Burada ε elektrik geçirgenlik (dielektrik sabit,permittivity) ve μ da manyetik geçirgenliktir (permeability) .Électrique (résistivité, perméabilité, permittivité).
Bu iki sistem arasındaki diğer fark kan-doku bariyerinin geçirgenliğideki değişimdir.La temperatura crítica es el punto de transición entre estos dos regímenes.
Doğrusal olmayan bir ortamda, geçirgenlik manyetik alanın gücüne bağlıdır.En un medio no lineal, la permitividad puede depender de la magnitud del campo eléctrico.
Seçici geçirgen değildir.No algo opcional.
Frekansın bir fonksiyonu olarak geçirgenlik gerçek ve karmaşık sayı değerlerini alabilir.La permitividad, tomada en función de la frecuencia, puede tomar valores reales o complejos.
Direnç yolunda ise polimer membranın emdiği suyun, geçirgenliği değiştirmesiyle nem ölçülür.Mejor resistencia al impacto que el poliestireno sin modificar.
Eğer geçirgenliği yüksek ise, iyonun zardan difüzyonla geçmesi daha kolay olacak.Si hace mucha espuma se debe cortar con más fernet.
Manyetik geçirgenlik te madde içinde boşluktakinden farklı değerler alabilir.Gli oggetti contenitori possono contenere in senso logico altri oggetti.
Yağlamanın gayesi deriyi yumuşatmak ve su geçirgenliğini azaltmak içindir.Si nutre prevalentemente di erba e beve acqua ogni giorno.
Birçok sıvı ve sulu çözeltiler oldukça yüksek değerlerde bulunan bir geçirgenliğe sahiptir.Некоторые масла и смазки будут кипеть при высоком вакууме.
Geçirgenlikleri bozulduğu zaman, doku aralığındaki kanın sıvı kısmına doluşarak ödem oluştururlar.Пока они так выясняют отношения, капля крови падает с чердака.
Geçirgenlik birim uzunluğun endüktansıdır.Промышленный проезд — проезд в Долгопрудном.
Plâstikleştirilmemiş tabaka su buharına geçirgendir ve paketlemede geçirmez hale getirilmek üzere kaplanır.يتسم اليود غير المقيد بأنه متطاير ولابد من معالجته في خزانة أبخرة.
Bu iki sistem arasındaki diğer fark kan-doku bariyerinin geçirgenliğideki değişimdir.Consequentemente, existe uma diferenciação entre os dois sistemas pelo tipo da rede de acesso.
Frekansın bir fonksiyonu olarak geçirgenlik gerçek ve karmaşık sayı değerlerini alabilir.Permittiviteit kan, als functie van frequentie, een reële of complexe waarde aannemen.
Su ve gazlara karşı geçirgenliği azdır.Przepuszcza jedynie wodę i gazy.
Frekansın bir fonksiyonu olarak geçirgenlik gerçek ve karmaşık sayı değerlerini alabilir.Permeabiliteten som funktion av frekvens kan ha reella eller komplexa värden.
Sıfır frekansı için verilmişlerdir; pratikte geçirgenlik genel olarak frekansın bir bir fonksiyonudur.De är dessutom angivna för frekvensen noll; i praktiken ges permeabiliteten som en funktion av frekvensen.
Kumlu-tınlı sıcak ve geçirgen topraklarda yetişir.Denna tro har omhuldats i Värmland och Närke.
SI biriminde, geçirgenlik her metre için henries (H·m−1 = J/(A2·m) = N A−2) olarak ölçülür.In SI-enheter mäts permeabiliteten i henry per meter (H·m−1 = J/(A2·m) = N A−2).
Arazideki kaya tiplerinin geçirgen olmayan ve gözeneksiz olması gerekir.Geologicky nestabilním oblastem by se měla trasa vyhnout nebo je podejít.
En önemli etkileşim olan elektriksel geçirgenlik ise elektrik alanla birlikte oluşmaktadır.Elektrický spotřebič spolu se zdrojem elektrického napětí je nejdůležitější částí elektrického obvodu.
Yüksek gözeneklilik ve geçirgenliğe sahip kayaçlar uygun depolama formasyonlarıdır.Rocile gazdă cu o bună porozitate și permeabilitate sunt adecvate ca formațiuni de stocare.
Pasif manyetik kaldırma için göreceli geçirgenliğin 1’den aşağıda olması gerekir (negatif duyarlılığa göre).VIL: Maximális bemeneti feszültségszint az alacsony (LOW) jelhez.
