Ana içeriğe geç
Sözlük

geçir ile cümle

geçir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İğneye iplik geçiremediğim için dikiş dikmeyi sevmiyorum.I don't like sewing because I can't thread the needle.
Petrol kalın bir borudan geçirildi.The oil ran through a thick pipe.
Geçen ay idrar yolu enfeksiyonu geçirdim.I had a bladder infection last month.
Öğretmenimiz önemli noktaları çabucak gözden geçirdi.Our teacher ran through the important points again.
Geçen Pazar iyi vakit geçirmedim.I didn't have a good time last Sunday.
Her şeyi hesaba katarsak, partide iyi bir zaman geçirdik.All in all, we had a good time at the party.
İnşallah harika bir yıl geçirirsin.I hope you'll have a great year.
İnşallah harika bir doğum günü geçirirsin.Hope you'll have a wonderful birthday.
Biz muhteşem bir zaman geçirdik.We had a glorious time.
Herkes zor zaman geçirdi.Everybody had a hard time.
Kırsalda kalırken iyi zaman geçirdim.I had a good time while I stayed in the country.
Onlar bir kaza geçirmiş olmalı.They must have had an accident.
Kış tatilini nasıl geçirdin?How did you spend your winter vacation?
Lütfen içeriği gözden geçiriniz ve herhangi uygun bir geri bildirim veriniz.Please review the contents and provide any appropriate feedback.
Pazar, zamanımı okuyarak geçirdiğim gündür.Sunday is when I spend my time reading.
Kedi patilerini elime geçirdi.The cat dug its claws into my hand.
Altı ay önce sağ gözümdeki katarakt için bir ameliyat geçirdim.Six months ago I had an operation for the cataract in my right eye.
İsyancılar başkentin kontrolünü ele geçirdiler.The rebels took control of the capital.
Asiler yayın istasyonunu ele geçirdi.The rebels have captured the broadcasting station.
Tahtaya ne yazdıysa aynen defterime geçirdim.I copied in my notebook whatever he wrote on the blackboard.
O kalp krizi geçirdiğinde ben oradaydım.I was on the spot when he had a heart attack.
O hep şikayetçi olduğu için işi yaparken zor bir zaman geçirdik.We had a hard time doing the job because he was always complaining.
Çocukları ile birlikte geçirecek zamanı yoktu.He didn't have time to spend with his children.
Onun bir kaza geçirdiğini öğrendik.We learned that he had an accident.
Umarım kaza geçirmemiştir.I hope he hasn't had an accident.
Şirketi iflas etti ve daha da kötüsü o bir trafik kazası geçirdi.His company went bankrupt, and to make matters worse, he met with a traffic accident.
O, onlara harika zaman geçirdiğini söyledi.He told them that he had had a wonderful time.
O bana ayıların kışı nasıl geçirdiği hususunda bölüm ve ayet verdi.He gave me chapter and verse on how bears pass the winter.
Çok zor bir zaman geçirdi.He went through a very hard time.
Partide harika bir zaman geçirdiğini sözlerine ekledi.He added that he had a wonderful time at the party.
O, kötü bir vakit geçirdi.He had a bad time.
O, Ben hakkında bazı bilgileri ele geçirdi.He acquired some knowledge about Ben.
O henüz geri gelmedi. Kaza geçirmiş olabilir.He isn't back yet. He may have had an accident.
O, kötü bir soğuk algınlığı geçirdi.He suffered from a bad cold.
Bütün bir günü boşa geçirdi.He idled away a whole day.
Bütün geceyi test için çalışarak geçirdi.He spent all night cramming for the test.
Ofisten zimmetine para geçirdi.He embezzled the money from his office.
İş hayatının çoğunluğunu bir diplomat olarak geçirdi.He has spent most of his working life as a diplomat.
Okula giderken trafik kazası geçirdi.He had a traffic accident on his way to school.
O riskli bir ameliyat geçirdi.He underwent a risky operation.
Eve giderken bir kaza geçirdi.He had an accident on his way home.
O, korku yüzünden ele geçirilmiştir.He was seized with fear.
O, doğduğu köye geri döndü, orada ömrünün son birkaç yılını geçirdi.He returned to his native village, where he spent the last few years of his life.
O, araba kazasında iç yaralanma geçirdi.He suffered internal injuries in the car accident.
O kamu parasını zimmetine geçirdi.He embezzled public money.
O iş yerinde bir kaza geçirdi.He had an accident at work.
O, raporumu gözden geçirdi.He looked over my report.
O beni tepeden tırnağa kadar gözden geçirdi.He looked me over from head to foot.
Kaza geçirme riskini göze aldı.He ran the risk of having an accident.
Bir kaza geçirmiş olması olasıdır.It is possible that he has had an accident.
Fikrini gözden geçirdi.He revised his opinion.
Düşüncelerini defterine geçirdi.He put down his thoughts in his notebook.
O gençliğinde birçok zorluklar geçirdi.He went through many hardships in his youth.
O bir sinir krizi geçirdi.He suffered a nervous breakdown.
O birçok geceyi yıldızlara bakarak geçirdi.Many nights did he spend, looking up at the stars.
Vakit geçirmeden mektuba cevap verdi.He lost no time answering the letter.
Dikkatsizce sürdü ve bir kaza geçirdi.He drove carelessly and had an accident.
O, babasının yerine geçirildi.He was substituted for his father.
Onlar gerçekten iyi vakit geçiriyorlar.They are having a really good time.
Onlar birlikte güzel bir zaman geçirdiler.They had a lovely time together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod