geçiren ile cümle
geçiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Muhtemel evlilik randevusunu, bir sanat müzesinde geçiren tek çift biz olmalıyız.De tous les rendez-vous arrangés, nous sommes probablement les seuls à nous rencontrer dans une galerie d'art.
Muhtemel evlilik randevusunu, bir sanat müzesinde geçiren tek çift biz olmalıyız.Đi xem mắt tại bảo tàng mỹ thuật, e là chúng ta là đôi duy nhất.
Muhtemel evlilik randevusunu, bir sanat müzesinde geçiren tek çift biz olmalıyız.Kita pasti satu-satunya pasangan yang melakukan kencan di museum.
Muhtemel evlilik randevusunu, bir sanat müzesinde geçiren tek çift biz olmalıyız.Musíme být jediný pár, který se seznamuje v muzeu.
Muhtemel evlilik randevusunu, bir sanat müzesinde geçiren tek çift biz olmalıyız.Valószínűleg mi vagyunk az egyetlen pár, amelyik egy művészeti múzeumban tartja a házassági megbeszélését.
Muhtemel evlilik randevusunu, bir sanat müzesinde geçiren tek çift biz olmalıyız.Вероятно ние сме единствената двойка, която е на уредена среща в галерия.
Muhtemel evlilik randevusunu, bir sanat müzesinde geçiren tek çift biz olmalıyız.Наверное, больше никто не додумался устроить свидание в музее.
Muhtemel evlilik randevusunu, bir sanat müzesinde geçiren tek çift biz olmalıyız.لا بد من أننا الثنائي الوحيد يقومون بموعدهم المدبر في متحف للفنون
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Ce qui constitua une compréhension vraiment catalytique pour eux.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Dit was een katalytische ervaring voor ze.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.E' stata fondamentale per loro.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Es war eine Art Initialzündung für sie.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Foi algo realmente catalisadora para eles.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Fungovalo to jako katalyzátor.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Igazán katalitikus dolog volt ez a számukra.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.정말로 그들 안에서 뭔가를 촉발시키는 계기가 되었지요.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Şi astfel, acest lucru a fost un adevărat catalizator pentru ei.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Và như vậy, điều đó thực sự là một chất xúc tác cho họ.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Y así, esto realmente fue un catalizador para ellos.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Zadziałało to na nich jak katalizator.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Κι αυτό υπήρξε καταλυτικό για εκείνους.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.И така, това беше наистина голям катализатор за тях.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.Это послужило для них хорошим катализатором.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.וכך, זה היה להם זרז חזק.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.وهكذا ، كان ذلك الشيء محفز حقيقي لهم.
Onları gerçekten de harekete geçiren şey bu oldu.すぐ手が打たれました
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Am cunoscut psihiatri care şi-au petrecut timpul cu ei, activişti, ONG-uri, de toate.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Conocí psiquiatras que pasaban tiempo con ellos, trabajadores de asistencia, ONGs, y muchos otros.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.E ho incontrato psichiatri che hanno trascorso del tempo con loro, e volontari, ONG, un sacco di persone.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Ich habe Psychiater getroffen, die Zeit mit ihnen verbracht haben, Hilfsarbeiter, NGOs, den ganzen Haufen.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Ik ontmoette psychiaters die tijd met hen hadden doorgebracht, hulpverleners, ngo's, enzovoort.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.소년병들을 치료했던 정신과 의사들, 구호단체 직원, NGO분들, 그런 분들을 많이 만났습니다.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Spotkałem psychiatrów, którzy spędzali z nimi czas, organizacje pozarządowe i wiele innych.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.Я говорил с психиатрами, работавшими с ними, помощниками, общественными организациями, со всеми.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.ופסיכיאטרים ששהו במחיצתם, ועובדים, ומתנדבים, כולם.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.قابلت الأطباء النفسيين الذين أمضوا الوقت معهم، عمال الإغاثة، المنظمات غير الحكومية، الكثير.
Onlarla vakit geçiren psikiyatristlerle tanıştım, yardımcı çalışanlar, sivil toplum kuruluşları, hepsi.慈善活動家なども取材しました 帰りの飛行機の中で考えて
PH: Buna son verirken, 40 yıl önce şimdiki kadar değişim geçiren izleyiciyle uğraşanPH: 마무리를 위해서, 40년전에
PH: Buna son verirken, 40 yıl önce şimdiki kadar değişim geçiren izleyiciyle uğraşanפ.ה: אז, לסיכום, אני אשמח לזרוק זאת חזרה למרשל מקלוהן,
PH: Buna son verirken, 40 yıl önce şimdiki kadar değişim geçiren izleyiciyle uğraşanب.هـ.: إذا لنختصر الموضوع ككل ، أفضل أن أنسب الفضل مجددا إلى السيد مارشال ماكلوهان،
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.그렇지 않으면 그들은 우리가 어디에서부터 왔는지 알 수 없을 껍니다.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Liederen gebruiken we om te communiceren met mensen, die anders niet hadden begrepen waar we het over hebben.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.Мы общаемся с людьми с помощью песни. Иначе люди могли бы не понять, откуда мы пришли.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.שאחרת לא היו מבינים מהיכן אנחנו באים.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.الذين لم يكونوا ليفهموا من أين جئنا بغير ذلك.
Şarkı bizi insanlarla iletişime geçiren birşey aksi taktirde nereden geldiğimiz anlaşılmazdı.長々と政治の話をしても
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Aspetta finchè ti metto le mani addosso! Se ti prendo, sei finito.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Asteapta pana pun mana pe tine. Daca te prind esti ca si mort.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Attends que je mette la main sur toi ! Si je t'attrape, tu vas voir !
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Chờ đến khi anh dưới tay tôi! nếu tôi mà bắt được anh, anh sẽ chết.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Odotahan, että löydän sinut! En varmasti päästä helpolla.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Počakaj, da te dobim! Če te ujamem, si mrtev.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Počkaj keď sa mi dostaneš do rúk! Ak ťa chytím, je po tebe.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Počkej, až se mi dostaneš pod ruce! Být tebou, tak bych ani nevycházela.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti. Sadece bunun icin okula erken gelmek.구준표 잡히기만 해봐. 너 정말 가만 안둘꺼야. 읔!
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Tunggulah pembalasanku! Aku akan habisi kamu.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Vänta tills jag får tag på dig! Åker du fast så är du död.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Warte ab bis ich dich kriege! Wenn ich dich erst habe, bist du dran!
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Περίμενε μέχρι να σε πιάσω! Άμα σε πιάσω, πέθανες.
Seni elime geçirene kadar bekle..eger yakalarsam işin bitti.Подожди, я до тебя доберусь! Если я тебя поймаю, ты - труп.