Manyetik hidrodinamik (MHD), elektrik geçirgenliği olan sıvıların bilimidir.Magnetohydrodynamiikka (MHD) on tieteenala, joka tutkii sähköä johtavien nesteiden dynamiikkaa.
Kireç taşı, havadaki karbondioksit gazının etkisi altındadır ve suya dayanıklı değil ve su geçirgendir.Σύμφωνα με αυτή, η ζωτική ουσία για την καύση βρίσκονταν στο καύσιμο και όχι στον αέρα.
Frekansın bir fonksiyonu olarak geçirgenlik gerçek ve karmaşık sayı değerlerini alabilir.Permeabilitet som funktion af frekvens kan have reelle eller komplekse værdier.
Doğrusal olmayan bir ortamda, geçirgenlik manyetik alanın gücüne bağlıdır.I et ikke-lineært medium kan permeabiliteten afhænge af det magnetiske felts styrke.
Hava geçirgenliği yeni bir kanatta sıfırdır.Dog er motoren en lukket ring.
Manyetik geçirgenlik tipik olarak Yunan harfi µ ile gösterilir.Magnetisk permeabilitet angives typisk med det græske bogstav μ.
Seçici geçirgen değildir.これは遠足じゃない。
Manyetik geçirgenliğin tersi manyetik dirençtir.巨大磁気抵抗効果
Su ve gazlara karşı geçirgenliği azdır.水・石油類に対する溶解度は低い。
Sıfır frekansı için verilmişlerdir; pratikte geçirgenlik genel olarak frekansın bir bir fonksiyonudur.并且,它们的设定频率为0;实际中,磁导率通常是一个频率的函数。
Mesela, A ve B isimli iki çözeltinin geçirgen olan gözenekli (porlu) bir bariyerle ayrıldığını düşünelim.예를 들어 A, B의 두 비커에 같은 양의 물을 담았다고 생각해 보자.
Diğer bir deyişle düşük iyon geçirgenliğine sahiptir.וכתוספת יש מיעוט ילודה.
Geçirgenlikleri aşağı yukarı sabittir.הגפיים התחתונות מושפעות יותר.
Halka sisteminin parlaklığı en fazla ve ışık geçirgenliği en az olan üyesi B halkasıdır.Prsten B je najširi i najmanje proziran s osvjetljene strane.
Yağlamanın gayesi deriyi yumuşatmak ve su geçirgenliğini azaltmak içindir.Dlake će upiti vodu i proširiti, pa će biti potrebno manje snage da se presjeku.
Aynı zamanda güneş ışınlarını geçirgen bir yapıda olmalıdır.Sončno sevanje vpliva tudi na oceanih.
Aslında vakum üniteden çok elektrik geçirgenliği olan bir aracı gibi davranır.Kohtusaal olevat olnud justkui elektrit täis.
Seçici geçirgen değildir.See on ainult valiku asi.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Bene, nell'antica Roma l'impenetrabiltà era un criterio per definire la mascolinità.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Bueno, en la antigua Roma la impenetrabilidad era el criterio para la masculinidad.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Et bien, dans l'ancienne Rome, l'impénétrabilité était le critère de masculinité.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.In het oude Rome was ondoordringbaarheid het criterium van de mannelijkheid.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.În Roma antică, impenetrabilitatea era criteriul masculinității.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.고대 로마시대에는 불가입성이 남성다움의 기준이었습니다.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Na antiga Roma, a impenetrabilidade era um critério de masculinidade.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Nåväl, i antika Rom så var ogenomtränglighet kriteriet för maskulinitet.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Se, i det gamle Rom var uigennemtrængelighed maskulinitetens kriterium.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Tja, und im antiken Rom war Undurchdringlichkeit ein Kriterium für Männlichkeit.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Vâng, trong La Mã cổ đại, tính chắn là điều kiện của sự nam tính.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.W starożytnym Rzymie niepenetrowalność była kryterium męskości.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Λοιπόν, στην αρχαία Ρώμη, η αδιαπερατότητα ήταν το κριτήριο της αρρενωπότητας.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.В древнем Риме такая непроницаемость была критерием мужественности.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.Е, в древен Рим непроницаемостта била критерият за мъжественост.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.ובכן, ברומא העתיקה, אי-חדירות הייתה הקריטריון לגבריות.
Antik Roma'daki geçirgensizlik kriteri erkek egemenliğiydi.حسناً ، في روما القديمة ، اللإختراقية كانت معيار الرجولة
Biz geçirgen hale geliyoruz.Bạn biết là chúng ta đang bị thâm nhập.