geçirir ile cümle
geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Có một cảnh lớn, rất bi kịch. ông ấy lên cơn đau tim khi con trai ra đi.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Está la gran escena, muy dramática, tiene un ataque al corazón cuando su hijo se está yendo.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Niissä on tämä iso, kovin dramaattinen kohtaus - hän saa sydänkohtauksen kun hänen poikansa lähtee pois.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.Я има тази голяма сцена, много драматична той получава сърдечен пристъп, когато синът му си отива.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.יש סצנה דרמטית מאוד ובה הוא חוטף התקף לב כשבנו עוזב.
Çok büyük, dramatik bir sahne vardır... Oğlu gidince kalp krizi geçirir.多分病気だったかと
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.미소는 진화적으로 퍼지기 쉬우며, 우리가 일상적으로 가지는 안면 근육의 통제력을 억제시키기 때문입니다.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Koska hymy on evolutiivisesti tarttuvaa, ja se estää kontrollin joka meillä on normaalisti kasvon lihaksiin.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Mert a mosolygás evolucionálisan fertőző, és elnyomja az uralmat, amivel az arcizmaink fölött rendelkezünk.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Pentru că zâmbetul e transmisibil și anulează controlul pe care îl avem asupra mușchilor faciali.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Perché sorridere è contagioso, e sopprime il controllo che abbiamo di solito sui nostri muscoli facciali.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Ponieważ uśmiech jest zaraźliwy, tłumi kontrolę, którą przeważnie mamy w mięśniach twarzy.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Pretože úsmev je evolučne nákazlivý a potláča kontrolu nad svalmi tváre, ktorú obvykle máme.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Protože úsměv je vývojově nakažlivý a potlačuje ovládání našich obličejových svalů, které obvykle máme.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Zato, ker je smeh evolucijsko nalezljiv in zatre kontrolo, ki jo ponavadi imamo nad obraznimi mišicami.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Бо посмішка еволюційно заразна, і вона придушує контроль над нашими мімічними м'язами.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.Потому что улыбки эволюционно заразительны и они ослабляют обычный контроль над мимическими мышцами.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.כיוון שמבחינה אבולוציונית החיוך מדבק, והוא מדכא את השליטה שיש לנו בדרך כלל על שרירי הפנים שלנו.
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.لان الابتسام بصورة " تطورية " معدٍ ولا يمكن التحكم به نحن نملك عضلات في الوجه
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.伝染するもので 顔の筋肉のコントロールを抑えてしまうからです ある笑顔を真似したり
Çünkü gülümseme evrimsel olarak bulaşıcıdır ve bizim yüz kaslarımız üzerindeki kontrolümüzü ele geçirir.因為笑容響演化過程上有傳染性 而且會抑制 我哋平時對面部肌肉嘅控制能力
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.Apoi poate că și acestea două vor trece prin mitoză, și realizează că, ce să vezi, e cam înghesuială.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.En dan ervaren die twee misschien mitose en als ze beseffen, "Hé, het wordt hier een beetje druk.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.그리고 이 둘이 또 체세포 분열을 겪고 그리고 아시다시피 꽤 붐비게 될겁니다
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.Pak tyhle dvě podstoupí mitózu. Když si uvědomí: "Páni, začíná to tu být trochu přeplněné.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.Poi anche queste due si divideranno e poi dopo un po', sapete, la situazione si fa un po' affollata.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.Te dwie komórki także ulegną podziałowi mitotycznemu. Wtedy dotrze do nich sygnał, że jest już trochę tłoczno.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.כל עותק יעבור מיטוזיס גם הוא. זה ימשיך עד שהם "ירגישו" כי המקום צר עליהם וצפוף.
Daha sonra o iki hücre de mitoz geçirir ve sonra da ortamın biraz kalabalıklaştığını farkederler.وربما تمر تلك الخلايا ايضاً بالانقسام الفتيلي و ربما تستوعب الخلايا وتقول لقد بدأت ازدحم
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Ale cały czas rysowałem samoloty, nawet na lekcjach.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Así que prefería dibujar mis aeroplanos en clase.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Ich ließ die Zeit im Hörsaal durch das Malen von Flugzeugen verstreichen.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Ik verdeed mijn tijd met vliegtuigjes tekenen in de colleges.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.In classe ho ingannato il tempo disegnando aerei.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Je passais mon temps à dessiner des avions en cours.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.그런 시간에 저는 차라리 비행기를 그렸습니다.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Obișnuiam să-mi omor timpul desenând avioane în clasă.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Tôi giết thời gian bằng cách vẽ máy bay trong lớp.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Ξεγελούσα το χρόνο σχεδιάζοντας αεροπλάνα στη διάρκεια του μαθήματος.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.На скучных лекциях я коротал время, рисуя самолёты.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.Убивах времето, като тайно рисувах самолети в час.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.נהגתי להעביר את הזמן בשרטוט מטוסים בשיעור.
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.كنت اقضي وقتي في رسم الطائرات في الصف
Dersteki zamanımı uçak çizerek geçirirdim.一人で描いてました ある日肩越しに覗き込んできた若者が
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.En dan kan ik vanaf hier. Naar hier.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.I teraz mogę stąd pójść. W ten sposób.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.Poi riparto da qui. E vado cosi'.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.След това мога да тръгна от тук. И след това се движим така.
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.واستطيع الانطلاق من هنا والذهاب هكذا
Devamında buradan alırız, ve buradan geçiririz.このようなに行きます。 これが 1 つの漸近線です。
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Als je dezelfde twee beelden op een andere manier verwerkt, zie je de gebedenboektekst zelfs niet meer.
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Dacă procesezi ambele imgini diferit chiar poţi să scapi de cartea de rugăciuni.
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Ha ezt a két képet másmilyen módon kezeljük, akkor tényleg megszabadulhatunk az imakönyv szövegétől.
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Hvis man fremkalder de samme to billeder på en anden måde, kan man faktisk slippe af med bønnebogens skrift.
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.만약 두 개의 동일한 사진을 다른 방식으로 처리하면 기도서 부분을 아예 없앨 수 있어요
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Pokud spojíte dva stejné snímky různým způsobem, dokážete se zbavit textu modliteb.
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Po przetworzeniu tych samych zdjęć na inny sposób, można wyeliminować tekst modlitewnika.
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Se elaborate le stesse 2 copie in modo diverso, è possibile sbarazzarsi completamente del libro di preghiere.
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Si procesan la misma imagen de forma distinta, pueden deshacerse del libro de oraciones.
Eğer aynı iki resmi farklı bir işlemden geçirirseniz, dua kitabının yazılarından kurtulabilirsiniz.Wenn man zwei gleiche Bilder auf unterschiedliche Weise bearbeitet, kann man den Gebetsbuchtext los werden.