Ana içeriğe geç
Sözlük

geçir ile cümle

geçir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ömür boyu hapis cezasını sevgi cümleleri yazarak geçirmeyi istiyor.Tom intends to spend his life sentence writing sentences about love.
Gerçekten tüm hafta sonunu bunu yaparak geçirmek zorunda mıyız?Do we really want to spend the entire weekend doing this?
Tom hayatının geri kalan kısmını seninle geçirmek istediğini söylüyor.Tom says he wants to spend the rest of his life with you.
Sanırım itiraf etmek istediğinden daha iyi zaman geçiriyorsun.I think you're having a better time than you want to admit.
Bak, uzun bir gün geçirdim ve şu anda yatağa gitmek istiyorum.Look, I've had a long day and I want to go to bed right now.
Tekrar yapmak istemediğim tek şey cezaevinde vakit geçirmektir.One thing I don't ever want to do again is spend time in prison.
Büyümem gerektiği söylenilmeden sadece bir gün geçirmek istiyorum.I'd like to go through just one day without being told I need to grow up.
Hayatının geri kalanını yalnız geçirmek ister misin?Do you want to spend the rest of your life alone?
Beraber birkaç güzel yıl geçirdik.We spent some happy years together.
Yoğun bir öğleden sonra geçirdim.I had a busy afternoon.
Yoğun bir gün mü geçiriyorsun.Are you having a busy day?
Yoğun bir gece geçiriyoruz.We've been having a busy night.
Yoğun bir sabah geçirdin, değil mi?You've had a busy morning, haven't you?
Eğer dikkatli olmazsan kaza geçirebilirsin.If you're not careful, you might have an accident.
İyi bir baba olmak istiyorsan çocuklarınla zaman geçirmelisin.If you want to be a good father, you need to spend time with your children.
Bütün günü Facebook'ta geçirmiyorum.I don't spend the whole day on Facebook.
Herkes iyi zaman geçiriyor mu?Is everybody having a good time?
Herkes iyi vakit geçiriyor.Everybody's having a good time.
O gün hepimiz çok iyi bir zaman geçirdik.We all had a fine time that day.
Geceyi onunla geçirdin mi?Did you spend the night with her?
Geceyi onunla mı geçirdin?Did you spend the night with her?
Yönetimi ele geçir.Take control.
Gözden geçirelim.Let's review.
Birçok Avrupa kuşu kışı Afrika'nın kuzeyinde geçirir.Many European birds hibernate in the north of Africa.
Kültürümüzü gelecek nesile geçirmemiz gerekir.We should pass on our culture to the next generation.
Balayımızı yurt dışında geçirmeyi planlıyoruz.We're planning to spend our honeymoon abroad.
Geçen yıl Floransa'da bir hafta geçirdim. Hoşuna gideceğine eminim.I spent a week in Florence last year. I'm sure you'll like it.
Onun bekaret kemeri havaalanındaki metal detektörünü harekete geçirdi.Her chastity belt set off the metal detector at the airport.
Onlar öğleden sonrayı havuzun etrafında geçirdiler.They spent the afternoon around the pool.
Tom bütün günü odasında yalnız geçirdi.Tom spent all day alone in his room.
Tom geceyi ormanda tek başına geçirdi.Tom spent the night alone in the woods.
Tom'la yalnız başıma birkaç saniye geçirmek istiyorum.I'd like to spend a few moments with Tom alone.
Tom'la tek başıma bir an geçirebilip geçiremiyeceğimi merak ediyorum.I wonder if I might have a moment alone with Tom.
Bir akşam evde yalnız vakit geçirmeye can atıyorduk.We were looking forward to spending an evening at home alone.
Seninle altı saat yalnız geçirmeye katlanabileceğimi sanmıyorum.I don't think I could stand to spend six hours alone with you.
Alkol, senin yaşamını ele geçirdi.Alcohol has taken over your life.
Tom yeniden gözden geçirecek.Tom will reconsider.
Ömrümü seninle geçirmek istiyorum.I want to spend all my life with you.
Tom ele geçirildi.Tom got arrested.
Tom listeye geçirilmedi.Tom isn't listed.
Tom'u ele geçirdik.We captured Tom.
Biz ele geçirildik.We were captured.
Onlar Tom'u ele geçirdiler.They captured Tom.
Onu gözden geçir.Look it over.
Bu yazar, birliklerle birlikte arazide birkaç yıl geçirdiThis writer spent several years in the field with the troops.
Alet edavat temizleyerek öğleden sonrayı geçirdik.We spent the afternoon cleaning our gear.
Politikacı işçileri harekete geçirdi.The politician stirred up the workers.
Onlar sinir krizi geçiriyorlardı.They were cracking up.
Açık havada üç saat geçirdik.We spent three hours in the open air.
Senin erkek kardeşin dün bizim öğretmenimizle ile çok zaman geçirdi.Your brother spent a lot of time with our teacher yesterday.
Berbat bir zaman geçirdik.We had a terrible time.
Dün gece iyi vakit geçirdin mi?Did you have a good time last night?
O geçinmek için zor bir zaman geçirdi.He had a hard time making a living.
O düşüşünden hemen sonra bir operasyon geçirmek zorunda kaldı.He had to undergo an operation immediately after his fall.
Ben Noel arifesini ailemle birlikte geçiriyorum.I'm spending Christmas Eve with my family.
Birliklerimiz şehri ele geçirdi.Our forces occupied the city.
Tom idareyi ele geçiriyor.Tom is taking charge.
Beni ele geçirmelerine müsaade etme.Don't let them get me.
Beni ele geçirmelerine müsaade etmeyin.Don't let them get me.
Tom'un hafta sonunu bizimle geçirmesini istedim.I asked Tom to spend the weekend with us.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod