geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Norris arından kalp krizi geçirir.Tko ilišto mu je zadalo srčani udar ?
Eddie, Anne ile birlikte güzel bir hayat geçirir.Jane nastavlja miran život sa svojom obitelji.
Gündüzleri kayaların altındaki boşluklarda ya da mağaralarda uyuyarak geçirir.Danju spavaju u korijenju stabala ili u špiljama.
Tüy dökme işlemi, 3-4 hafta sürer ve bu süreyi sahilde oturarak geçirir.Vrijeme provode na obali dva ili tri mjeseca prije nego što se usude ući u vodu.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Ipak, u 60% slučajeva napadaj se ponavlja unutar jedne godine.
Kızıl tilki senenin büyük bir bölümünü yalnız geçirir.Najveći dio godine lisica je samotnjak.
İktidarının ilk 8 yılının 6 yılını Fransa topraklarında geçirir.Ondje je proveo prvih osam godina karijere.
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.Većinu svoga vremena provodi boraveći na drveću.
Dilber sıkıntılı yıllar geçirir.Ivicu očekuju teški dani.
Şapkacı tüm zamanını Yürek Kralı ile Kraliçesi'nin karşısında gergin bir şekilde geçirir.Sve je punom pokretu osim kraljeva lica.
Kışı güneydoğu Asya'da geçirirler.Na zimu odlieta do juhovýchodnej Ázie.
Jean üzüntüden travma geçirir.Peter bol z Jana znechutený.
Pek çok Vietnamlı bu günde temizlik yaparak veya özel yemekler pişirerek günlerini geçirirler.Mnohí Vietnamci sa na sviatok pripravujú varením a pečením tradičných jedál a upratovaním domu.
Daha sonra Asurlular ve Hititliler Görele dolaylarını ele geçirirler.Na miesto prichádzajú policajti a záchranári, a odnášajú ich preč.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.V ňom všetko ovplyvňuje všetko po celú dobu.
Eğer geçerli bir sebebi varsa bir bot gelir ve onu karşıya geçirir.Ak sa na danom poli nachádza nejaká loď dôjde k jej zásahu.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Nočná prevádzka na letisku.
16. seviyeye ulaştığında Charmander'dan Charmeleon'a evrim geçirir.Od 36. úrovne sa Charmeleon môže vyvinúť na Charizarda.
1073 yılında Robert Guiscard şehri ele geçirir.17. júla 1085 zomiera v Kefalónii Robert Guiscard Viscardi.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Skupaj preživita noč.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Njeni dnevi pa se razlikujejo med seboj, saj se vsak dan potepa ter vsak dan doživi kaj novega.
Kızıl tilki senenin büyük bir bölümünü yalnız geçirir.Lisica večino leta živi samotarsko.
Oyuncu makiler genelde ağaç üzerinde yaşamlarını geçirirler.V naravi večino časa preživijo na drevesih.
Bazı memeliler de kış uykusuna yatarak, bu dönemi enerjiden tasarruf ederek geçirir.Mnogi sesalci v hladnem letnem času varčujejo z energijo, tako da zapadejo v zimsko spanje.
Dilber sıkıntılı yıllar geçirir.Kalek, se začne težavno leto.
Michael ani bir saldırıyla arabayı ele geçirir ve kaçar.Don medtem komaj zveži in pobegne z motornim čolnom.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Ribe vsesavajo s kisikom bogato vodo skozi usta in jo črpajo skozi škrge.
Geceleri yiyecek arayışına çıkar, gündüzleri ise ağaçların dallarında uyuyarak geçirir.Podnevi spi, ponoči pa išče hrano.
Price sinir krizi geçirir.Potem pa doživi živčni zlom.
Oyuncular bir halka oluşturacak biçimde otururlar ve müzik çalarken paketi birbirlerine geçirirler.Nekaj skladb pojejo igralci iz predstave, skupina pa na uprizoritvah glasbo izvaja v živo.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Naslednjega večera sta našli zapuščeno hišo, v kateri sta se nastanili.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Čia jie mėgsta praleisti savaitgalius.
