı diğer raya geçirirdi?בואו נערוך סקר כמה מכם היו משנים את כיוון הנסיעה ובוחרים במסילה הצדדית?
Gelin bir anket yapalım, kaç kişi tramvayı diğer raya geçirirdi?دعونا نجري إستفتاءاً كم عدد الاشخاص الذين سوف يغيرون بالمقود وجهتهم صوب الحارة الفرعية ؟
Gelin bir anket yapalım, kaç kişi tramvayı diğer raya geçirirdi?來一場投票吧 有誰 認為應轉車子的方向
Gelin bir anket yapalım, kaç kişi tramvayı diğer raya geçirirdi?曲がらず 直進するという人は?
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(5.しゃっくりが治る) 話は変わり1999年のイスラエルにて
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Latter)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Nevetés)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Râsete)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Rires)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Risas)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(risate)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Skratt)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(smích)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Śmiech)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Smiech)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Tawa)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Tiếng cười)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Γέλιο)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Смех)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(Смях)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(צחוק)
(Gülüşmeler) Ekranda: "5. Hıçkırığı da geçirir."(ضحك)
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Activa lo que se llama el puente de zumbido, o perro.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Activează ce se numeşte puntea zumzăitoare, sau câinele.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Aktivuje vec, ktorá sa nazýva vibrujúca kobylka alebo pes.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Ativa a ponte móvel, ou cão.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Dan mengaktifkan apa yang disebut jembatan berdengung, atau anjing.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Den aktiverar knarrstallet, eller knaren.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.울림받침대 또는 도그(dog)라는 것을 이용하는 방법인데요.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Ez a húr hozzáfeszül az ún. recsegőhöz vagy reccsentőhöz.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Nó tác động lên thứ được gọi là "cầu ngựa" (buzzing bridge/ dog).
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Nu hoor je de trompetkam in actie, in het Engels 'dog' genoemd.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.On active le chevalet vibrant, ou comme on l'appelle couramment, "le chien".
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Sie funktioniert mittels einer Brumm-Brücke, auch Hund genannt.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Zostaje tu uruchomiony tzw. brzęczący mostek lub "pies".
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Ενεργοποιεί αυτό που ονομάζεται η γέφυρα που βουίζει, ή το σκυλί.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Вона активує штуку, яка називається "місток, що дзижчить", або "собачка".
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Она производит то, что называется "жужжащим мостиком" или "собачкой".
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.Тя активира това, което се нарича бръмчащ мост, или кучето.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.הוא מפעיל את מה שנקרא הגשר המזמזם, או הכלב.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.إنّه يقوم بتشغيل ما يسمى الجسر الطنّان، أو الكلب.
Hareketli köprü veya köpek olarak adlandırılan kısmı harekete geçirir.クランクを回して弦に圧力を加えると
Hemen ölmüyor muydu? Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Mindjárt meghalt? ...akkor volt egy ilyen drámai nagyjelenet, hogy szívinfarktust kap, amikor elmegy a fia.
Hepsini yanlış yapmamışsın." dedim. "Tekrar gözden geçirirsek daha iyisini yapmaz mısın?""І тепер, коли ми проаналізували твої помилки, ти ж зможеш краще?"
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.A 810 font kölcsönt felvevő elkölti, amely így újból megjelenik egy banknál.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiChiunque riceve le 810 sterline le spende, e quelle tornano ancora in una banca.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiPeminjam uang £810 itu membelanjakannya, dan uang itu akan sampai ke bank lain lagi.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiTen, kdo si £810 půjčí, je utratí, a peníze znovu dorazí do jedné z bank.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor. HangisiΌποιος δανείζεται αυτές τις £810 τις ξοδεύει επίσης, και το ποσό αυτό επιστρέφει σε μια τράπεζα.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Ktokolwiek pożycza te 810 funtów, wydaje je i pieniądze wracają do banku ponownie.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Kuka ikinä lainaakaan tuon 810£ käyttää sen, ja se palautuu jälleen johonkin pankeista.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Wer immer die £ 810 borgt gibt sie aus und es kommt zu einer der Banken wieder zurück.
Her kim £810 ödünç geçirir ve geri bankalarından biri daha geliyor.Wie dan ook die £810 leent, spendeert het en dan komt het bij één van de banken terecht.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Bár nem volt pénzünk de a szabadban lehettünk egész nap.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.대부분의 시간을 밖에 있었습니다.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Non avevamo soldi, ma siamo stati fuori casa la maggior parte del tempo.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.No teníamos dinero, pero la mayoría del tiempo la pasábamos afuera.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Nu aveam bani, dar eram în aer liber cea mai mare parte a timpului.
Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.Vi havde ingen penge, men vi var udenfor næsten hele tiden.

İlgili Sayfalar