Bazı iyi zamanlar geçirdik.We did have some good times.
Böylesine harika bir zaman geçirdik.We had such a great time.
Hepimiz harika zaman geçirdik.We all had a great time.
Harika bir zaman geçirdik.We had a great time.
Zor bir gün geçirdik.We had a rough day.
Bodrumumuzu ses geçirmez hale getirdik ve onu bir kayıt stüdyosu olarak kullanıyoruz.We soundproofed our basement and use it as a recording studio.
Geceyi geçirebilir miyim?Can I spend the night?
Yarın geceyi Tom'un evinde geçirebilir miyim?Can I spend the night at Tom's tomorrow?
Bu raporu zamanında bitirtmeye çalışırken zor bir zaman geçirdim.I had a hard time trying to get this report finished on time.
Tom'un hoşça vakit geçirdiğini umuyorum.I hope Tom is having a good time.
Tom'un iyi vakit geçirdiğini umuyorum.I hope Tom had a good time.
Uzun bir gün geçirdiniz.You had a long day.
Zor bir gün geçirmiş gibi görünüyorsun.It looks like you've had a hard day.
Sadece bir kalp krizi geçirdin.You just had a heart attack.
Bunu gözden geçir.Check it out.
Tom kız arkadaşı ile Bali'de bir hafta geçirdi.Tom spent a week in Bali with his girlfriend.
Siz, nasıl iyi bir zaman geçireceğinizi elbette bilirsiniz.You sure do know how to have a good time.
Sanırım Boston'da çok uzun zaman geçirdin.You've spent too long in Boston, I think.
Hoşça vakit geçirmeye çalışalım.Let's try to have a good time.
İyi vakit geçirmeye çalışalım.Let's try to have a good time.
Gelecek hafta sonu birlikte biraz zaman geçirelim.Let's spend some time together next weekend.
Harika bir gün geçir.Have a great day.
Kötü bir gün mü geçiriyorsun?Are you having a bad day?
Zor bir gün mü geçiriyorsun?Are you having a hard day?
Mary aptal ve paragöz. Durumu tekrar gözden geçirmeliyim.Mary is stupid and money-grubber. I must consider the situation again.
Bütün günü Tom'la geçirmedim.I didn't spend all day with Tom.
Bütün günü Tom'la birlikte evde geçirdim.I spent all day home with Tom.
Sen hiç Tom'la zaman geçirdin mi?Have you ever spent any time with Tom?
Sevgililer gününü Tom'la birlikte mi geçiriyorsun?Are you spending Valentine's Day with Tom?
Şükran gününü Tom'la birlikte mi geçiriyorsunAre you spending Thanksgiving with Tom?
Şimdiye kadar iyi bir gün geçirdim.I've had a good day so far.
Gerçekten zor bir gün geçirdin, değil mi?You've had really a rough day, haven't you?
Tom zor bir hafta geçiriyor gibi görünüyor.Tom seems to be having a rough week.
Boş zamanımın çoğunu Tom'la geçiririm.I spend a lot of my free time with Tom.
Tom iyi zaman geçiriyor.Tom is having a good time.
Harika zaman geçireceksin.You're going to have a great time.
Tom zor bir zaman geçiriyor.Tom is having a hard time.
İhtiyacınız kadar vakit geçirebilirsiniz.You can have as much time as you need.
Tom dün geceki partide hayatının zamanını geçirdi.Tom had the time of his life at the party last night.
Tom kötü bir araba kazası geçirdi.Tom has been in a bad car accident.
Mükemmel bir hafta sonu geçirin.Have an excellent weekend.
Burada doğmadım ama bütün çocukluğumu burada geçirdim.I wasn't born here, but I spent all of my early childhood here.
Tom kalp krizi geçiriyor.Tom is having a heart attack.
Tom ve Mary balaylarını Avustralya'da geçirdiler.Tom and Mary spent their honeymoon in Australia.
Tom ve arkadaşları öğleden sonrayı ahırı boyayarak geçirdi.Tom and his friends spent the afternoon painting the barn.
Sahilde, arkadaşlarla vakit geçirebilirim.On the beach, I can spend time with friends.
Mary çit konusunda komşusu ile çene çalarak birkaç saat geçirdi.Mary spent a couple of hours chinwagging with her neighbour over the fence.
Dün gece harikulade bir vakit geçirdim.I had a marvelous time last night.
Tom zor bir dönem geçirdi.Tom has had a rough time.
Tom zor bir zaman geçirecek.Tom is going through a rough time.
Tom harika bir zaman geçiriyor.Tom is having a great time.
Tom sert br hafta geçiriyor.Tom is having a rough week.
Geceyi hapiste geçirdi.He spent the night in jail.
Bütün hafta sonunu evde bilgisayarda geçirdim.I spent the whole weekend at home on the computer.
Tom yolcuları nehirden feribotla geçirdi.Tom ferried the passengers across the river.
Tom senin geçen yıl bir kalp krizi geçirdiğini söyledi.Tom said you had a heart attack last year.
Almanya'da geçirdiğin yıldan dolayı çok kazandın.You got a lot out of the year you spent in Germany.
Almanya'da geçirdiğin yıl senin için çok verimliydi.The year you spent in Germany was very productive for you.
Tom hayatının çoğunu Boston'da geçirdi.Tom has lived in Boston for most of his life.
Hafta sonunu arkadaşlarla geçirdim.I spent the weekend with friends.