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.Dieną praleidžia slėptuvėje.
Gunther geceyi böyle geçirir.Naktį Kurtas taip ir padarė.
18 yaşında ciddi bir sinir krizi geçirir.Dėl to būdama 18 metų patyrė nedidelį priepuolį.
Bazen orada da zaman geçirir.Kartais apsigyvena ir miestuose.
Boğaz ağrılarını geçirir.Paprastai prasideda gerklės skausmu.
Gündüzleri ise yuvada geçirirler.Visą likusį laiką praleidžia jūroje.
Kışı toprakta ergin halde geçirir.Žiemoja įsikasusi į žemę.
Koma kızın cesedi ile 2 korkunç gece geçirir.Per dvi savaites trukusią komą neteko pusės kūno masės.
Kışları ABD'nin güneyi ve Orta Amerika'da, yazları ise Kanada ve ABD'de geçirir.Paplitęs JAV pietinėje dalyje ir pakrantėje, o vasarą atskrenda iki šalies centre esančių valstijų ir Kanados.
Michael ani bir saldırıyla arabayı ele geçirir ve kaçar.Sužeistas į ranką Maikas šoka į mašiną ir bėga.
Tüm geceyi aç geçirirler.Medžioja visą naktį.
Deniz alabalığı hayatının çoğunu okyanuslarda geçirir ve sadece yumurtlama için tatlı sulara geri döner.Didžiąją gyvenimo dalį praleidžia vandenyje, į sausumą grįžta tik veisimosi periodu.
Daha sonra Fransa'ya geçer ve yaşamının geri kalanını orada geçirir.Jis pasiima ją į savo namus, kad galėtų kartu praleisti paskutines dienas...
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.Nad elavad peaaegu kogu elu puu otsas.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Nad veedavad kohalikus hotellis koos öö.
İktidarının ilk 8 yılının 6 yılını Fransa topraklarında geçirir.Karjääri esimesed kaheksa aastat veetis ta Prantsusmaa klubides.
Çocukken ailesi yazlarını Finlandiya Körfezi'ndeki adalarda geçirirdi.Lapsena veetis ta oma perega kõik suved Soome väikestel saartel.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Ministeeriumi juhib võlukunsti minister.
Mardonius bunun üzerine Atina’yı yeniden ele geçirir ve önerisini tekrar yeniler, ancak yeniden reddedilir.Mardonios läks ja vallutas uuesti Ateena, sest oli varasema rahupakkumise tagasi lükanud.
Ağızlarını kapatamazlar ve suyu sürekli ağızlarından geçirirler.Nad ei sukeldunud ja nende seljad paistsid pidevalt veest välja.
Kışı Afrika'da geçirirler.Talveks rändavad nad Aafrikasse.
Aile kışlarını Utrecht'teki şatolarında geçirirlerdi.Linn tekkis Utsunomiya lossi juurde.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Selles sektoris domineerivad puhketuristid.
Dost canlısı Kaka Klanıyla bir süre vakit geçirir.Mõis oli kaua aega Viljandi mõisa karjamõis.
Her yönlü akım geçirirler.Kulgeb igas suunas.
Balık, suyu ağzından alır, solungaç yaprakları üzerinden geçirir.Veepinnal keerab kalaan end selili ja asetab saagi nahavoltide vahele.
Kızıl tilki senenin büyük bir bölümünü yalnız geçirir.Hilissügisel toitub punarebane märkimisväärsel hulgal pohladest.
Ah bu adam gerçekten. Böylesine zor bir zaman geçirirken bile bundan yakınmıyor.Diese Person ist wirklich....Sogar wenn er eine harte Zeit hat,beschwert er sich nicht.

İlgili Sayfalar